MEYVE YETİŞTİRME VE BAKIMI

Küçük veya büyük bir bahçemiz varsa kesinlikle meyve ağacı dikmek isteriz. Kendi yetiştirdiğimiz bir ağacın meyvesini dalından koparmanın gurur ve hazzı bambaşka olur. Lezzeti ise satın aldıklarımızdan çok farklıdır.

Ancak meyve yetiştirmek diğer bütün bitkilerden daha zor ve emekli bir iştir. Ağaçlar devamlı bakım ister. Budama, ilaçlama, gübreleme derken hem zaman, hem de güç gerektirir. Ayrıca bu gibi işlerin tekniğini de çok iyi bilmek gerekir. Doğru ve vaktinde yapılmazlarsa ağaçlar zamanla kurur, ya da çalılaşır ve meyve verimi düşer.

Bahçemize meyve ağacı dikerken dikkate almamız gereken bir takım unsurlar vardır. Önce bir bakmalıyız. O civarda hangi meyveler iyi yetişiyor? İklime uymayan meyveleri yetiştirmeye uğraşmak vakit kaybından başka bir şey değildir. En iyisi bahçemizi ehil birine göstermek ve hangi meyvelerin buraya uygun olacağını öğrenmektir. İmkan olursa bahçe toprağını tahlil ettirmek de çok iyi olur. Ayrıca değişik mevsimlerde olgunlaşan meyveler seçtiğimiz takdirde bahçemizde her zaman meyve bulunur.

Meyve ağaçlarını eve yakın dikmemelidir. İlaç yaparken problem olabilir veya meyve zamanı sinek ve arılar evi istila edebilir. Aynı sebepten üzümü de eve sardırmak yerine, bu iş için ayrı bir yere çardak yapılmalıdır.

Bahçeniz küçükse veya sizin uğraşacak fazla vaktiniz yoksa şimdilerde çok moda olan cüce meyve ağaçları dikebilirsiniz. Bu ağaçlar 2-2,5 metreden fazla büyümez ama meyveleri normal boyuttadır. Fidanlar birbirine yakın dikilerek yerden kazanç sağlar. Budama, ilaçlama ve meyve toplama işleri son derece kolaylaşır. Daha iyisi aşırı ürün verme tehlikesi olmadığı için fazladan iş çıkarmaz. Elma, armut, şeftali ve erik gibi bir çok meyveler böyle bodur fidanlar olarak üretilmiştir.

Kolay yetişen meyveler yalnız ağaçta yetişmez. Çilek, ahududu, frenküzümü ve bektaşi üzümü gibi yerde veya çalı şeklinde yetişen meyveler de en küçük bahçede bile yer bulabilir. Üstelik fazla emek ve ilaç istemezler.

Üzüm çeşitleri de bahçelere çok yakışır. İster çardak şeklinde ister bağ üzümü olarak yetiştirilir,ancak iyi ürün vermesi için epey emek ister.

Bir de süs ağacı olarak da kullanılan meyve ağaçları vardır. Malta eriği, sarkık dut, süs erik ve elmaları vs, gibi.

Farklı sayfalarda sırasıyla bütün meyve cinslerinin özelliklerini,bakım ve yetiştirme bilgilerini vereceğim.

MEYVE YETİŞTİRME USULLERİ

MEYVE NEREDE YETİŞİR?

Meyve bahçesi olacak yer bol güneşli,havadar, drenajı düzgün ve taban suyu 2 metreden aşağıda olmalıdır. Taban suyu yüksek ve kışın su tutan bahçelerde meyve ağaçları fazla yaşamaz.




Toprak zengin ve iyi işlenmiş,düz veya eğimi az olmalıdır. Fazla rüzgar alan yerlerde de ağaç iyi yetişmez.

Her iklime uygun meyve vardır.

FİDAN NASIL ELDE EDİLİR?

Tohumdan yetiştirme:

Çoğunlukla pratik değildir. Bu yolla meyve almak uzun zaman gerektirir. Kültür meyveleri tohumdan yabani çıkar ve aşı gerektirirler.Bir çok elma, armut,ayva,dut, kiraz ,kayısı ve portakal çeşitleri böyledir.

Şeftali, ceviz, badem, zerdali ve kestane gibi bazı meyveler ise tohumdan aslına uygun meyve verirler. Yabani meyveler de böyledir.

Kaliteli meyvelerden alınan çekirdek veya tohumlar kasım ayında bol gübreli ve kumlu toprağa ekilir. Baharda çıkan fideler 2 yaşına gelince asıl yerine dikilir.

Kaliteli meyve fidanı için

Çelikle yetiştirme:

Bazı meyvelerin genç dalları toprağa dikilince köklenir. Böyle yetişen fidanlar aşı gerektirmeden aslına uygun meyve verir. Ayva, iğde, fındık, üzüm, ahududu, zeytin, incir, nar, limon ve mandalina çelikten yetiştirilir.

Çelik ilkbaharda henüz ağaçlara su yürümeden alınır. Seçilen ağacın bol güneş gören sağlam ve düzgün,bir yıllık dallarından kesilir.Dal en az kurşunkalem kalınlığında olmalıdır. Cinsine göre 15- 40 cm. bir parça kesilir.İnce olan uç kısmı alınır. Çelikleri gübreli toprağa iyice gömülür. Dışarıda 1-2 göz bırakılır. Yaz boyunca bol sulanır.Yeteri kadar büyüdükten sonra sonbaharda asıl yerine dikilir.

Kök sürgünüyle yetiştirme:

Bazı ağaçlar köklerinden sürgün verirler. Bunlar sonbaharda yerlerinden çıkarılarak asıl yerlerine dikilir.

Zeytin, incir, nar, ayva, üzüm, fındık, vişne ve ahududu kök sürgünüyle yetişir ve aslına uygun meyve verir. Aşılı ağaçlardan çıkan sürgünler yabani olur. Aşı gerekir.

Aşı ile yetiştirme:

Sağlam ve dayanıklı yabani fidanlara aşı yapılarak çok kaliteli meyveler elde edilir. En yaygın usul budur. Aşılı fidanları daima güvenilir bir fidanlıktan temin etmelidir. Fidanlar çıplak köklü veya saksı içinde satılır.


DİKİM ZAMANI

Çıplak köklü fidanlar sonbaharda yaprak dökümünden ilkbaharda su yürüyünceye kadar olan zamanda dikilir. Çok soğuk yerlerde su yürümeye yakın dikilmesi daha iyi olur. Saksıda yetişmiş olanlar her mevsim dikilebilir ama çok sıcak zamanlar pek uygun değildir.

Herhangi bir sebepten dikim gecikirse toprakta geniş ve sığ bir çukur açılır. Fidan kökleri çukura hafif eğimli olarak uzatılır. Toprakla örtülür. Bastırılır ve sulanır. İlk fırsatta çıkarılıp yerlerine dikilir.

Fidan dikimi yağışsız ve aşırı soğuk olmayan bir günde yapılır.

ÇUKUR AÇMA

Çok sayıda fidan aynı bahçeye dikilecekse bu alan sonbaharda bol gübre ilavesi ile derince bellenir. Hatta mümkünse kirizme yaptırılır. Bu durumda çukurlar dikimden birkaç gün önce açılabilir.

Bahçe kazılmayacaksa çukurlar dikimden en az 1-2 ay önce açılır. Her çukur 1 metre çap ve 60 cm. derinlikte olmalıdır. Kazılırken üst toprak bir tarafa alt toprak başka bir tarafa ayrılır. Yabani ot ve iri taşlar ayıklanır. Üst tabaka toprak bolca yanmış gübre ile karıştırılır.

DESTEK ÇUBUKLARI

Fidan dikilmeden önce destek çubukları hazırlanır. Bunlar yeteri kadar uzun, uçları sivriltilmiş,sağlam ve budaksız olmalıdır. Çubuklar fidan için açılmış çukurlara önceden sağlamca çakılır. Fidan dikilecek yerden 15-20 cm öteye çakılmalıdır. Dikimden sonra fidan destek çubuğuna sağlam ve yumuşak bir bağla bağlanır. Hazır satılan bağlar da kullanılabilir.

DİKİM BULAMACI

Bir tenekeye bir kürek taze gübre ve iki kürek killi toprak konur. Su ilave edilerek eritilir. Akıcı bir bulamaç olmalıdır. Fidanlar önce bu karışıma batırılır,daha sonra dikim yapılır. Bu karışım köklenmeyi çabuklaştırır. Ancak şart değildir.

FİDAN DİKİMİ

Fidan köklerinin yaralı ve ezik yerleri budanır. Tepe dalları biraz kısaltılır. Çukura bir miktar gübreli üst toprak atılır. Hafif bir tümsek yapılır. Fidan dikim bulamacına batırılır ve kökleri bu tümseğe yayılır. Köklerin arasında boşluk kalmayacak şekilde toprak doldurulur. Çukur yarıya kadar dolunca ayakla hafifçe sıkıştırılır. Tekrar toprak ilave edilir. En son bir daha sıkıştırılır. Aşı yeri hafifçe örtülmelidir. Sulama açısından çukurun çevresi çanak şeklinde düzenlenir. Fidanın çevresine birkaç kürek gübre saçılır. Bolca sulanır. Destek çubuğuna bağlanır. Dalın yaralanmaması için bağlar kurdele biçiminde olup sekiz şeklinde bağlanmalıdır.

YIL BOYUNCA MEYVE AĞAÇLARININ BAKIMI


SULAMA

Meyve ağaçları eğer yağış yeterli değilse, ilkbaharda çiçeğe durduktan sonra sulanmaya başlanır.Yaz ve sonbaharda devam edilir.Yazın yetişkin ağaçlar her 15 günde, yeni fidanlar haftada bir sulanmalıdır. İlk ve sonbaharda daha seyrek verilebilir. Bu mevsimlerde çok fazla yağış oluyorsa sulama yapılmaz.

En doğru sulama ağacın tarlasına su verilmesidir. Ev bahçelerinde bu pek mümkün olmaz. Bu yüzden her ağacın çevresine tacı genişliğinde bir çanak yapılır. Su burayı dolduruncaya kadar akıtılır. Ağacın yalnızca dibini sulamanın faydası azdır. Zira asıl suyu emen kılcal kökler ağaçtan epey uzağa yayılır. Sulamayı gece yapmak en uygunudur. Ağacın gövdesini ıslatmamalıdır.

ZARARLILARLA MÜCADELE

Meyve ağaçları mantar ve böcek türü bir çok zararlıya karşı savunmasızdır. Bu yüzden düzenli bir ilaç mücadelesi gerektirir.

İlk ilaçlama kış sonunda gözler uyanmadan önce yapılır. Kışlık yağ diye bilinen bu ilaç yalnızca yaprak döken ağaçlara ve malta eriği, zeytin gibi ağaçların gövdelerine uygulanır. Ağaç üzerindeki böcek yumurtalarını ve parazitleri öldürerek hastalık riskini azaltır.

Bu ilaç güneşsiz,rüzgarsız ve puslu havada yapılmalıdır. Hava ne kadar nemli olur ve ilaç geç kurursa o kadar iyidir.

Baharda tomurcukların yeşil rengini göstermesiyle birlikte düzenli bir ilaçlama programı uygulanır. Bir ağaç bahar ve yaz boyunca 6 kez ilaçlama gerektirir.Yalnız çiçekleri tam açmış haldeyken ilaç yapılmaz. Bunun için çiçeklerin çoğunun dökülmesi beklenir.

Çoğunlukla mantar ve böcek ilacı birbirine karıştırılıp aynı anda uygulanır.

Farklı zararlılar, farklı ilaç gerektirir.

Bu konuda ilaç temin edilen yerden ayrıntılı bilgi alınmalı, reçetede yazılan talimatlara uyulmalıdır.

İlaçlama sırasında dikkat edilecek noktalar:

Bu maddeler çok zehirli oldukları için maksimum dikkat gerektirirler. Özellikle çocuklar ve ev hayvanları ilaç yapılan sahadan uzak tutulur.

İlaçlama ile ilgili her şey yiyecek saklanan yerlerden uzakta, en iyisi kilit altında tutulmalıdır.

İlaçlama için en uygun zaman sakin, rüzgarsız ve güneşsiz havalardır. Akşam üstleri bu iş için idealdir. Yağmurda veya yağmur riski varsa ilaç yapılmaz.

İşlemi yapacak olan kişi mutlaka koruma tedbirleri almalıdır.

Gözlük, maske ve eldiven kullanılmalı,kazara ilaç göz veya deriye değecek olursa derhal bol su ve sabunla yıkanmalıdır. İşlem sırasında bir şey yenmez ve içilmez. (Özellikle sigara içmemelidir.)


İlacın hazırlanması:

İlaç önce az suyla eritilir. Daha sonra belirtilen ölçüde su konur. İlaçlama kabının ağzına bir tülbent konur ve ilaç bundan süzülerek doldurulur. Özellikle toz ilaçlar iyi erimezse püskürtücüyü tıkayabilir.

İlaçlama:

Ortalama büyüklükteki bir ağaç en az 5-6 kg sulandırılmış karışımla adeta yıkar gibi ilaçlanır. Gövde ve dallar da tamamen ıslanmalıdır. Yetersiz ilaçlamanın fazla bir faydası olmaz.

Sistemik denilen ve bitkinin içine nüfuz eden ilaçlar kullanıldığında meyveler en az 14 gün toplanmamalıdır.

Yüzeysel etkili olanlarda ise 3-4 gün sonra hasat yapılabilir.

Mümkün olduğu kadar sistemik ilaçlar kullanılmamasını tavsiye edeceğim. Böylece ilaçlardan daha az etkileniriz.

İlaçlama sonrası

Her iş bittikten sonra artıklar yok edilir ve kullanılan kaplar iyice temizlenir.İlaçlama kabına bir miktar temiz su konarak bir süre püskürtme yapılır.Böylece birikmiş artıklar temizlenmiş olur.Bu kaplar başka iş için kullanılmaz.İlaç yapan kişi de kıyafetini değiştirir.Bol su ve sabunla iyice temizlenir.

Aslında bir çevreci olarak bu tür maddeleri kullanmayı hiç istemem ama ne yazık ki başka çare bulamıyorum. Bu yüzden hastalıklara daha dayanıklı olduğunu farkettiğim bazı meyveleri ilaçlamıyorum.

Dut,incir,trabzon hurması, muşmula, nar, vişne, can eriği, ahududu, çilek ve frenk üzümü bahçemdeki ilaç istemeyen meyveler. Buna karşılık:

Elma, armut, ayva, şeftali, kiraz, kayısı, yaz ve sonbahar erikleri mutlaka ilaç gerektiriyor.

Bu arada mantar hastalıkları için kullanılan bakır çözeltisi esaslı ilaçların çevreye böcek ilaçlarından çok daha az zarar verdiğini de belirteyim..


AĞAÇLARIN BESİN İHTİYAÇLARINI KARŞILAMA

Ağaçların topraktan eksilttikleri besin maddelerini her yıl yerine koymamız gerekir. Bu da sonbaharda gübreleme yoluyla yapılır. Yalnız çok kuvvetli büyüyen ve meyveye yatması geciken fidanlara 1-2 yıl gübre verilmez. Bir yıl az bir yıl çok meyve yapan ağaçlarda gübre ürün yılı verilir, dinlenme yılında verilmez.

Önce ağacın çevresindeki yabani otlar sökülür. Gübre ağaç tacının genişliğince ağacın çevresine eşit olarak yayılır. Toprak bellenir. Organik maddelerden malç yapılmışsa(ot,saman, kuru yaprak gibi..) bu da toprağa karıştırılır. Gövde ve yüzeye yakın köklere zarar vermemek için gövdeye yakın yerler el çapası ile işlenir

BUDAMA

Kış ayları budama zamanıdır. Bütün meyve ağaçları az veya çok budama gerektirir. Yeni fidanlarda şekil,daha ileriki yıllarda da ürün budaması yapılır. Budanmayan ağaçlar çalılaşır ve meyve kalitesi düşer. Fazla uzayan ağaçlardan meyve toplamak, ilaçlamak çok güçleşir. Budamanın aşırısı da iyi değildir.

Budama her ağaca göre değişen karmaşık bir işlemdir. Doğru teknik kullanılmadığı takdirde ağaçlar zarar görür. Kaliteli ve uzun ömürlü meyve ağaçları için mutlaka profesyonel yardım almak gerekir.