Su kaynaklari olusum kokenleri ayrıca su kaynaklarini olusum kokenleri üstelik su kaynaklarinin olusum ve su kaynaklarinin olusumu ile ilgili yeryuzundeki su dongusu ilaveten su kaynalarının oluşum kökenlerine göre sınıflandırılması ayrıca su kaynaklarının oluşum kökenlerini sınıflandırması üstelik Su kaynaklarını oluşum kökenlerine göre sınıflandırma.

Su döngüsü: Dünyamızda yeniden su yaratılmaz. Gördüğünüz yağmur milyonlarca yıldır yağmaktadır. Su döngüsünde yer yüzeyindeki su tekrar ve tekrar kullanılmaktadır






Dünyadaki su kaynaklarını okyanuslar, denizler, göller ve yer altı suları oluşturur. Dünya'daki su hareket eder, biçim değiştirir, bitkiler, hayvanlar ve insanlar tarafından kullanılır, fakat gerçekte asla yok olmaz ve buna su döngüsü (hidroloji döngüsü) denir.



Dünya yüzeyinin %70 i su ile kaplıdır. Büyük çoğunluğu deniz ve okyanuslardadır. Pasifik Okyanusu nerdeyse yer yüzeyinin yarısı kaplar. Geri kalan suyun çok büyük çoğunluğu buzullarda, buz katmanlarında ve yer altındadır. Sadece %3 ü atmosferdedir.




Su havada 3 formda bulunur: 1. Gaz, su buharı; 2. Sıvı, su damlacıkları; 3. Katı, buz kristalleri Dünyada sular alan ve kütle olarak fazla olmasına karşı insanın kullanabileceği tatlı su miktarı oldukça azdır. Yeryüzündeki su kaynaklarının % 97 denizlerin ve okyanusların tuzlu sularından oluşur.

Su kaynaklarının % 3’i kadarı tatlıdır. Tatlı suların %68 den fazlası buzullar ve buzul dağlarında bulunur.%31,4 ü yeraltı sularında % 0,3 ü ise yüzey sularıdır. Yüzey sularının da %87 si göllerde, % 11’i ,% 2’si nehirlerde bulunmaktadır.

Ancak insanlar tarafından kullanılan sular kimyasal maddeler, fabrika atıkları, nükleer atıklar, tarım ilaçları, yapay gübreler vb. unsurlarla kirletilirler. Kirletilen bu sular yağışlarla yeraltı suyu ve içme sularına karışır. Doğal döngü içinde de yeterince temizlenemez ve canlılar için büyük bir tehlike oluşturmaktadır.

Sonuç olarak;

1- Yeryüzünde su kaynakları dengesiz bir şekilde dağılmıştır. Özellikle de tatlı su miktarı oldukça düşüktür.

2- Yeryüzünde en fazla suya sahip kaynak okyanuslardır.

3- Yeryüzünde en fazla tatlı suya sahip alanlar: Kuzey Amerika Özellikle Kanada, Orta ve Güney Amerika, Avrupa’nın kuzeyi ve yer yer batı kesimleri, Asya’nın kuzeyi özellikle Sibirya, Asya’nın güneyi ve güneyindeki ekvatoral yağışa sahip adalar ( Endonezya, Malezya, Filipinler vb.), Avustralya kıtaları tatlı suların en fazla olduğu sahalardır.

Dünyada bazı ülkeler su içerisinde yüzerken, bazı ülkeler ise susuzluktan dert yanıyor. Brezilya 8 trilyon 233 milyar metreküp toplam yenilenebilir su kaynağına sahipken, Gazze Şeridi 41 metreküple su fakiri ülkeler listesinde sonuncu sırada yer alıyor.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün verilerine göre, dünyada en fazla tatlı su kaynağının Brezilya’da olduğu belirlendi. Yağmur ormanlarına ve dünyanın en büyük debisine sahip Brezilya’yı 4 trilyon 507 milyar metreküp toplam yıllık yenilenebilir su kaynağı ile Rusya takip ediyor.

Türkiye ise 180 ülke içinde 214 milyar metreküplük toplam yıllık tatlı su kaynağıyla 41’inci, kişi başına düşen 2 bin 950 metreküp tatlı suyla da 106’ıncı sırada bulunuyor. Türkiye, toplam tatlı su kaynağı açısından Avrupa’da Rusya, Grönland ve Norveç’in ardından dördüncü sırada yer alıyor.

Doğal toplam su kaynağı yanında kişi başına düşen su miktarı daha da önem taşıyor. Dünyanın kişi başına düşen en az tatlı su kaynağına sahip ülkesi ise Kuveyt olarak belirlendi. Petrolü suyundan fazla olan bu ülkede kişi başına yıllık 8 metreküp su düşüyor. Toplam yıllık 20.8 milyon ton tatlı su kaynağı bulunan Kuveyt'in, yıllık petrol üretimi 130.1 milyon tonu, kişi başına petrol üretimi de 50 tonu aşıyor

Yeryüzünde en az tatlı suya sahip alanlar: Tatlı su kaynağı az olan yerler özellikle dönenceler çevrelerinde yer alan çöl alanlarıdır. Özellikle Kuzey Afrika( Büyük Sahra), Afrika’nın Doğu ve güney kısımları( Kenya, Güney Afrika ( Kalahari Çölü),Zimbabwe,) Asya’da Arabistan çöl bölgesi, Pakistan, Avrupa’da Polonya çevresi kişi başına tatlı miktarının en az olduğun yerlerdir.


Su fakiri diğer ülkeler ise 340 metreküple Umman, 320 metreküple Batı Şeria, 296 metreküple Barbados, 250 metreküple İsrail, 198 metreküple Yemen, 160 metreküple Ürdün, 157 metreküple Bahreyn, 139 metreküple Singapur, 130 metreküple Malta, 106 metreküple Libya, 96 metreküple Suudi Arabistan, 91 metreküple Maldivler, 86 metreküple Katar, 63 metreküple Bahamalar, 49 metreküple Birleşik Arap Emirlikleri, 41 metreküple Gazze Şeridi.



4-Yeryüzündeki tatlı su kaynakları giderek azalmaktadır. Gerek iklim şartlarında meydana gelen değişmeler, gerekse insanoğlunun doğal dengeyi bozması ve çölleşme, ayrıca her geçen gün artan aşırı nüfus ve artan tatlı su ihtiyacı, gerekse de çevre kirlenmesinin her geçen gün hızla artması tatlı suları azalmakta ve ihtiyacında sürekli artması tatlı su kaynaklarının tükenmekte olduğunu göstermektedir.

KONU İLE İLGİLİ ÖĞRETMEN TAVSİYELERİ:

Konu ile ilgili olarak su döngüsünün bilinmesi dünyadaki tatlı su dağılımında temel tatlı su kaynağımız olarak buz dağları ve buzulların olduğuna dikkat edilmesi gerekir.Sayfa 29 daki kitabınızdaki dünyadaki su dağılım şeklilerine dikkat etmek gerekir .Tatlı su olarak toplam dünyada yüzde üçlük oran sanırım bizim için suyun ne kadar önemli olduğunu ortaya çıkarır.Yine bu yüzde üçlük oran içerisinde ilk sırayı yüzde 68 ile buzullar alır.



Sayfa 29 da verilen dünyada kişi başına düşen su miktarında bazı noktalar çok fazla yağış almaması ve su kaynaklarına sahip olmamasına rağmen kullanılan su miktarı yüksek çıkmıştır burada dikkat edilmesi gereken nokta buradaki nüfus miktarlarının az olmasıdır.Az olduğu için su kaynakları az olmasına rağmen kişi başına kullanılan miktar çok çıkarak sanki o bölgede tatlı su kaynaklarının bol olmasına işaret eder bu kısmen yanlış sonuçlar doğurabilir.Örnek olarak Avusturalya kıtası iç kesimleri çöl özellik göstermesine rağmen kişi başına düşen tatlı su miktarının yüksek çıkması kıtada nüfusun az olmasıyla bağlantılıdır.



YER ÜSTÜ SULARI

DENİZLER VE OKYANUSLAR

Denizler ve okyanuslar dünya su potansiyelinde en yüksek orana sahiptirler.Dünyanın büyük bir kısmı okyanus ve denizlerle kaplıdır.Ancak bu sular tuzlu oldukları için insan ihtiyaçlarını tam olarak karşılamaz daha çok çeşitli canlılar için bir yaşam alanıdır ve korunması tüm insanlık için son derece önemlidir.

Konu ile ilgili olrak deniz ve okyanus sularında ekvatordan kutuplara gidildikçe tuzluluk oranının azalması önemli bir bilgidir ve sebebi enlemdir.Sıcaklık azaldıkça denizlerdeki tuzluluk azalır.Buharlaşmanın fazla olduğu denizlerde tuzlulukta artar.En tuzlu deniz Kızıldeniz dir.

Sayfa 30 daki verilen şekiller daha çok harita bilginizi geliştirmeye yönelik bir çalışmadır ve son derece faydalıdır.Sizler bu çalışma sonucunda karalar okyanuslar arasındaki bağlantıyı öğrenmiş olursunuz.