+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 17 ve 17
Bu Konudaki Etiketler
-
Hamilelikte Psikoloji
Anne adayının duygusal değişimi
Annelik aslında oldukça kendine has ve özel bir durumdur yani her anne adayı
içinde bulunduğu koşullara bağlı olarak bu olayı diğerlerinden daha farklı bir şekilde yaşar. Ama yine de bazı değişimler vardır ki bunlar normal seyreden tüm hamileliklerde benzer şekilde yaşanırlar. Annenin yaşayacağı fiziksel ve psikolojik değişimler hakkında önceden bilgi edinmesi ise hamileliğe daha bilinçli ve pozitif yaklaşmasını sağlar.
İlk üç ay
Hamileliğin ilk üç ayı genelde kendisini daha çok fiziksel değişimlerle belli eder; geciken adet dönemi
hamilelik ve bebekle birlikte bu alandaki hedeflerinin gerçekleştirilmeden kalabileceğinden çok korkarlar. Tabii her şeyin yolunda gidip gitmeyeceğine dair endişeler de hamilelik döneminde en yoğun yaşanan sıkıntılardandır.
Bebeğin ilk kalp atışlarını – yaklaşık 12. Haftaya kadar -duyana kadar bu durumun gerçekliğini tam olarak kavrayamayan anne
bundan sonra gerçekten içinde bir bebek olduğuna inanır ve endişeleri daha yoğun olarak hissetmeye başlar.
İkinci üç ay
İkinci üç ayın ilkiyle kıyaslandığında çok daha sakin geçtiğini söylemek mümkün. Bu dönemde mide bulantısı gibi sıkıntılar kaybolur
düşük riski ise çok azalır. İkinci üç ayın en önemli özelliği artık bebeğin hareketlerinin hissediliyor olmasıdır. Bebeğinin hareketlerini hissetmek anne adayı için eşsiz bir tecrübedir. Artık bebeğinin gerçek bir kişi olarak kabul eder ve heyecanı doruk noktasına ulaşır.
Bazı kadınlar bu heyecanla birlikte kendilerini çok enerjik ve mutlu hissederler. Çoğu kadın hamile kıyafetleri giymeye bu dönemde başlar. Hamilelik
bu konularla ilgili kitaplar alma yine bu dönemde yaşanır.
Son üç ay
Hamileliğinin son üç ayına giren anne adayı artık bebeğine kavuşmak için iyice sabırsızlanmaya başlar. Tabii bu arada artık iyice belirginleşen karnının keyfini de sürer; kalabalık yerlere girdiğinde ona gösterilen ilgi
fiziksel sıkıntılarının da yoğunlaşmasıyla birlikte iyice artar. Rahat bir pozisyon bulamadığı için uykusuz kalır. Ağırlaşan vücudu kendisini çirkin bulmasına yol açabilir. Ve eşinin onu artık hiç çekici bulmadığına inanır. Erkekler bu duruma olan eşlerine bu hislerinin yersiz olduğunu anlatmak amacıyla ilgi göstermelidir. Hamileliğinin son günlerini yaşayan bir kadına eşi tarafından gösterilecek ilgi onun moral düzeyinin yüksek olmasını sağlayacaktır.
Anne adayı bir yandan hamilelikle ilgili sıkıntılarının bitmesini istemekte ama bunun belki de daha zor bir dönemin başlangıcı olduğunu bildiği için çelişen sıkıntılar yaşamaktadır. Ayrıca doğum da onun için başlı başına büyük bir olaydır ve öncesinde korkular yaşaması son derece normaldir. Eşinin ve çevresinin desteği bu dönemi rahat geçirmesi açısından oldukça gereklidir.
Hamilelik korkuları
Hamilelik sırasında yoğun bir korku hissetmek o kadar yaygın bir durumdur ki bunu hamileliğin semptomları arasında saymak yersiz olmaz. Hemen hemen her anne adayı hamileliği ve doğumu sırasında bir şeylerin ters gitmesinden endişe duyar. Bu durumun yaygın olduğunu bilmek tabii ki korkuların geçmesi için fayda sağlamayacaktır. Bu durumda anne adayının yapacağı en akıllıca iş çevresindekilerin sorularına
tavsiyelerine ve yorumlarına kulak asmadan sadece doktorunu dinlemek olmalıdır. Çünkü niyetleri hiç de kötü olmasa bile çevredekilerin yapacağı yorum ve tavsiyeler hamilenin yersiz yere endişeler kapılmasına yol açabilir.
Hamilelik döneminde unutkanlık
A.B.D.’de “Placenta Brains” (Plasenta Beyinler) diye bir durumdan bahsederler.Bu aslında hamile kadınların oldukça yoğun bir şekilde yaşadığı unutkanlık
önemli randevuların tarihlerini unutmanın yanı sıra dalgınlıkla gideceği yönü şaşırmak ve yanlış yönlere sapmak hamile kadınların çok sık yaşadığı durumlar.
Nedeni ne?
Hamilelik sırasında yoğun biçimde yaşanan dalgınlığın nedenleriyle ilgili olarak üretilen pek çok teori var. Bunlardan en yaygın olarak söylenen – kesin verilere dayanmamakla birlikte- beynin küçüldüğüne dair olan. Buna göre hamilelik sırasında kadınların beyni yaklaşık yüzde 3 –5’lik oranda küçülüyor. Doğumdan yaklaşık 6 hafta sonra normale dönen beynin bu durumu da unutkanlık ve dalgınlığa yol açıyor. Diğer bir teori ise hormonların etkisiyle ilgili olan. Çoğu uzman nedeni her ne olursa olsun bu durumun geçici olduğuna inanırken
anne adaylarının paniğe kapılmasına hiç gerek yok! Bu geçici durumu bazı önlemler alarak geçirmeleri mümkün. Tabii her şeyden önemlisi etraftakilerin anlayışlı olması ve anne adaylarının bu durumunu eğlenceye dönüştürmelerine yardımcı olabilmeleri! İşte işe yarayacak bazı önlemler;
• Karşılaştığınız kişilerin adını mümkün olduğunca çok tekrar edin
• Randevularınızı ve hatırlamanız gerekenleri not alın
• Etrafınızdakilerle bol bol konuşun
• Kendinize karşı acımasız olmayın
• Üzülmeye değil gülmeye bakın
Hamilelikte Gereksiz Endişeye Son
Hamilelikte gereksiz endişeye son verin
Anne olacağınızı öğrendiğiniz andan itibaren hep bebeğinizi düşünüyorsunuz. Belki de çoğu zaman onun sağlığı ile ilgili endişelere kapılıyorsunuz. Oysa hamilelik akıllara takılan birçok soru genellikle önemsiz bir endişeden öteye gitmiyor.
`` Evhamlı bir insan olduğumu itiraf ediyorum. Ancak
şunu bilmelisiniz ki; sağlınızı düşünmek iyi olmakla beraber her şeyi bu kadar sorun yapmanız kesinlikle doğru değil. İşte anne adaylarını en fazla endişelendiren 10 nokta...
1) Cinsel ilişki
Hamilelikte seks yapmak anne adayı ve bebek için zararlı olmuyor. Hamilelik döneminde sekste güvenlikten öte rahatlık önem taşıyor. Karnınız büyüdükçe ilişki kurmakta fiziksel bir zorluk çekerseniz
ana rahminde güvenle korunuyor. Sadece doktorunuz çeşitli nedenlerle izin vermiyorsa seks yapmayın
2) İlaç kullanımı
Her baş ağrısı ve soğuk algınlığı için ilaca sarılmayın. Ancak
kendinizce karar verip ilaç almaya kalkmayın.
3) Ağır kaldırma
Çok çok ağır olmaması koşuluyla alışveriş torbaları ya da çocuk taşımak herhangi bir sorun oluşturmuyor. Ancak taşırken dizlerinizden güç alarak
ağırlığınızı bacaklarınıza vermenizin daha doğru olduğu kabul ediliyor.
4) Bilgisayar kullanma
Bu konuda yapılan araştırmalar bilgisayar karşısında oturmanın ve çalışmanın bir riski olmadığını gösteriyor. Amerika´da işleri bilgisayar ile ilgili olan 700 annenin bebekleri üzerinde gerçekleştirilen bir çalışma
doğumsal sorunlara ya da düşük kilo gibi problemlere rastlanmaması ile dikkat çekiyor.
5) Sırtüstü uyuma
Gebelikle ilgili kitapları okuyan anne adaylarının çok iyi bildiği gibi 6. aydan sonra sırtüstü yatılması kesinlikle doğru değil. Büyüyen rahimin ağırlığı toplardamarlara baskı yaparak
hafif bir baş dönmesine ve tansiyon düşmesine sebep olsa bile bebek açısından büyük bir risk olduğu düşünülmüyor.
6) Mikrodalga fırın kullanma
Mikrodalga fırın kullanımı ile ilgili yapılan tüm çalışmalar her hangi bir risk olmadığını gösteriyor çünkü bu cihazların radyasyon yaymasının mümkün olmadığı kabul ediliyor Ayrıca
Amerika´da gebe fareler üzerinde yapılan bir araştırma mikrodalga fırınların gebelik üzerine negatif bir etkisinin olmadığını ispatlıyor.
7) Egzersiz yapma
Spor
bu dönemde egzersize başlamanız doğru değil. Bununla birlikte özellikle hamilelere yönelik olan kurslarda öğretilen hareketler anne ve bebek sağlığı açısından önem taşıyor.
Evcil hayvan besleme
Kedilerin dışkısında bulunma olasılığı olan parazit toksoplazmasise(kedi vs. hayvanların dışkısı
tükürüğü ve salgıları ile insana geçen hastalık) yol açabileceği için gebelerin bu konuya dikkat etmesi gerekiyor. Buna dikkat edildiği takdirde aşıları tam uygulanan ve bakımı iyi olan evcil hayvanları evde beslemenin bir sakıncası bulunmuyor.
9) Saç boyama
Gebe kaldığınızı bilmeden evvel saçınızı boyatmış ya da perma yaptırmış bile olsanız bunun için endişelenmenize hiç ama hiç gerek yok. Op. Dr. Altay Gezer
bu noktada boyanın içerisindeki kimyasal maddelerin bebeğe zarar verip vermediğini iyi bilmek gerekiyor.
Hamilelikte Göz Yaşlarına Boğulmayın
Aileye yeni bir bireyin katılacağı haberi başta anne adayı olmak üzere herkesi tarifsiz bir sevince boğuyor. Özellikle gelen konuk “ilk” ise
zaman zaman fazla hassas davranıyorlar...
Hamilelik
bunun için gerekli enerji ve ekonomik düzeye sahip olup olmadığını da düşünüyor.
Hamile kadın hassastır!
Bebek bekleyen kadınların çoğu
bir türlü kendilerine engel olamıyorlar.
Giderek vücudunun şekil değiştirdiğini gören gebe kadın
eşinize destek olmayı unutmayın!
Aşırı duygusallığa karşı önlemler
Anne adayının öncelikle kendisini meşgul edecek aktiviteleri olmalı. Eğer çalışıyorsa
resim yapmak ya da el işleriyle uğraşmak gibi hobileri olması son derece faydalı.
Doğum anını daha rahat geçirmek için gebelik kurslarına katılarak bilgi almak ve yapılan fiziksel egzersizlerle doğuma hazırlanmak da anne adayının kendisini daha iyi ve güçlü hissetmesini sağlayıyor. Böylece anne adayının doğuma karşı korkusu azalıyor.
Anne adayı bu dönemde hissettiği sıkıntıları ailesine ve kendisinden önce doğum yapmış
anne adayını rahatlatıyor.
Doğuma yaklaştıkça bu konuyla ilgili kitaplar okumak ve bu çok özel ana hazırlanmak önemli. Ayrıca gebe kadın doktoruyla da konuşarak
kadınlara verilmiş en güzel armağandır!
Hamilelikte Kendinizi Daha İyi Hissetmeniz İçin
Gebelikte salgılanan hormonlar vücudunuzu etkiliyor. Rutin hayatınızda yapacağınız ufak değişiklikler kendinizi iyi hissetmenize yardımcı olacak.
Banyo
Sık banyo yapmanız veya duş almanız kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Su sıcaklığının fazla yüksek olmamasına özen göstermelisiniz. Sauna veya çok sıcak su ile banyo yapmak fetal anomalilerle özellikle
santral sinir sistemi problemlerine neden olabileceğinden kesinlikle önerilmemektedir. Bu; özellikle gebeliğin erken dönemleri için geçerlidir.
Banyo yaptığınız zaman evde sizden başka bir kişinin bulunmasına dikkat etmelisiniz.
Diş bakımı
Gebelik sırasında bazı kadınlarda diş eti problemleri olabilir. Dişlerinizi fırçalarken diş eti kanamanız olursa
diyetinizden fazla şekerli besinleri çıkarmalı ve çok yumuşak diş fırçası kullanmalısınız. Bazen diş etlerinizdeki enfeksiyonun diş hekimi tarafından tedavi edilmesi gerekir. Gebelikte dişlerinizle ilgili herhangi bir probleminiz olduğunda diş hekimine başvurmaktan çekinmemelisiniz.
Saç bakımı
Gebelik sırasında saçlarınızın uzamasının hızlandığı
paniğe kapılmamalısınız; bunlar gebelik sırasında dökülmeyen saçlardır.
Tırnak bakımı
Gebelikte tırnaklar daha çabuk ve sert olarak uzarlar. Fakat bazı kadınlar da tırnaklarının kolay kırıldığından şikayet edebilirler.
Cilt bakımı
Cildin rengi ve yapısı gebelikte değişme eğilimindedir. Bazı kadınlar ciltlerinin daha pürüzsüz ve lekesiz olduğunu ifade ederken
ciltte minik toplardamarlarda ve deri çatlaklarında artış olabilir ve cildin pigment içeren kısımlarında rengin daha koyulaşma izlenir. Başlıca pigment değişiklikleri şunlardır:
- Kloazma veya gebelik maskesi. Burun çevresi
meme başları daha koyu renk alır.
- Linea nigra. Karında
orta hatta bulunan çizgi daha koyu ve belirgin hal alır.
Doğumdan sonra birçok pigment değişikliğinin geri dönmesine rağmen meme başı bir miktar koyu kalabilir. Gebelikte ortaya çıkan deri çatlaklarını önlemenin imkanı yoktur. Fazla ve hızlı kilo alan bayanlarda daha fazla görülür. Doğumu takiben renkleri açılır ve beyaz olarak kalırlar. Gebe iken güneşte kaldığınızda daha çabuk bronzlaşırsınız
bu nedenle koruyucu kremler kullanmalısınız.
Duruşunuz
Karnınızın büyümesi ve ağırlık artışına bağlı olarak vücudunuzun ağırlık merkezi ve duruşunuz değişecektir. Bu
bel ağrısı yakınmalarınızı azaltabilirsiniz.
Aşağıdaki basit birkaç kural bu problemlerinizi engelleyecektir:
- Yerde olan bir şeyi uzanarak değil de çömelerek alınız.
- Ağır şeyleri kaldırmaktan ve taşımaktan kaçınınız.
- Yerden doğrulurken kalçalarınızı
dizlerinizi ve ellerinizi kullanınız.
- Yürürken sırtınızdaki eğimi azaltmaya çalışınız.
Gevşeme
Solunum egzersizleri
banyo yapmak gevşemenizi ve kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır.
Uyku
Gebeliğiniz sırasında mümkün olduğunca çok dinlenmeniz ve uyumanız önemlidir. Bazı kadınlar gebelikte uyuma güçlüğü çekebilirler. Bu
ilerleyen gebelik haftalarında ise bir türlü rahat uyku pozisyonunun bulunamamasına bağlıdır.
Aşağıda sayılanlar uyumanızı kolaylaştırabilir:
- Mümkün olduğunca gün içinde kısa sürelerle uyumaya çalışın.
- Yatmadan önce bir bardak ılık süt için.
- Uyku öncesi ılık bir duş almak iyi gelebilir.
- Gevşemenizi sağlayan hafif egzsersizler yapabilirsiniz.
- Uykuya dalıncaya kadar müzik dinleyip
kitap okuyup veya TV seyredebilirsiniz.
- Eşinizden size masaj yapmasını rica edebilirsiniz.
- Sırt üstü yatmaktan daha çok sol veya sağ yanınıza yatmayı deneyin
gerekirse bir yastıkla karnınızı destekleyin.
RISKLI GEBELIKLER
İleri Yaşlarda Hamilelik
Hamilelik için en ideal yaşlar hangisidir? Hangi yaştan itibaren ileri yaş sınıfına girer?
Doğumdaki anne yaşının 18’in altında
35’in üzerinde olması pek arzu edilmez. Doğumda 35 yaş ve üzerindeki anne adayları ileri anne yaşı sınıfına girerler.
İleri yaşlarda hamile olan bayanların bebek için ne gibi riskleri vardır. Bunu önceden anlayabilir miyiz?
Günümüzde bayanların iş yaşamında daha fazla yer almasına bağlı olarak çocuk sahibi olma yaşını ertelemeleri
doğum öncesi tanı yöntemleri sayesinde anne karnındaki bebekte kromozom hastalığı olup olmadığı başarıyla belirlenebiliyor.
Doğum öncesi tanı yöntemlerinden bize biraz bahsedebilir misiniz?
Doğum öncesi tanı yöntemlerini biz girişimsel ve girişimsel olmayan yöntemler olarak ikiye ayırıyoruz. Girişimsel olmayan yöntemler dediğimiz anne üzerinde yapılan ultrasonografi ve biyokimyasal testlerle % 70’e varan oranlarda risk belirlenebiliyor. Girişimsel tanı yöntemleriyle de anne karnından örnekler alınarak çeşitli testler yapılarak kesin tanı konulabilmektedir.
İleri yaşlarda doğuma hazırlanırken nelere dikkat etmek gerekir?
İleri yaşlarda doğum yapmayı planlayan anne adaylarının bu yaşlarda daha sık rastlanan şeker ve yüksek tansiyon gibi sistematik hastalıklar açısından doktor kontrolünden geçmeleri gerekir. Eğer böyle bir hastalık bulunursa hastalıkları kontrol altına alınana dek gebeliği ertelemelidirler.
Bebek bekleyen bayanlara ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsiniz?
Doğuma hazırlık her yaş için önem taşır. Fakat ileri yaşlarda ve ilk doğumsa daha fazla önem taşımaktadır. Öncelikle anne adaylarının doğum öncesi dönemde bilinçli olmaları
egzersizlere ayrılıyor. Derslere anne adaylarıyla birlikte baba adaylarının da katılmalarını öneriyoruz. Özellikle gevşeme ve solunum tekniklerinin öğretildiği derse baba adayları da katılmalıdır.
6 Hamilelikten Biri Düşükle Sonuçlanıyor
Anne olmak her kadının en büyük isteği. Oysa bazı kadınlar hamilelik dönemi sırasında bebeklerini kaybediyorlar. Bu süreci yaşayan anne adayları ise suçluluk duygusuna kapılıyorlar. Oysa düşük hakkında doğru zannettiğimiz pek çok yanlış var.
Düşük nedir?
Toplumun en büyük içgüdülerinden biri üreme içgüdüsü
çocuk sahibi olma isteği. Fakat rahme düşen her bebeğin yaklaşık yüzde 25’i ilk üç ay içinde ölüyor ya da kanayarak atılıyor. Bu duruma düşük adı veriliyor.
Düşüğün belirtileri nelerdir?
Düşüğün genelde ilk belirtisi vajinal kanamadır. Kanamanın miktarı birkaç damladan aşırı kanamaya kadar değişebiliyor. Aniden başlayabileceği gibi öncesinde kahverengi bir akıntı da olabilir. Başka bir belirti de kasıklarda kramp tarzı ya da adet sancısı benzeri ağrılardır.
Düşüğün nedenleri nelerdir?
Düşüğün birçok nedeni var. Yapılan araştırmalarda düşen bebeklerin yüzde 70’inin hayatla bağdaşmayacak kadar kromozom bozukluğu olan bebekler olduğu görülüyor. Bu bebeklerin düşmesi daha iyi. Düşmese çok daha büyük bir sorunlar yaşanır. Düşüğün nedeninin kromozom bozukluğu olduğu söylendiğinde bu sebep anne ve babalara biraz itici geliyor. “Acaba bende ya da eşimde bir problem mi var?” diye şüphe duyuyor. Oysa bunlar genellikle tesadüfi durumlardır. Bu duruma tabiatın bir beceriksizliği diyelim. Yumurta ile sperm bir araya geldiği zaman 6 bebekten birinde kromozom bozukluğu oluyor. Düşüğün nedeninin kromozom bozukluğundan kaynaklandığını düşen bebeğin kromozomunu inceleyerek anlayabiliyoruz.
Düşüğün nedeninin kromozom bozukluğu olduğu anlaşıldığında ne yapmak gerekir?
Böyle bir bozukluk olduğu saptandığında anne babanın kromozomlarına bakılıyor. Onlarda bir problem varsa tıbbi olarak gerekli tedbirler alınıyor. Ancak çoğu kez anne – baba normal çıkıyor. Zaten bu olay genellikle tesadüfi olarak yaşanıyor. Bir kere daha kromozom bozukluğunun meydana gelmesi piyangoda ikinci kez para çıkması kadar zor bir olaydır.
Kromozom bozukluğu dışında görülen nedenler nedir?
Düşük yüzde 70 – 80 gibi bir oranda kromozom bozukluğundan kaynaklanır. Geriye kalan oranı birçok sebep oluşturuyor. Annede şeker
bebeğe karşı alerjik reaksiyonlar bu sebeplerden sadece birkaçı. Düşüğün nedenleri araştırmalar sonucu anlaşılıyor. Birçok sebebin ise tedavisi mümkün.
Annenin kişisel hataları düşüğe sebep olur mu?
Düşük yapan anne adayı kendine olan özgüvenini kaybediyor
3. kattan düşmek gibi) düşük olmaz. Hatta bu konuyla ilgili bir araştırma yapılmış. Amerika’da yapılan bu araştırmaya göre halter kaldıran kadınlarda bile düşük şansı artmıyor. Bunun için böyle bir sorun yok ve dolayısıyla düşüğün engellenmesinin kolay bir çözümü de yok. Annenin fiziksel aktiviteleri düşüğe neden olsaydı ilk üç ay boyunca yatmasını tembih eder ve düşük olmamasını sağlardık.
Düşük sorunun en aza indirilmesi için anne ve baba adaylarına ne önerirsiniz?
Ancak özellikle şunu belirtmek isterim ki bir çiftin bebek yapmayı planlamadan 3 ay önce doktora gitmesinde yarar var. Böylece bu durumların yaşanması en aza indirgeniyor. Baştan anne ve baba adayı muayene edilince gebelikte yaşanan sorunlar azalıyor. Anne adayının daha hamile kalmadan dikkat etmesi gereken noktalar var. Buna gebelik öncesi planlama diyoruz. Sigara
kızamıkçık gibi konularda bilgilendirilmesi gerekiyor. Örneğin doğum kontrol hapı kullanılıyorsa bıraktıktan 3 ay sonra hamile kalınmalı. Hemen hamile kalınması durumunda bebekte doğumsal anomaliler daha çok görülüyor. Bu da düşüğe sebep oluyor.
Anne adayı açısından düşüğün getirdiği riskler var mı?
Fiziksel ve psikolojik olarak ikiye ayırmak gerekir. Düşük sırasında kanama sorunu görülüyor. Ancak eğer düşük tam olmamış ise yani içeride parça kalmışsa bu durumda enfeksiyon ya da kanama olabilir. Bu nedenle herhangi bir düşük varlığında parça kalmadığından emin olunması için kürtaj yapılmasında fayda vardır. Ancak yaşanan fiziksel sorunlar çok büyük sorunlar yaratmıyor. Sorunlar daha çok psikolojik olarak yaşanıyor. Anne adayı suçluluk duyuyor. Ben bir yerde hata mı yaptım diye düşünüyor. Bir kere daha belirtmek isterim ki düşük asla kişisel hatalardan kaynaklanmaz. Bir kere düşük yaşayan birinin ikinci kez düşük yaşama ihtimali hiç düşük yaşamayan bir kadınla aynı orandadır.
Yeniden ne zaman hamile kalınabilir?
Annenin her şeyden önce psikolojik olarak hazır olması için 3 ay beklenmesini öneriyoruz. Bu süreçte doğum kontrol hapı kullanmamak ve erkeğin korunmasını sağlamak daha doğru bir yaklaşım olacaktır.
Riskli Gebeliklerle Bebeğinizi Riske Atmayın
Hamilelik bir kadının en özel ve zor dönemlerinin başında geliyor. Bazı anne adayları içinse bu dönem çok daha zorluklarla yaşanıyor. Diyabet
kan uyuşmazlığı gibi sorunlar hamileliği riskli hale getiriyor. Peki bu tarz problemler nasıl önlem almalı?
Hangi gebelikler riskli gebelikler grubuna girer?
Hamilelik sırasında anne ya da bebeğin genel sağlık durumunu ve hatta yaşamını riske atabilecek durumların varlığında o gebelik yüksek riskli olarak tanımlanır. Yüksek riskli gebeliklerde
bazı hormon hastalıkları ve sinir sistemi hastalıklarıdır. Yüksek riskli gebelikler arasında dahil edilebilecek bir başka durum da anne ile baba adayı arasındaki kan uyuşmazlıklarıdır.
İleri yaş gebeliklerde alınması gereken önlemler nelerdir?
Yüksek riskli gebelikler içinde halk arasında en iyi bilinen ileri yaş gebelikleridir. Bu hamileliklerde down sendromu başta olmak üzere bazı genetik hastalıkların görülme sıklığında önemli artışlar gözlenir. Artan yaş ile birlikte kadının ürettiği yumurta sayı ve kalitesinde bir düşüş yaşanır. Bu düşüşe bağlı olarak ileri yaştaki kadınların hamile kalma oranlarında da paralel bir düşüş ortaya çıkar. Üretilen yumurtaların genetik yapılarında hata olma olasılığı son derece yüksektir ve bu yükseklik nedeni ile ya yumurta döllenemez ya da döllenmiş yumurta canlılığını uzun süre devam ettiremez. Sonuçta ya gebelik hiç olmaz ya da olsa bile çok büyük bir oranda düşük ile sonuçlanır. Bu doğanın bir çeşit kendini koruma mekanizması olarak kabul edilebilir. Bununla birlikte bazı genetik hastalıklar yaşamla bağdaşır şekildedir. Bunun en iyi bilinen örneği down sendromudur. Down sendromunda zeka geriliği ile birlikte bir takım fiziksel ve fizyolojik bozukluklar da bir arada bulunur.
Öte yandan artan yaş ile birlikte anne adayında kalp hastalıkları
şeker hastalığı gibi sistemim hastalık görülme oranlarında da artış söz konusudur. Tüm bu nedenlerden dolayı ileri yaş gebelikleri yüksek riskli gebelikler olsak kabul edilir.
Bilim alanında yaşanan gelişmeler sonucu yardımcı üreme teknikleri ile hamile kalan kadın sayısında büyük bir patlama yaşanmaktadır. Yıllarca hamile kalamamış pekcok kadın bu yolla hamile kalabilmektedir. Bunun doğal sonucu da ileri yaş gebeliklerinde görülen artıştır. Öte yandan kadınların sosyal ve iş yaşantısında giderek artan rolleri evlenme ve anne olma yaşını ilerilere çekmiştir. Bundan yarım yüzyıl öncesi ile kıyaslandığında günümüzde daha fazla sayıda ileri yaş gebeliği yaşanmaktadır. Bu gelişmelere karşın ileri ana yaşı ile kastedilen yaş sınırında önemli bir değişme olmamıştır. Günümüzde hala daha 35 yas ustu gebelikler ileri anne yası olarak tanımlanmaktadır.
İleri anne yaşı varlığında gebeliğin takibinde bazı özellikler vardır. Bu kişilerde olası genetik hastalıkları ortaya çıkarmak için bebeğin dokularından örnek alarak incelemek ve bebeğin bu tür bir anomali taşımadığını göstermek gerekir. Bu amaçla bu kişilerde kordon villus örneklemesi ya da amniyosentez yapılmalıdır.
Hamileliğinde ilaç
röntgen ışını gibi zararlı etkenlere maruz kalananne adayları ne yapmalıdır?
Bu soru kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının en sık karşılaştıkları soruların başında gelmektedir. Sorunun cevabı gebeliğin evresine göre değişir. Herkesin bildiği gibi gebeliğin ilk 12 haftası ya da başka bir deyişle ilk 3 ayı bebeğin organ gelişiminin gerçekleştiği en önemli devredir. Bu devrede maruz kalınan zararlı maddeler ya da enfeksiyonlar bebekte kalıcı hasara neden olabilir. Ancak burada da doğanın koruma mekanizmaları devreye girer. Anne adayının hamile olduğunu bilmediği
döllenmeden sonraki ilk 1-2 hafta içinde yani adet gecikmesinin ortaya çıkmadığı ya da 1-2 günlük gecikmenin bulunduğu dönemde bu tür bir maruziyet yaşanırsa "ya hep ya hiç" olarak tarif edilen kural işler. Yani gelişmekte olan bebek bu olaydan ya hiç etkilenmez ve normal gelişimini sürdürür ya da etkilenir ve bir düşük meydana gelir. Özetleyecek olursak çok erken gebeliklerde yaşanan zararlı madde maruziyetlerinde herhangi bir girişimde bulunmak gerekmez. Daha geç olan olaylarda ise maruz kalınan maddenin türü ve miktarı önem kazanır. Eğer bu maddenin gelişmekte olan bebekte kalıcı hasar meydana getireceği biliniyor ise gebeliğin sonlandırılması en akılcı yoldur. Eğer bebeğin etkilenme riski düşük ise yakın takip altında bebeğin gelişimi değerlendirilerek gebeliğin dev***** izin verilir.
Diyabet
Tiroide ve Kalp Hastalıkları problemiyaşayan anne adayları hamilelikleri boyunca hangi noktalara dikkatetmelidir?
Bu tür hastalıkları bulunan gebe kadınların takibi multidisipliner yaklaşım içerisinde gerçekleştirilir
yani bu gebelikleri kadın doğum hekimi dışında ilgili branş hekimleri beraberce takip ederler. Örneğin diyabeti olan bir anne adayında kan şekeri endokrinolog tarafından regüle edilir ya da kalp hastalığı varlığında gebeyi kardiyolog da izler. İlgili branş hekiminin önereceği tedavi kadın doğum hekimi tarafından da değerlendirilir ve hasta konsülte edilerek gebeliğin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi sağlanmaya çalışılır.
Kan uyuşmazlığı olan çiftler hangi önlemleri almalıdır?
Kan uyuşmazlığı anne adayının kan grubunun Rh negatif baba adayının ise Rh pozitif olduğu durumlar için kullanılan bir terimdir. Babanın negatif annenin pozitif olduğu durumlarda uyuşmazlıktan söz edilmez. Kan uyuşmazlığı olan çiftlerin kendilerinin alabilecekleri bir önlem yoktur. Genelde ilk bebekler bu durumdan etkilenmez ancak önceden yaşanılan kürtaj ya da düşük söz konusu ise durum değişir. Bu gibi işlemler sonrasında eğer gebelik 6 haftadan büyük ise anneye koruyucu iğne yapılması gerekir. Aynı iğne doğumlardan sonra da yapılır. Eğer bebeğin kanı Rh negatif ise koruyucu iğneye gerek yoktur.
Düşük ya da kürtaj öyküsü varsa çiftin gebeliği takip eden doktorlarının mutlaka bilgilendirmeleri gerekir. Eğer önceki işlem sonrası koruyucu iğne yapılmamışsa gebeliğin takibi sırasında belirli dönemlerde bebeğin bu uyuşmazlıktan etkilenip etkilenmediğini anlamak için annede bazı kan testleri yapılır. Doğum sonrası yapılan koruyucu iğne bazı durumlarda gebelik seyri esnasında da yapılabilir.
Hangi durumlarda gebeliği sonlandırmak gerekir?
Pek çok durum bu istenmeyen durumu gerekli kılabilir. En çok karşılaşılan durum bebekte saptanılan down sendromu gibi bir anomalidir. Öte yandan yine gebelik takipleri sırasında saptanan yapısal anomaliler
sinir sistemi anomalileri ve bebeğe ait diğer hastalıklarda da gebeliğin geç dönemde sonlandırılmasını gerektirebilir.
Erken dönemde ise bebeğin gelişimi üzerinde etkili olduğu bilinen ve teratojen olarak adlandırılan maddelere maruz kalınması sonlandırma gerekliliğidir. Örneğin erken dönemde karın bölgesinden çekilen röntgen filmi ya da bilgisayarlı tomografi
kontrolsüz diyabet gibi durumlarda da gebeliğin sonlandırılması gerekebilir. Rahim ağzı kanseri başta olmak üzere melanom gibi bazı kanser türlerinin varlığı da gebeliğin sonlandırılmasını gerektirir.
Kan Uyuşmazlığında Yakın Takip Şart
Annenin kan grubunun RH negatif
babanınki ise pozitif olduğu durumlarda ortaya çıkan kan uyuşmazlığının hamileliğin sağlıklı bir şekilde tamamlanması için yakından izlenmesi gerekiyor.
Kan uyuşmazlığı nedir?
Kan uyuşmazlığı yüksek riskli gebelik kapsamında değerlendirilen bir sorun. Annenin kan grubunun RH negatif
immunize kan uyuşmazlığı anne karnında RH antijenine karşı antikorların varlığını ifade eder. Önlem alınmadığı zaman anne karnında ölümünden yenidoğan sarılığına kadar geniş bir yelpazede önemli sorunlara yol açar.
Kan uyuşmazlığında hangi faktörler etkilidir?
Kan uyuşmazlığında etkili olan birçok faktör vardır. Öncelikle RH negatif gebenin RH pozitif kanla karşılaşması gerekir. Bu durum da eşinin kan grubunun RH olmasıyla mümkün. Aslında probleme yol açan babadan RH pozitif kan grubunu alan ve anne karnında RH pozitif olan çocuktur. Çocuğun çok az miktardaki kanı doğum sırasında anneye geçerek
kürtaj ve dış gebelik sonrası da oluşabilir.
Neden olabileceği sağlık sorunları nelerdir?
Annede RH pozitif eritrositlere karşı mevcut olan antikorlar plasentadan kolaylıkla geçebilir. Fetusun dolaşımına katılan bu antikorlar
ortaya çıkan kansızlığın derecesi ile ilişkilidir.
Tanısında kullanılan yöntemler nelerdir?
RH negatif anne ve RH pozitif baba söz konusuysa
daha önceki gebeliklerin sonuçları dikkate alınarak ve fetusun ultrasonografi ve doppler ile değerlendirilmesi yapılarak kansızlığın derecesi belirlenmeye çalışılır.
Kan uyuşmazlığı tedavisinde kullanılan metotlar nelerdir?
Kan uyuşmazlığının tedavisinde tanı konulduktan sonra fetusdaki kansızlığın derecesi saptanıyor. Fetusda ileri derecede kansızlık olduğu düşünülüyorsa kansızlığın tedavisi olan kan tranfüzyonu uygulanması gerekebilir. Anne karnındaki çocuğun göbek kordonuna
çocuk uygun zamanda doğurtulur. Bu yöntem günümüzde başarı ile uygulanan ve son derece etkili bir tedavi yöntemidir.
Hamilelikte Hipertansiyona Dikkat!
Hamilelik sırasında anne adaylarının dikkat etmesi gereken birçok konu var. Bunlardan biri de hamilelikte görülen yüksek tansiyon. Gebeliğe bağlı hipertansiyon
diyabet hastalığında daha sıktır.
Hamilelikte tansiyon yükselmesinin ana sebebi nedir?
Halk arasında “Gebelik Zehirlenmesi” olarak tanımlanan
idrarla protein kaybı ve bunlara bağlı olarak ödem gelişmesiyle tanımlanmaktadır. “Gebelik Zehirlenmesi” bu dönemde görülebilen en tehlikeli olaylar arasındadır. Ancak tansiyon yükselmelerinin hepsi gebelikle ilgili değildir.
Başka hangi nedenlere bağlı olarak tansiyon yükselir?
Örneğin bazı böbrek hastalıkları
çoğunlukla gebelikten önce de tansiyon yüksekliği vardır. Bu nedenle gebeliğin 20. haftasından önce bulunan ya da doğum sonrası 6 haftadan fazla devam eden tansiyon yüksekliklerinde bu tip kronik hipertansiyon problemi olabileceği düşünülür.
Gebelikte hiper tansiyon kimlerde ve neden görülür?
Gebeliğe bağlı hipertansiyon
birkaç gün içinde süratli kilo alımına neden oluyorsa normal kabul edilmez.
Hangi hallerde dikkat etmek gerekir?
Bir gebede en yüksek kan basıncı sınırı 140 / 90 mmHg dır. Bu sınıra ulaşmış ya da büyük tansiyonda 30
mutlaka belirli bir süre istirahat sonrası tekrar edilerek değerlendirilmelidir. Tansiyon yükselmesinin saptandığı durumlarda idrarda protein kaybı olup olmadığına bakılmalıdır. Ancak her tansiyon yüksekliğinde idrarda protein görülmesi şart değildir.
Hiper tansiyonun etkileri nelerdir?
Gebeliğe bağlı hipertansiyonlar hafif ya da ağır olabilir. Ağır olan durumlarda çocuğun ve annenin hayatı ciddi şekilde tehlike altında demektir. Çocuğun içinde bulunduğu sıvı miktarı azalır ve gelişme geriliği görülür. Buna bağlı olarak anne karnında çocuk ölümlerinin görülme ihtimali artar. Bunun yanı sıra annede hayatı tehdit eden olaylar gelişir. Bunlar arasında çocuk eşinin erken ayrılması ve buna bağlı kanamalar
eklampsi adı verilen sara hastalığına benzer kasılma nöbetleri ve karaciğer yırtılmaları beklenen en ağır ve ölümle sonuçlanan olaylardır.
Hiper tansiyon halinde nasıl bir yol izlenmelidir?
Gebeliğe bağlı tansiyon yüksekliği saptandığı zaman ilk olarak hasta kesin istirahata alınır ve tansiyonu kontrol altına alan tedaviler düzenlenir. Eğer çocukta gelişme geriliği saptanırsa hastane şartları altında çocuğun dışarıda yaşayabileceği zamana kadar gerekli tedaviler ile izlenmeye çalışılır ve uygun zamanlama ile doğum gerçekleştirilir. Anne hayatını tehdit eden durumlarda
eklampsi dediğimiz kasılmaların olması halinde ise çocuğun yaşayabilmesi dikkate alınmadan gebelik sonlandırılmalıdır. Aksi halde anne kaybedilebilir.
Yüksek tansiyon riski olan anne adaylarına önerileriniz nedir?
Gerek böyle bir hastalığın ve gerekse gebeliğe bağlı diğer hastalıkların erken dönemde yakalanarak tedavi edilebilmesi için her gebenin mutlaka belirli zaman aralıkları ile doktor tarafından takibi şarttır. Kontrollerde hem anne ve hem de çocuk açısından yapılan muayene ve tetkikler
anne adaylarının aksatmadan kontrollerine devam etmeleridir.
Hamilelikte Tehlike Sinyalleri
Birçok anne adayı hamileliğini önemli şikayetleri olmadan geçiriyor. Ancak bazıları için bu 9 aylık deneyim hiç de kolay değil. Peki
hangi yakınmaların hem sizin hem de bebeğinizin sağlığını tehdit ettiğini biliyor musunuz?
Hamilelikte görülen vajinal kanamaların sebebi nedir?
Gebelikte görülen kanamalar
ve bazı kadın genital organ kanserlerinde görülür.
Gebeliğin son trimestirinde ise kanamalar anne ve bebek için daha tehlikeli seyredebilir.Bu kanamaların en sık görülen sebeplerinden biri
rahim ağzını kısmen ya da tamamen kapatacak şekilde yerleşmesi durumudur ki plasenta previa adı verilen bu durumun görülme sıklığı 1/200’dir. Diğer neden 1/120 oranında rastladığımız plasentanın zamanından önce ayrılması durumudur.(Abruptio placenta)
Son dönem kanamalarının daha nadir rastlanılan diğer nedenleri ise uterin rüptür dediğimiz rahim yırtılması
annedeki bazı pıhtılaşma bozuklukları olabilir. Doğumun habercisi sayılan nişan da hafif kanama şeklinde görülebilir.
Hangi durumlarda düşük tehdidinden söz edilir?
Yirmi haftadan önce gebeliğin sonlanması durumuna abortus (düşük) diyoruz. Alt batın bölgesinde ağrı ki -kramp tarzında ya da devamlı olabilir-
bu şikayetleri olan anne derhal doktora başvurmalıdır.
Düşüklerin %60’ı bebekte anormal genetik yapı sonucu meydana gelir
hormonal veya immünolojik nedenler olabilir.
Erken doğum sinyalleri nelerdir?
Erken doğum 40 hafta olarak hesaplanan gebelikte
vaginal akıntıda değişiklikler şeklinde yaşayabilir.
Ne zaman yüksek tansiyon riskinden söz edilir?
Gebelikte tansiyon takibi çok önemlidir. Gebenin ard arda ölçülen iki tansiyonunun 140/90 mmHg ve üzerinde bulunması durumunda hipertansiyondan söz edebiliriz. Ya da düzenli olarak takip edilen gebenin tansiyonunun daha önceki ölçümlere göre sistolik (büyük tansiyon olarak tabir edilen) basıncında 30 mmHg.lık
diastolik (küçük) basıncında 15 mmHg.lık artış olması durumu gebenin hipertansif olduğunu gösterir ve hem anne hem de bebek için ciddi sonuçlara neden olabilir.
Gebelikte neden ödem oluşur? Ne zaman tehlikelidir?
Gebelikte toplardamar sisteminde meydana gelen dolaşım bozukluğu ve büyüyen rahmin bacaklardan kalbe dönen kan akımı üzerine baskı yapması
damar hasarı neticesinde damar dışına sıvı kaçışı ve protein kaybı sonucu meydana gelebilir ve preeklampsi denen hastalığın belirtisi olabilir. Bu durumda ödemin varlığı ciddidir ve araştırılması gerekir.
Hamilelikte neden yorgunluk hissedilir?
Gebelikte yorgunluğun nedeni annede meydana gelen bir çok fizyolojik değişimin sonucu olabilir. Gebede kan hacmi % 36 oranında artar. Ancak artan plazma dediğimiz kanın şekilli elemanlarını içermeyen bölümüdür
efor ile çabuk yorulma ve solunum güçlüğüne neden olur. Gebelerin bu nedenle ek demir takviyesine ihtiyaçları vardır.
Bulantı ve kusmaların nedeni nedir? Nasıl önlem alınır?
Gebelikte sabah bulantıları ilk dönemlerde yaklaşık %70 oranında görülür. Genellikle gebeliğin 4 ile 6. haftalarında başlar
ve diğer steroid hormonların seviyelerindeki değişmelerin beyinde CTZ olarak belirlenen özelleşmiş bir bölgeyi uyarması suçlanmaktadır.
Gebelerde artmış koku hassasiyeti
psikolojik-emosyonel-sosyal faktörler de sebepler arasında olabilir.
Bulantı ve kusmanın ciddi formu olan ve uzun süre devam eden ‘hiperemezis gravidarum’ annede sıvı elektrolit dengesini bozup ciddi seyredebilir. Bu vakalarda Helycobacteri pylori adı verilen bir mikroorganizma da sebepler arasında sayılmaktadır.. Hiperemezis gravidarumlu hastalar hastanede yatırılarak sıvı elektrolit tedavisine alınabilirler.
Hamilelik sırasında sık rastlanan çarpıntının sebepleri nelerdir?
Gebelerde görülen çarpıntı
kalbin yükünü arttırarak kalbin iş yükünü ve hızını arttırır.
Bazı anne adaylarında neden bayılma görülür?
Gebeliğin ilk dönemlerinde anne adayı hipotansiftir yani tansiyonu düşük seyreder. Bu
bu gebelerde bayılmalara rastlanabilir.
Son dönemlerde ise bayılma
büyük toplar damarlar üzerine bası yapması ile dolaşımın bozulmasına neden olarak ortaya çıkabilir. Bu durum tıpta ‘supin hipotansiyon sendromu’ olarak adlandırılır.
Bazen bayılma ileri tetkik ve tedavi gerektiren bir sistemik ya da nörolojik hastalığın habercisi olabilir.
İdrarda yanma neyin belirtisidir?
İdrarda yanma ve zorluk
bel ağrısı eşlik edebilir. Bazen bu infeksiyonlar erken doğumu başlatarak bebek ve anne için istenmeyen sonuçlara neden olabilirler.
Hamilelikte Kronik Hastalıklar
Anne adayı olmak kolay değil. Özellikle de kronik bir hastalık söz konusu ise… Anne adayının kronik bir hastalığının olması
çocuk sahibi olmasına engel değildir.
Kronik bir hastalığı olan kadın anne olamaz mı?
Anne adayının kronik bir hastalığının olması
bunları ortadan kaldırmaya yönelik gerekli önlemleri almalıdır. Böylece gebelik en az komplikasyonla tamamlanabilir.
Astımlı bir anne adayı nasıl davranmalı?
Eğer anne adayı astım hastası ise; gebeliği sırasında kendisi ve bebeği için gerekli oksijen ihtiyacının karşılanması için hastalığının çok iyi kontrol altında tutulması gerekmektedir. Bir çok astım ilacı bebek için tehlike oluşturmaz. Bu yüzden doktor kontrolünde gebelikte de ilaç kullanmaya devam edilebilir.Böylece gebelik ve doğum problemsiz seyredecektir. Anne adayı gebeği sırasında hastalığı tetikleyen enfeksiyon hastalıkları ve allerjenlerden kendini korumaya özen göstermelidir.
Bazı astım hastaları
gebelik sırasında bebeğin basıncına bağlı olarak yakınmalarında artış olduğunu belirtirler. Bazılarında ise plasentadan salınan ve astım tedavisinde kullanılan steroid hormonundan dolayı yakınmalarda azalma saptanır. Çoğu kadında ise hastalığın seyrinde değişiklik olmaz.
Diyabetli anne adayının gebeliği riskli midir?
Şeker hastası gebelerin çok iyi izlenmesi gerekmektedir. Birçok hastada kan şekeri düzeyleri
anne adayında hafif şiddete gestasyonel diyabet adı ile bilinen ve doğumdan sonra tamamen düzelebilen gebelik diyabeti ortaya çıkabilir.
Şeker hastalığı anne adayını ve bebeği nasıl etkiler?
Anne adayının kan şekeri sıkı kontrol atlında tutulursa gebelik problemsiz seyredecek ve bebek etkilenmeyecektir. Aksi halde hem anne adayı hem de bebek için bir çok komplikasyon söz konusu olabilir.
Şeker hastalığı ile birlikte yüksek tansiyon
polihidromnioz (bebeğin sıvısının fazla olması) gibi problemler sıklıkla görülür. Yine bu hastalarda idrar yollarında enfeksiyon daha sık görülür.
Bazı diyabetik hastalarda spontan erken doğum tehdidi gelişirken
bazılarında ise komplikasyonlar nedeni ile doğumun erken başlatılması gerekebilir. Gebelik öncesi ve gebeliğin ilk 3 ayında kan şekeri kontrolü sağlanamazsa bebekte anomali olma riski 3 – 4 kat artmaktadır. En sık görülen anomali spina bifida ve kalp anomalileridir.
Bu nedenle kan şekeri ölçümleri gebelik öncesinde yapılmalı ve anne adayı folik asit almaya başlamalıdır.
Gebelik sırasında kan şekeri takibi iyi yapılmazsa
plasental yetmezliğe bağlı bebeğin anne karnında kaybedilme riski de fazladır.
Anne adayı şeker hastalığı olduğunu nasıl anlayabilir?
Gestasyonel diyabet; genellikle yaşı ileri
yakınlarında şeker hastalığı olan ve şişman kadınlarda daha sık görülür. Tanı koymak için gebeliğin ikinci yarısında şeker yükleme testi yapılmalır.
Gebelik süresince hafif egzersiz
diyet ve gerekirse ilaçlarla kan şekeri kontrolü sağlanmalıdır. Anne adayı daha önceden şeker hastasıysa ve insülin kullanıyorsa doz ayarlanması gerekebilir.
Epilepsi olan anne adayı için gebelik sözkonusu olabilir mi?
Gebeliğin epilepsi üzerine etkisi çeşitlidir. Gebelikte epileptik hastaların %50’sinde herhangi bir değişiklik olmazken
%10’unda ise nöbetlerde artış olmaktadır.
Epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçların çoğu embriyo ve fetus için zararlı etkiye sahiptirler. Bu ilaçlar folik asit emilimini azalttıkları için bebekte spina bifida riski artmaktadır. Bazı ilaçlar pıhtılaşma faktörlerini etkilediğinden yenidoğan bebekte çeşitli kanamalara neden olabilirler. Diğer bir yandan anne epilepsi ilaçlarını almayı bırakırsa
nöbet sayısının artma riski doğar ve bebeğin oksijensiz kalma olasılığı da artacaktır. Epilepsi hastası olan anne adayları bunu doktorunuzla konuşmalısınız. İlaçlarınızın dozunun azaltılması veya değiştirilmesi gerekebilir.
Epilepsi hastası anne adayı gebeliğinde nelerle karşılaşabilir?
Epilepsi hastası anne adayının
gebeliği sırasında daha sıkı takibi gerekmektedir. İlaçlarının dozu değiştirilebilir. Gebelikte kan volümü arttığı için eski ilaç dozları nöbetleri kontrol edemeyebilir ve doz artışına gidilebilir. Bazen kullanılan ilaçların değiştirilmesi gerekebilir.
Günde 5 mg folik asit mutlaka alınmaldır. Hatta gebe kalmadan önce başlanması anomali riskini daha da azaltacaktır. Doğum öncesi kanama riskinin yüksek olduğu hallerde anneye doğum öncesi K vitamini enjeksiyonu yapılması önerilir.
Kalp hastası olan anne adayları nelere dikkat etmeli?
Kalp hastası anne adaylarının gebe kalmadan önce kardiyoloji doktoruyla durumunu konuşması gerekir. Hastalığın durumu ve tipine göre çeşitli önerilerde bulunacaktır. Kalp hastalığ
ancak doğumun sezeryanla sonlanması olasılığı yüksektir.
Bazı ciddi kalp hastalıklarında gebelik annenin durumunu kötü etkileyebilir ve yaşamını tehdit edebilir. Bu nedenle anne adayı gebelik planını mutlaka doktoruna bildirmelidir. Gebelik sırasında bebeğe de kan pompalayan kalbin yükü arttığından anne adayı kendini fazla yormamalı ve daha çok istirahat etmelidir.
Tansiyon yüksekliği gebelikte sorun yaratabilir mi?
Tansiyon yüksekliği gebelikte sorun yaratabilir. Gebelik sırasında başağrısı
gebeliğe bağlı hipertansiyonla birlikte dah ciddi problemlere neden olabilir.
Gebelik öncesi tansiyon hastası olduğunuzu biliyorsanız
çeşitli idrar ve kan analizlerinizi yaptırmalısınız. İlaçlarınızın değiştirilip dozlarının ayarlanması gerekebilir. Her ay rutin gebelik muayenenizde tansiyonunuza bakılıp bacaklarınızda ödem olup olmadığı ve idrar analizinizin de protein varlığı kontrol edilecektir. Doktorunuz sizi daha sık kontrole çağırabilir.
Tansiyonunuz çok yüksek seyrediyorsa hastaneye yatırılıp sizin ve bebeğinizin daha sıkı monitörize edilmesi gerekebilir. Bebeğinizin gelişimi tamamlandığında doktorunuz doğum eyleminizi başlatmayı veya sezeryan yapmayı önerebilir.
Gebelikte enfeksiyon tehlike yaratır mı?
Çoğu enfeksiyon anne karnındaki bebeğin gelişimini etkilemez Fakat bazıları; düşüğe
erken doğuma ve özellikle erken gebelik döneminde bunlara maruz kalmışsanız bebekte çeşitli konjenital anomalilere neden olurlar. Bunun için gebeliğiniz sırasında enfeksiyon hastalığı geçiriyorsanız veya geçirmekte olan birisi ile temasta bulunmuşsanız bunu doktorunuza muhakkak bildirmelisiniz.
İlk gebelik muayenenizde özellikle gebelikte risk oluşturan bazı enfeksiyonlara karşı bağışıklığınız olup olmadığı kontrol edilecektir. Gebelik öncesi kızamıkçık hastalığına karşı bağışıklığınız yoksa multaka aşı olmalı ve bundan en az 3 ay sonra gebe kalmalısınız. Enfeksiyon erken dönemde saptanırsa ilaçlarla bebeğinizde olacak problem riski azaltılmaya çalışılır.
Gebelikte böbrek fonksiyonları bağlı enfeksiyonlar olabilir mi?
Gebelik sırasında böbrek fonksiyonları atık maddelerin atılımını sağlamak için artar. İdrar yolları enfeksiyonuna meyilli kadınlarda gebelik sırasında enfeksiyonun böbreklere ulaşması ve piyelonefrit olasılığı artar. Çünkü gebelikte hormonlara bağlı idrar yollarında genişleme olur. Gebelik takibi muayenelerinizde idrarda protein kontrolü yapılacak ve eğer yüksek bulunursa kültür yapılacaktır. İdrar yolları enfeksiyonları genellikle antibiyotiklere hızlı cevap verirler.
Eğer gebelik öncesi bir böbrek hastalığınız varsa gebeliğiniz sırasında böbreklerin yükü arttığı için sıkı izleminiz gerekmektedir. Böbrek hastalığı olanlarda gebelik sırasında yüksek tansiyon ve preeklamsi riski yüksektir.
Guatr hastası olan bir kadın gebelikte ne yapmalı?
Gebelik sırasında hormonal değişikliklere ve bebeğin gereksinimine bağlı olarak iyot ihtiyacı artar. Bebek kendi troid hormonlarını sentezlemektedir. Guatr problemi olan kadınların gebelikte iyot içeren tuz kullanmaları önerilmektedir.
-
Hamilelik Çatlakları ve Lekeler
Bu hafta hamilelik boyunca birçok anne adayının yaşadığı problem olan “Hamilelik çatlakları ve lekeleri” üzerine;
1. Hamilelik çatlaklarının oluşum nedeni nedir?
Çatlaklar hamile bayanların %90''ında gözlenen bir kozmetik problemdir. Genelde ilk önce karın bölgesinde başlayıp
cildin elastikiyetini azaltıcı rol oynadığından çatlak oluşumunu kolaylaştırır. Hücresel düzeyde çatlak derinin fibroblast hücrelerinin düzensiz salgı yapması sonrasında gelişmektedir.
2. Hamileliğin kaçıncı ayından itibaren tedbir olmak gerekir?
Hamileliğin 5. Ayından itibaren ilgili kozmetik ürünleri kullanarak doğum sonrası oluşabilecek çatlaklara karşı önlem almak gerekir. Bu kremler doğum sonrasında da düzenli olarak kullanılmalı. Hamilelik öncesi çatlak oluşumunu önlemek amacıyla kullanılan kozmetik kremlerle kesin sonuç alımı söz konusu olmadığını bilmek gerekir.
3.Kozmetik ürünler gerçekten tedavi edici mi?
Çatlak üzerine etkili kremlerin bağ dokusu fizyolojisini düzenleyici
cildin elastikiyetini arttırıcı rolleri bulunmaktadır. Bu amaçla piyasada çatlak kremleri ismi verilen ürünler bulunmaktadır. Bu preparatlarla çatlakların tam oluşumunu önlemek tam mümkün olmamakla beraber kalıcı kozmetik sonuç elde edilmektedir.
4. Bu kremlerin bebek üzerinde herhangi bir yan etkisi var mı?
Genelde çatlak tedavisinde kullanılan kremler bitkisel maddeler
tretinoin ve alfa hidroksi asit içerirler. Tretinoin ve alfa hidroksi asitlerin gelişen bebek üzerine yan etkisinden dolayı hamilelik boyunca kullanılmaması gerekir. Bu yüzden çatlak koruyucu amaçla tercih edilmezler.
5. Kozmetik ürünler dışında çatlakları gidermek için kullanılan yöntemler var mı?
Çatlak tedavisinde kullanılan bir diğer yöntem laser tedavisidr. 585 nanometre pulsed dye laser ile iyi sonuçlar elde edilmektedir. Bununla birlikte çatlak tedavisi amacıyla liposuction da kullanılıyor. Ancak liposuction tedavisi çatlaklarda iyi sonuç vermez.
6. Hamilelik döneminde ciltte birtakım lekeler de görülüyor. Bunun nedeni nedir?
Hamilelik esnasında salgılanan östrogen
keskin sınırlı gebelik maskesi gözlenir. Olayın gelişiminde ailesel yatkınlık da söz konusudur. Güneşe maruz kalma olayı aktifleştirir.
7. Bu lekelerden kurtulmak için ne gibi önlemler alınabilir?
Oluşan doğum lekeleri leke açıcı kremler ve peeling ile açılabilir. Peeling deriyi soyma işlemi olduğu için hamilelik döneminde oluşan lekelerin açılmasında işe yarar.
Hamilelik ve Kozmetik
Kadınlar her zaman bakımlı olmak isterler değil mi? Anne adayları da 9 ay boyunca güzelliklerine dikkat etmek istiyorlar. Ancak bebek bekliyor olmak da onları korkutuyor.
Hamilelikte saç boyatmak güvenli midir?
Kullanılan boyanın cinsine göre değişir. Ancak boyalarda bulunan kurşun ve türevi vs maddeler ciltten emilerek zararlı olabilir. Her boya ürününde içerikleri tam olarak bilinmiyor. Bilinen çeşitli kimyasallar olduğu ve bunların içinden bazılarının zararlı olabileceğidir. Gerçi bir kereden alınacak zararlı madde oranı risk teşkil etmeyebilir diye düşünülebilir ama muhtemel yan etkileri bilinmeyen uygulamalardan uzak durmakta fayda var. Bu açıdan çok gerekmedikçe önermiyoruz.
Hamilelikte güneşlenmek zararlı mıdır?
Hamilelikte vücut ısısının artışını istemiyoruz bu bebek için iyi değildir. Hamile saat 11-17 arası güneşte durmamalıdır. Bu saatlerin öncesinde ve sonrasında da yatarak güneşlenme önermiyoruz. Denizde ve havuzda bu saatlerde alınacak güneş yeterli olacaktır. Bu sürelerin da 15 dakikayı geçmemesi gerekmekle birlikte günde bir kaç kez deniz banyosu öneriyoruz.
Güneşlenirken dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir?
Saat 11-17 arası güneşe çıkılmaması gerektiğini gebeler unutmamalıdır. Gebelerde hormonal nedenlerden ötürü güneş lekesi oluşma ihtimali de yüksektir. O yüzden bu saatler dışında güneş alabilirler ama bu yine de güneşe yatarak güneşlenme tarzında olmamasının faydalı olduğu unutulmamalıdır. Gölgede ve denize girerken yüzerken aldığı güneş yeterlidir.
Hamilelikte hangi epilasyon yöntemi kullanmak gerekir?
Ağda ve tüy dökücü kremlerin olumsuz yönleri var mıdır?
Ağdanın bilinen bir yan etkisi yoktur. Tüy dökücü kremler çok çeşitli ve hepsinin ayrı ayrı içeriklerini bilerek değerlendirmek gerekir. Ancak hepsi de kimyasallar içerdiğinden dikkat etmek ve tercih etmemekte yarar var.
Çatlakları önlemek için kullanılan kremler bebeğe zarar verir mi?
Hayır. Bu konuda özel olarak satılan ürünler var. Onlardan tercih edilmelidir.
Hamilelikte dişe dolgu yaptırmak güvenli midir?
Evet. Çürük dişle dolaşmak zararlıdır bu sürede gerekli olduğunda diş dolgusu yapılır Lokal anestezi gerektiği hallerde diş çekimi yapılabilir. Bu
zararlı değildir.
Hamilelikte Yaşadığınız Cilt Değişiklikleri
Gebelik maskesi
saç dökülmesi… Hamilelik döneminde yaşanan bu sorunlar sadece size ait değil. Her kadın bu ve buna benzer problemleri yaşıyor.
Gebelik maskesi nedir?
Gebelik maskesi
elmacık kemikleri ve bunun gibi güneş ışınlarının dik geldiği bölgelerde daha yoğun görülür. Hamilelik dışında hormonal dengesizliklerde ve bazı kronik hastalıklarda da karşımıza çıkmaktadır.
Kimlerde daha çok görülür?
Gebelik maskesi oluşumunda ailesel yatkınlık söz konusudur. Ayrıca dikkat edilmeden güneş altında çok kalma durumlarında ve derinin üst tabakasını tahriş eden kozmetik ürün kullanımı ve manipülasyonlarda (tüylerin alınması gibi) görülme oranı artar.
Ne şekilde tedavi edilir?
Hamilelik döneminde hiçbir tıbbi tedavi prensip olarak uygulanmaz. En doğrusu güneşten koruyucu kremler kullanarak ve öğlen saatlerinde güneş altında durmaktan kaçınarak kişisel koruma sağlamaktır.
Bazı anne adaylarında gebelikte sık sivilce görülmesinin sebebi nedir?
Gebelikte görülen sivilceler yine kişideki hormon fazlalığı sonucu oluşur. Ergenlik döneminde sivilce problemi olan kişilerde görülme olasılığı fazladır. Hamilelik sonlanınca kendiliğinden düzelir.
Sivilceler tedavi edilir mi? Edilirse nasıl tedavi edilmelidir?
Ph'ı dengelenmiş ürünler kullanarak deriyi temiz tutmak ana prensiptir.
Çatlak neden olur?
Çatlaklar deri altındaki dokuların ani gelişmesi ve büyümesine derinin yetersiz kalması sonucu oluşur. Yani alttaki dokunun hızlı büyümesine derinin esneme kapasitesi yetersiz kalır ve deri bu bölgelerde ayrılır. Vücut bu bölümleri onarım dokusu ile doldurur.
Önlemek mümkün müdür?
Çatlak oluşumunu hızlı kilo alımları çok destekler. Hamilelik süresince orantılı ve 8-13 kilo arası kilo alımı gerçekleşirse kişinin daha az oranda çatlakla karşılaşması söz konusu olur. Ayrıca deriyi besleyerek çatlak oluşumunu bir ölçüde azaltan A vitamininden zengin kozmetik preparatlar kullanılabilir.
Tedavisi nasıl yapılır?
Çatlakların spesifik bir tedavisi yoktur. Vücut çatlayan bölgeyi onardığı için bu bölgede tekrar derinin gelişmesi şu andaki tıbbi ve teknolojik bilgilerimizle imkansızdır. Çatlakların yeni oluşumu sırasında tedavi şansı yüksektir
ancak olgunlaştıktan sonra tedavi şansı düşmektedir.
Saçların dökülme nedeni nedir? Tedavisi var mı? Yoksa doğum sonrası kendiliğinden düzelir mi?
Saçlar hamilelik sırasında dökülmez
vitamin ve mineral eksikliği olabilir.
Ciltte meydana gelen hangi değişikliklerde doktora başvurmak gerekir?
Hamilelik döneminde deri benlerinde büyüme
kaşıntılı deri hastalıkları görülebilir. Bunlar hamilelik sonlanınca kendiliğinden düzelir.
Hamile kadın güzeldir...
Hamilelik tüm sorunlarına rağmen kadınların hayatları boyunca yaşayabilecekleri en özel dönemlerden biri. Size tavsiyemiz
saçların kalınlaşması ya da incelmesi gibi çok da istenmeyen durumlar yaşaması kaçınılmazdır. Ama tüm bunlar hamile kadınların güzel olamayacağı anl***** gelmez; önemli olan hamileliklerini bahane edip günlük bakımlarını ihmal etmemeleri.
Hamile bir kadının makyajı nasıl olmalı?
Doğru ve bilinçli yapılan makyaj hamilelikte mucizeler yaratabilir. Hem bakımlı görünmek anne adayının kendisini çok daha iyi hissetmesini sağlayacağı için psikolojik açıdan da oldukça faydalıdır.Peki hamile bir kadın makyaj yaparken nelere dikkat etmeli? Hamilelikte makyaj yaparken dikkat edilmesi gereken başlıca nokta makyajın hafif ve abartıya kaçılmadan yapılmış olması. Hamile kadınların makyaj çantalarından eksik etmemeleri gereken ürünlerin başında kapatıcılar geliyor. Göz altlarında oluşan koyu renk halkaları ve hamileliğin bir sonucu olan cilt lekelerini gizlemenin en güzel yolu bunları kullanmak. Tüm cilt tipleri için çok uygun olan sarı tonlarında bir fondöten
gereken yerlere fondötenden önce uygulanmalı.Peki hamilelikten dolayı şiş olan ve normalden çok daha yuvarlak ve dolgun görünen yüz için ne yapılabilir? Yüzü inceltmek için en iyisi allıkla yapılan hilelere başvurmak. Tüm yanağa bronz renkli bir allık sürüp ardından gülünce belirginleşen elmacık kemiklerine pembe tonlar uygulamak bu iş için yeterli. Hafif ve çiçekli bir parfüm kullanmak da hamile kadının kendisini iyi hissetmesi için birebir olan bir yöntem. Hem bilindiği gibi hamilelikte koku alma duyusu güçleniyor.
Hamile kadınlar nasıl giyinmeli?
Herkesin bildiği gibi hamileler için en uygunun hamile kıyafetleri giymek olduğu düşünülür. Oysa bazı anneler rahat ve vücutlarına uyumlu olmak kaydıyla günlük kıyafetler içinde de çok rahat ettiklerini söylüyorlar. Bu dönemde eşlerinin dolabını karıştırıp bir kaç gömleğe el koyanlarda yok değil!Aslında en önemli olan kişinin kendisi için en doğru stili bulması ve öyle giyinmesi. Ve tabii bunların içinde kendisini çok çok iyi hissetmesi. Kendine güvenli olan kişiler ne giyerlerse giysinler ve nasıl görünürlerse görünsünler mutlu oluyorlar ve bunu dışarıya yansıtabiliyorlar.
Hamileliğin tatlı sürprizleri
- Hamilelik boyunca saçlar
saç telleri kalınlaşır ve dokuz aylık bu periyod boyunca dökülme hemen hemen hiç olmaz.
- Pek çok hamile kadın son derece sağlıklı görünürler. Bunu hormonların ve hızlanan kan dolaşımının etkisiyle çok güzel bir renk alan ciltlerine borçlular.
- Pek çok erkek eşinin hamile görüntüsüne bayılır.
Hamileyken aklınızdan çıkarmamanız gerekenler
- Unutmayın siz şişman değilsiniz sadece hamilesiniz
- Hamileliğinizi ortaya çıkaran kıyafetler giyebilirsiniz çünkü bu gizlenecek değil övünülecek bir durum.
- Çok yakında dünyaya bir bebek getireceksiniz
pedikür ve güzel iç çamaşırlarıyla mesela!
- Egzersiz yapmayı sakın ihmal etmeyin. Bu hem doğuma yardımcı olacak hem de doğumdan soruda tekrar normal formunuza dönmenizi kolaylaştıracaktır.
Sutyen seçimine dikkat!
Anne adayları
hamileliğin ilk aylarından itibaren göğüslerinde meydana gelecek değişiklikleri göz önünde bulundurarak gerekli desteği sağlayan sutyenlerin kullanımına bu aylardan başlayarak özen göstermeliler. En uygun ve şık sutyeni bulmak alış-veriş işleminin yarısı. Bu nedenle sutyen satın alırken "ölçü" konusunda çok hassas davranmalı ve bu dönem için yengi sutyenler alınmalı.
-
Hamilelik ve Seks
Hamilelikte seks çiftten çifte değişmekle beraber genelde birinci üç ayda azalma
çiftler hamileliğe bedensel ve ruhsal olarak alışmış olduklarından cinsel ilgileriartar.
Doğuma yakın ise ilk zamanlarda olduğundan daha da fazla bir şekilde istek azalır ve nedenleride çok açıktır.Birincisi
korku ve üzüntülerin azalmasına yardımcı olur. Bu da ilişkinin olmasının (yada olmamasının) daha kolay kabul edilebilir ve daha hoşlanılabilir hale gelmesini sağlar.
Herşeyden önce
pek çok bedensel değişiklik istek ve cinsel zevkinizi olumlu veya olumsuz yöndeetkiler. Eğer olumsuz etmenleri bilirseniz ve onlarla birlikte yaşamayı öğrenirseniz cinsel hayatınıza karışmalarını en aza indirebilirsiniz.
Bu olumsuz etkiler şunlardır:
Bulantı ve kusma:Eğer bulantı ve kusmalarınız gece gündüz devam ediyorsa
geçecektir.
Yorgunluk:Bu da dördüncü aya kadar mutlaka geçecektir. Geçinceye kadar
kendinizi gece geç vakitlere kadar romantik olmaya zorlamakyerine; eğer uygunsanız eşinizle gündüz kendinizi daha dinç hissettiğinizde birlikte olun.
Görüntünüzün değişmesi:Hamilelik ilerledikçe kadının görüntüsü ve karnının şişmesi çiftlerden birinin yada ikisininde iştahınıkesebilir. Bunun geçici bir durum olduğunu düşünün ve üstünde fazla durmayın.
Üreme organlarının büyümesi:Hamilelikte hormosal değişikliklere bağlı olarak
kadının bu işi tam olarak yapamadığını düşünmesine ve cinsellikten daha az zevk almasına nedenolabilir. Erkekler içinde bu değişiklikler hazzın artmasınaveya (eğer bu dolgunluk organını çok sıkıp sertleşmenin kaybolmasına sebepoluyorsa) azalmasına neden olabilir.
[Memelerde dolgunluk:Bazı çiftler hamilelik boyunca dolu ve gergin göğüslerden hoşlanabilir.Fakat bir kısmında hamileliğin erken döneminde memelerin ağrılı gerginliğine bağlı olarak ilişki acı verebilir. Kesinlikle duyduğunuz rahatsızlığı eşinizle konuşun.
Vajina salgılarındaki değişiklikler:Bu salgıların miktarı artar ve kıvamı
tadı değişir.Bu artmış yağlanma birleşmeyi daha hoş hale getirebilir.Tam tersi kadının vajinasının sürekli ıslak ve kaygan olması eşinin sertleşmesini engelleyebilir.
Bebeğinize zarar vereceğinizden veya düşük yapmaktan korkmak:Normal bir hamilelikte cinsel birleşme bu etkilerin hiçbirine yol açmayacaktır.Bebek rahim ve amniyon sıvısı içerisinde rahat ve korumalıbir ortamdadır. Ayrıca rahim ağız kısmında oluşan sıvımsı bir tıkaç ile bebek dış ortamdan güvenle korunur.
Orgazmın düşük yada erken doğuma yol açacağından korkmak:Orgazmdan sonra rahimde kasılmalar olmasına karşın
bu kasılmaların normal bir hamilelikte tehlikesiyoktur. Ancak riskli guruptaysanız size orgazm yasaklanabilir.
Bebeğinizin “izliyor” veya “farkında”olmasından korkmak: Orgazm sonrasında rahimdeki kasılmaların sebep olduğu hafif sallantıdan bebeğinizin hoşlandığını düşünün.O
kıvranma ve orgazm sonrası kalp atışlarında hızlanma) yalnızca hormonlara ve rahim hareketlerine bağlı tepkilerdir.
Karı koca arasındaki ilişkinin değişmesi:Çiftler artık yalnızca sevgili veya birbirine aşık karı koca değil
bunuda yeni bir heyecan olarak yatak odalarına taşırlar.
CİNSEL İLİŞKİNİN SINIRLANMASI GEREKEN ZAMAN
Sevişmek bebek bekleyen çiftlere çok şey kazandırdığından keşke bütün çiftler buavantajlardan yararlanabilselerdi. Gerçektende sizin için hem bedensel hem duygusal açıdan iyi yönleri vardır:sizi ve eşinizi birbirinize yakınlaştırır
kasık bölgenizdeki kasların doğum için hazırlanmasına yardımcı olur ve rahatlatır.
Ne yazık ki yüksek riskli hamileliklerde
bunu kesinlikle öğrenin.Eğer hekiminiz sınırlandırmalar getiriyorsa nedenini sorun.
Birleşme aşağıdaki durumlarda muhtemelen kısıtlanacaktır:
• Herhangi bir anda beklenmeyen bir kanama olması
• Daha önceki hamileliğin ilk üç ayında düşük yada düşük tehlikesi geçirmesi
şu anda da düşük tehlikesinin bulunması
• Daha önce ki hamileliğin son 8-12 haftası içerisinde erken doğum
riskli erken doğum deneyiminin olması veya şu anda erken doğum belirtilerinin bulunması
• Su kesesinin yırtılması
• Plasenta Previa (anne ile bebek arasındaki bağlantıyı sağlayan dokunun normal yerleşimi yerine rahim üst kısmına yerleşmesi anl***** gelir) olması.Bu durumda ilişki ile plasenta zamanından önce yerinden ayrılıp
kanamaya yol açarak hem anne hemde bebek sağlığını tehdit edebilir.
• Birden fazla bebek bekleme durumunda son üç ay ilişki yasaklanabilir.
DAHA ÇOK ZEVK ALMAK
Güzel ve sürekli evlilikler gibi güzel ve uzun süreli bir cinsel ilişkide bir gündeoluşmaz. Sabır
anlayış ve sevgiyle gelişirler. Ve bu oluşturduğunuz cinsel ilişkinin şekli hamileliğinizde bedensel ve duygusal değişikliklerden etkilenir.
İşte size cinsel ilşkinizi güzel bir şekilde sürdürebilmeniz için bir kaç tavsiye:
•İlişkiniz ister sık ister seyrek olsun öbür etmenlerden etkilenmesine izin vermeyin.
• Ebeveyn olma duygusunun ilişkiniz üzerinde yaratabileceği gerginliği fark edin ve bu durumun her ikinizinde hissedebileceği cinsel isteğin yoğunluğunu değiştirebileceğinibilin. Her türlü sorunu açıkça konuşun
hiçbir zaman kulak ardı etmeyin.
• Olumlu düşünün: Sevişmek aynı zamanda bedensel olarakta doğuma iyi bir şekildehazırlanmanıza yardımcı olacaktır.
• Beklentileriniz konusunda gerçekçiolun. Bazı kadınlar orgazma ilk kez hamilelikte ulaşmalarına karşın
bir çalışma pek çok kadının hamilelikleri sırasında daha az orgazma ulaştığını saptamıştır.
• Hamilelik sırasında yeni pozisyonlarıdeneyin. Fakat yeni pozisyonların herbirini denerken kendinize zaman tanıyın.Önce hayal edin sonra uyguladığınızda daha kolay olduğunu göreceksiniz.
Hamilelikte cinsel ilişkinizin niteliği ve niceliği eskisi gibi değilsebile
hamilelik sırasında bu değişiklikleri anlamak aranızdaki bağı güçlendirecektir.
[Hamilelikte Cinsellik Olmalı mı?
Gebelikte cinsellikle ilgili bilgiler
etik ve etnik kurallara dayanıyor. Bu tabular yüzünden hastalar cinsellik ile ilgili konuları hekimleri ile paylaşmaktan kaçınıyorlar. Oysa gebelikte cinsellik tabu değil!
Cinsellik hamilelikten ne şekilde etkilenir?
Cinsellik ile ilgili yanlış bilgiler
bebeğe zarar verme korkusu cinselliği köreltmektedir. Hamileliğe uyum sağlama aşamasında cinselliğin yaşanamaması çiftler arasında soğukluğa neden olmaktadır ve böylece hayatın her döneminde önem taşıyan cinsellik gebelik nedeniyle olumsuz etkilenmektedir. Sonuç olarak aile birliği bu durumdan etkilenir ve yapılan istatistiklerde %17 oranında erkeğin evlilik dışı cinsel ilişkiye girdiği saptanmıştır.
Normal seyreden
hamilelik açısından olumlu bir faktör sayılmaktadır.
Gebelik sürecinde cinsellikle oluşan fizyolojik değişikler nelerdir?Gebelik sürecinde cinsellikle oluşan fizyolojik değişikler nelerdir? Gebelik sırasında pelvik organlar ve dış genital organlarda bazı değişiklikler oluşmaktadır. Cinsel istek ve yanıtta değişimler ise bu organlardaki damarlarda oluşan kan dolaşımının artışındandır. Gebelikte pelvik ve genital organların kanlanmasında fizyolojik olarak artış olmaktadır. Gebeliğin hormonal dengesi ve buna bağlı fizyolojik değişimler
fizyolojik ve eşi ile olan ilişkisine bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Gebelik haftasına bağlı olarak cinsellik duygusunda azalma veya artış olur. Orgazm sırasında ve orgazm sonrası uterusta kasılmalar başlar. Gebelikte bu uterus kasılmaları daha güçlü ve orgazmı tekrarlayıcı şekilde olur.
Cinsellik gebelikten nasıl etkilenir?
Güzellik
cinsel istek ve arzuyu köreltir.
Baba adaylarında cinsel istek açısından ne gibi değişiklikler olur?
Babalık duygusu bazen babaya ikilem yaşatmaktadır. Eşine yüklediği annelik misyonu
utanç ve günah duymaya başlar.
Cinsel ilişki gebeliği nasıl etkiler?
Gebelik döneminde cinsel yaşam ile ilgili sorunlar
kendi kendini tatmin etme yöntemi (mastürbasyon) bazı kadınlarda seksüel tercihtir. Daha önce bu şekilde cinsel tatmine ulaşan hastalar gebelik döneminde az da olsa mastürbasyonu cinsel tatmin yolu olarak seçebilirler. Normal seyreden gebelikte bu gibi cinsel ilişki dışı davranışların düşük riskini artırmadığı bilinmektedir.
Riskli gebeliklerde cinselliğin etkileri nelerdir?
Cinsel ilişkinin riskli gebelerde bazı komplikasyonlara yol açtığı bilinmektedir. Bunlardan birincisi kadın cinsel organında cinsel birleşme nedeniyle yaşanan mekanik travmalar
su kesesinin açılması gibi durumlarda cinsel ilişki sakıncalı görülmektedir.
Ejekülasyon veya meni
cinsel ilişki ile birlikte veya cinsel ilişki olmadan rahim kasılmalarına ve rahim içi basıncın artmasına neden olmaktadır. Meme ucunun uyarılması veya orgazm sırasında hipofizden bir miktar oksitosin salınması bilinmektedir. Bazı yazarlar orgazmın riskli gebelerde erken doğuma neden olabileceğini düşünmektedirler. Cinsel ilişki sırasında meme uyarısı rahim kasılmalarına neden olmaktadır. Bazı riskli gebelerde bu durumlarda bebeğin kalp atışlarında azalma olduğu tespit edilmiştir.
[Cinsel yaşam; gebelik ayına veya haftasına göre riski arttırır mı?
İlk trimesterde veya erken gebelik haftalarında ilişki sonrası karın ve kasık ağrısı vajinal kanama ile birlikte düşüğe neden olabilmektedir. Ancak gebeliğin ilk aylarda sonlanmasının nedenleri daha çok bebeğin genetik bozuklukları
kabızlık ve sık idrara çıkma gibi şikayetleri yüzünden cinsel arzuda azalma olduğunu göstermektedir.
Gebeliğin ikinci trimesterinde kanama
daha önceki gebeliklerde erken doğum veya suyun erken gelmesi ve psikolojik kuruntular yaşayan hastalarda cinsel ilişkiyi yasaklamak gerekmektedir. Çoğul gebeliklerde cinsel ilişki riskli sayılır ve hekim tarafından yasaklanabilir.
Üçüncü trimesterde uterus ve karnın büyümesi
bacaklardaki kasılmalar ve omurgalardaki gebeliğe bağlı postürel değişiklikler cinsel ilişki kurulmasında bazı fiziksel problemler yaratmaktadır. Artan yorgunluk ve sırt ağrısı kişiyi cinsel ilişkiden uzaklaştırabilir. Hekimler tarafından anne ve bebeğe zarar vermeyecek rahat hareket edebilecek ve cinsel ilişkiyi kolaylaştıracak pozisyonları hastalara önerilebilirler.
Hamilelikte ilk 3 ay seks isteğinde azalma olduğu inancı doğru mudur
Gebe kadınlar üzerine yapılan araştırmalarda anne adaylarının gebeliğin ilk 3 ayında farklı derecede cinsel arzu gösterdikleri tespit edilmiş
yani şişlikler olmakta ve dolayısıyla kadının canı yanmakta ve cinsel istek azalmaktadır.
3. aydan sonra cinsel istek artar mı?
Gebeliğin 3. - 6. ayları arasında hemen hemen bütün gebelerde cinsel istek ve dürtülerde genel olarak bir artma görülür. Bu aylarda bu cinsel istek ve dürtüler nedeniyle kadının cinsel yaşamı daha hareketlenmekte ve cinsel birleşme sayısında da artma gözlenmektedir. Kadının seks yaşamında görülen diğer önemli bir gelişme ise bu aylarda kadınların daha fazla
yani doyuma ulaşmalarıdır.
[Gebeliğin son devrinde durum nedir?
Yapılan çeşitli istatistiklerde elde edilen sonuç; gebeliğin son 3 ayında gebelerin cinsel isteklerinde belirgin bir azalma olmasıdır. Yine bu dönemde görülen bazı komplikasyonlar sonucu tıbbi açıdan doğabilecek sakıncaları önlemek amacıyla bazı çiftlere cinsel ilişkide bulunmaları tıbbi yönden yasaklanır. Bu nedenle özellikle doğum tarihi yaklaştıkça cinsel birleşme sayısında azalma olur. Kadının doğum yaklaştıkça ağırlaşması ve kendini yorgun hissetmesi de cinsel ilişkiden uzak durmasının nedenlerindendir.
Gebelikte orgazm erken doğuma neden olur mu?
Gebeliğin özellikle son 3 ayında orgazm
bazı vakalarda ise erken doğuma neden olmaktadır. Masturbasyon sonucu gelişen bir orgazmda yani cinsel ilişki dışındaki bir orgazmda dölyatağı daha şiddetli bir şekilde kasılmaktadır. Bu kasılmalar doğum sancısına dönüşebilmektedir.
Doğuma yakın cinsel birleşme zararlı mıdır?
Pekçok anne adayı doğum tarihine yakın günlerde cinsel birleşmenin bebeği için zararlı olup olmayacağını bilmek istemektedir.
Gebelik sırasında dölyolu akıntısı fizyolojik olarak artmaktadır. Son haftalarda ise bu akıntı daha da artar. Bilinen diğer bir gerçek ise iltihabi akıntıların ve dölyolunun mantar enfeksiyonlarının artması ile cinsel ilişki sayısı arasındaki orantıdır. Bu iltihaplar aslında her zaman görülebilir ve tedavileri kolaydır. Özellikle mantar enfeksiyonlarında mutlaka hastanın eşinin de aynı zamanda tedavi olması şarttır. Sadece kadını tedavi etmenin bir faydası olmayacaktır. Bu tür akıntı ve mantar enfeksiyonu tedavisi sırasında cinsel birleşmeden kaçınılmalı veya prezervatif kullanılmalıdır. Sağlıklı seyreden gebeliklerde
son haftalarda cinsel birleşmedan kaçınmak gerekir.
Cinsel birleşmeye hangi durumlarda izin verilememektedir?
Gebelik süresince kadının cinsel yaşamında çeşitli değişiklikler izlenmektedir. Sağlıklı olan bir kadının gebelikle ilgili tıbbi bir sorunu ortaya çıkmadığı müddetçe cinsel ilişki sayısında herhangi bir kısıtlama yapmasına gerek yoktur.
Cinsel ilişkiden sonra kasıklarda ağrı veya cinsel birleşmeden sonra dölyatağından kanamanın saptanması hallerinde hekimin klinik bulgu ve önerisine göre cinsel ilişkiden kaçınmak gerekir. Eğer hastada "düşük tehdidi" denen klinik tablo saptanmışsa
hastanın dölyatağının kasılmalarına neden olan orgazmdan kaçınması gerekmektedir. Bu genellikle gebeliğin ilk 3 ayında görülen bir durumdur.
Gebelikte cinsel birleşme ve uyarımların yasaklandığı diğer bir neden ise gebelikte görülen kanamalardır. Bu gibi durumlarda gerekli tıbbi yöntemlerin uygulanmasında veya hastanın takibi süresince cinsel birleşme ve uyarı yasaklanır.
Hamilelikte Cinselliği Yeniden Keşfedin
Annelik içgüdüsünün ne demek olduğunu biliyoruz. Ancak
baba adayları için de geçerli. Ebeveyn olma duygusunun ilişkiniz üzerinde yarattığı baskı sebebiyle cinsel birliktelikten kaçınmanız normal. Bu durumu karşılıklı konuşarak halletmeye çalışın. Hamilelikte cinselliğin olumlu taraflarını da bir hayal etmeyi deneyin. Düşünsenize artık yalnızca karı - koca değil aynı zamanda anne ve baba olmaya adaysınız. İlişkinizin bu yeni boyutunu keşfedip bunu yeni bir heyecan olarak yatak odasına taşımaya ne dersiniz? Üstelik hamilelikte düzenli seks yaşantısı sizi doğuma daha iyi bir şekilde hazırlıyor!
Cinsel arzum niçin kayboldu?
"Bir bebeğimiz olacak
eşlerin hamilelik döneminde birbirlerine yakınlaşmalarının ya da birbirlerinden uzaklaşmalarının; kadının ve erkeğin tecrübeleriyle ilgili olduğunu düşünüyor. Eşlerin cinselliğe olumsuz yaklaşmalarının nedenleri arasında şunlar sıralanıyor:
Değişimin yarattığı korku: Değişimlerden korkan bir kadın
anne rolünün altından kalkamayacağını düşünen ve güzelliğini kaybettiğine inanan kadınlar hamilelik dönemini stres içinde geçiriyor. Bu durum da cinsel arzularını kaybetmelerine yol açıyor.
Cinsellik ve anneliğin bağdaşmaması: İnanmayacaksınız belki ama bu söylediğimiz erkeklerin takıntısı! Nasıl mı? Bazı erkekler kadın ve anne arasındaki bağlantıyı kurmakta zorluk çekiyor. Bu da erkeklerin eşlerinden cinsel anlamda uzaklaşmalarına sebep oluyor. Cinsellik ve annelik birçok erkek için birbirinden taban tabana zıt iki kavram. Bu arada hanımlar sakın telaşa kapılmayın
bu durum en geç doğumdan sonra ortadan kalkıyor!
Görüntünün değişimi:Bu söylediğimiz hem erkek hem de kadın için geçerli. Erkekler eşlerinin bu yeni durumuna alışmakta zorluk çekiyor ve klasik kuralı uyguluyor. Erkekliğin 10'da 9'u kaçmaktır! Anlayacağınız eşi ile kendisi arasına mesafe koyuyor. Eh
kadınların da erkeklerden bir farkı yok aslında. Onlar da gittikçe büyüyen karınlarının eşlerine çekici gelmeyeceğini düşünerek kendilerini geri çekiyor.
-
Anne Karnında 40 Hafta (33. Hafta)
Gözde pupilla ışık refleksi bu haftada oluşur. Bu haftada artık bebeğinizin rengi kırmızıdan pembeye döner
bu nedenle doktorunuz muayeneleriniz sırasında ultrason ile bu sıvının da miktarını kontrol edecektir. Bu hafta bebeğiniz yaklaşık 2000 gram gelir.
Anne Karnında 40 Hafta (34. Hafta)
Bu hafta doğan bebeklerin çoğu prematüre bebek bakımı ile yaşatılmaktadır. Bebeğin beyin dokusu hızlı gelişimini sürdürmektedir ve her gün yeni bir işlev kazanmaktadır. Yağ depoları gelişimlerini sürdürmektedirler. Bebeğiniz erkekse testisleri(yumurtalıkları) karın boşluğu içindeki yerlerinden artık skrotuma inmişlerdir.Eğer inmemişse bu doğumdan sonra anne veya doktor tarafından bebeğin skrotumu ellendiğinde farkedilmeli ve gereken yapılmalıdır. Bu hafta bebeğiniz yaklaşık 2200 gram ağırlığındadır.
Anne Karnında 40 Hafta (35. Hafta)
Bebek artık uyurken gözlerini kapamasını ve uyanıkkende açmasını öğrenmiştir.Ayrıca ışığı farkedip nereden geldiğini anlayabilir. Baş ve vücut oranı artık iyice oturmuş ve yenidoğan bir bebeğin halini almıştır. Bebek şimdiye kadar çeşitli enfeksiyon etkenlerine karşı anneden kendisine gelen antikorlar ile mücadele ediyordu. Artık bebeğin bağışıklık sistemi gelişmiş ve kendi antikorlarını (mikroplarla savaşan hücreler) üretmektedir. Bu bebek doğduktan sonra dış ortamda mikroplarla mücadele edebilmesi açısından önemlidir. Bu hafta bebeğiniz yaklaşık 2500 gram ağırlığındadır.
Anne Karnında 40 Hafta (36. Hafta)
Bebeğinizin başı leğen kemiği boşluğuna doru doğuma uygun bir şekilde inmeye başlamıştır. Bebeğin elleri
parmakları daha da tombullaşmıştır ancak tırnakları henüz yumuşaktır.
Erkek bebeklerde testisler normal yerlerine inmiş olmalıdırlar. Bu hafta bebeğiniz yaklaşık 2700 gram ağırlığındadır.
Anne Karnında 40 Hafta (37. Hafta)
Bu haftada bebeğinizin başının ve karın çevresinin ölçümleri eşittir.Ama bundan sonra karnının büyümesi daha hızlanacak ve başın çevresini geçecektir. Doğum yaklaştıkça bebeğin genel olarak büyümesi yavaşlar.Bebek son haftalarda her gün ortalama 15 gram yağ depolar vücuduna . Genel olarak erkek bebekler kızlara göre daha uzun ve ağır olurlar. Bu hafta bebeğinizin ağırlığı ortalama 2800 gramdır.
Anne Karnında 40 Hafta (38. Hafta)
Bebeğinizin derisi mavi pembe renktedir ve gitgide daha tombul bir hal almaktadır.Bebeğinizin uzayan tırnakları bazen kendini tırmalayacak kadar keskin olabilir. Bebeğinizin bu haftaki ağırlığı yaklaşık 3000 gram olacaktır.
Anne Karnında 40 Hafta (39. Hafta)
Bebeğiniz ve siz artık heran doğuma hazırsınız. Bebeğin yağ depoları tamamlanmıştır ve vücudundaki lanugo tüyleri dökülmektedir. Bebeğin vücudunu saran verniks denen yağlı maddede tüm deride olabileceği gibi yalnız derinin kıvrımlarında da kalmış olabilir. Bebeğiniz bu hafta ortalama 3200 gram civarındadır.
Anne Karnında 40 Hafta (40. Hafta)
Bebeğiniz heran doğabilir.Vücudundaki lanugo tüylerin çoğu dökülmüştür.Yalnız omuzlarında
kol ve bacaklarda biraz kalmış olabilir. Bebeğinizin ilk dışkısına mekonyum denir.Bu koyu renkli madde doğumdan sonraki ilk bağırsak hareketi ile atılacaktır. Bazı durumlarda bebek bu mekonyumu anne karnındaykende çıkarabilir ve amniyon sıvısı mekonyuma bulanabilir. Bu doktorun dikkatli olması gereken bir durumdur.Doğuma artık hazır olan bebeğiniz bu hafta 3200-3500 gram arasında gelecektir.
-
ANNENİN 9 AYLIK YAŞAMI
Annenin 9 Aylık Yaşamı (1 Ay)
Gebeliğiniz doğrulandıktan sonra
ilk ve en kapsamlı doktor muayeneniz bu ilk ayda yapılacaktır.İlk muayenede hekiminiz şunları kontrol etmek isteyecektir:
• Yaşamakta olduğunuz hamilelik belirtileri
• Son adet kanamanızın tarihi
• Rahim ve rahim ağzı muayenesi
• Ayrıntılı özgeçmiş
• Bedensel muayene
• Labratuvar incelemeleri
Birinci ayın sonunda bebeğiniz yaklaşık bir elma çekirdeği büyüklüğündedir(6 mm).Henüz kilonuzda bir değişiklik görülmeyecektir. İlk ayınızda en sık hissedeceğiniz belirtiler:
• Sık idrara çıkma
• Yorgunluk
• Kusma ile birlikte veya kusmasız bulantı
• Tükrük salgısında artış
• Mide şikayetleri
• Yiyeceklere aşırı istek
• Göğüslerde dolgunluk şişkinlik duyarlılık hissi
Annenin 9 Aylık Yaşamı (2 Ay)
2.ci ayın sonunda bebeğiniz insan görünümüne daha çok bürünür.Bu ayın sonunda yaklaşık bir çilek büyüklüğündedir (2.5cm). Üçte biri baştır ve ağırlığı 10 gramdır. Halen hamile olduğunuzu hissetmeyebilirsiniz. Bu ayda belirgin bir kilo artışı olmaz. Bu ayda aşağıdaki belirtilerin tamamını yada bir kaçını yaşayabilirsiniz.Bazıları bir önceki aydan devam ediyor olabilir
bazıları ise yeni başlamıştır. Bu belirtiler:
•Yorgunluk
uykusuzluk
• Kusma ve bulantı
• Sık idrar yapma
• Kabızlık
• Mide de yanma
sindirim güçlüğü
• Yemeklerden tiksinme yada aşırı yemek yeme
• Memelerdeki değişiklikler; şişkinlik
meme ucunda ki koyu renkli alanın daha da koyulaşması
• Arada bir baş ağrısı
fenalaşma hissi
• Elbiselerin bel ve göğüs kısmından dar gelmeye başlaması ve karın şişliği; rahim büyümesinden çok bağırsak gerginliğine
bağlı
• Sinirlilik
ağlama hissi
Annenin 9 Aylık Yaşamı (3 Ay)
Bu ayda bebeğin başı vücuduna oranla oldukça büyük
kol ve bacakları ise henüz kısadır. Bebeğiniz artık 6-7 cm boyunda ve 15
gr ağırlığındadır.Bu ayda gebeliğin başlangıcında hissettiğiniz rahatsızlıkların gitgide azaldığını göreceksiniz.
Neler oluyor:
• Gebeliğin başlangıcında görülen bulantı ve kusmalar bu haftadan başlayarak hafifleyecektir
• Sık idrara çıkma isteğinde gebeliğin ilk haftalarına göre bir azalma olduğunu fark edeceksiniz.
• Hamilelikte bağırsak hareketleri yavaşladığı için kabızlık görülebilir.
• Vücudunuzdaki kan miktarı hamilelikte artar; bunun sonucu olarak akciğerler
kalp ve böbrekler daha çok çalışır; karın bölgesi ve bacaklara olan kan desteğinin artması ile toplardamarlar daha görünür hale gelir.
• Ara sıra baş ağrısı ve baş dönmesi
fenalaşma hissi yaşayabilirsiniz.
• Hormon değişikliklerinden dolayı aşırı duygusal olabilir
küçük şeylere üzülebilirsiniz.
• Yemeklerden iğrenme veya aşerme bu aylarda sık rastlanan belirtilerdir.
• Yorgunluk
mide şikayetleri bu ayda da devam edebilir.
• Memelerde duyarlılık hissi ve ağırlık artar.
• Vücudunuzun görünümü henüz pek değişmemiştir.
Ne yapmalı:
• Yediklerinizin taze ve bol çeşitli olmasına özen gösterin.
• Kabızlığa karşı bol su için ve lifli besinler yiyin.
• Düzenli olarak doğum öncesi jimnastiği uygulamalısınız.ayrıca olağanız varsa bol bol yüzün. Bu sırt ve bel kaslarınızı kuvvetlendirecek ve hamileliğiniz ilerledikçe daha az ağrı çekmenizi sağlayacaktır.Ara sıra olan baş ağrıları
İlk Üç Aydaki Kilo Artışı:
Aşırı kusmanız yoksa 1
tüm hamilelikte alınan kilonun %10’unu oluşturur.
Annenin 9 Aylık Yaşamı (4 Ay)
Artık hamileliğinizin ikinci üç ayına giriyorsunuz. Bundan sonra hamile olduğunuz dışardanda belli olacaktır.Bebeğinizin tüm organları oluşmuştur.14.ü haftadan beri plasentadan beslenmektedir.Bundan sonraki haftalarda daha da gelişecek bağımsız bir yaşama hazırlanacaktır.
Neler oluyor:
• Bu ayda hamilelik ile ilgili heyecan ve sevinciniz artar.
• Bebek büyüdükçe iştahınız artar.
• İdrar sıklığı artık azalacaktır.
• Bulantı ve kusmanız azalacak yada bitecektir(çok az kadında ise bu dönemde başlayabilir)
• Mide ekşimesi
şişkinlik şikayetleriniz devam edebilir.
• Özellikle oturur yada yatarken aniden ayağa kalkmak gibi ani durum değişikliklerinde baygınlık hissi ve baş dönmesi olabilir.
• Burun içi dokusunda şişme (gripte olduğu gibi)
dişeti kanamaları olabilir.
• Ayak bileklerinde
ayaklarda ve bazen de yüz ve ellerde şişme olabilir.
• Bu ayın sonuna doğru bebek hareketleri başlar.
• Cildinizin renginde koyulaşma olabilir; bu
meme uçları çevresindeki ciltte daha belirgindir. Karnınızın üstünde koyu bir çizgi görülebilir. Doğumdan kısa süre sonra bu çizgi kaybolur.
Ne yapmalı:
• Normal giysileriniz artık dar gelmeye başlayabilir
fakat hamile kıyafetleri için henüz erkendir.bol ve rahat giyecekleri tercih etmelisiniz.
• Doğum öncesi kontrollerin ikincisini yaptırma vakti gelmiştir.Doktor bu haftada ultrason yapılmasını ve kan tahlili isteyecektir.Bu testte kandaki AFP düzeyi ölçülerek bebekle ilgili bazı riskler aranır.Risk varsa bebeğin içinde bulunduğu sıvıdan biraz alınarak incelenir. Bu işleme amniyosentez denir.
• İştahınız arttığı için canınızın istediği her şeyi yemeniz gerekmez;sağlıklı beslenmeye özen göstermeli ve kilonuzu korumalısınız.
• Doktorunuz salık vermişse ve bulantınızda yok ise demir ve vitamin haplarına başlayabilirsiniz. Bunları tok karnına almalısınız.
Annenin 9 Aylık Yaşamı (5 Ay)
COLOR="RoyalBlue"]Annenin 9 Aylık Yaşamı (6 Ay)[/COLOR]
Altıncı ay genellikle hamileliğin en iyi dönemidir. Bu dönemde kendinizi daha iyi ve zinde hissedersiniz.Şimdiye dek hızlı kilo almadıysanız bu ay içinde epey kilo alabilirsiniz.
Neler oluyor:
• Bebek hareketleri daha belirgin hale gelir.
• Beyaz vajinal akıntı devam eder.
• Kabızlık ve mide şikayetleri devam edebilir.
• Ayak
el ve yüzde su tutulmasına bağlı şişlik artabilir.
• Karında gerginliğe bağlı kaşıntı görülebilir.
• Vücudunuzun üst bölümündeki fazla kilolar hamilelikte su tutulmasına bağlıdır
kalıcı değildir.
• Sıcağa karşı daha duyarlı olabilir
buna bağlı olarak da daha çok terleyebilirsiniz. Bol su içmeli doğal olmayan içeceklerden uzak durmalısınız.
• Meme uçlarınızın çevresindeki koyu bölge daha da belirginleşir.
Ne yapmalı:
• Her fırsatta ayaklarınızı yükseğe koyarak dinlendirin.
• Kendinizi fazla yormadan düzenli hareket ve yürüyüş yapmalısınız.Gevşeme ve soluk alıp verme egzersizleri özellikle yararlıdır.
İkinci Üç Aydaki Kilo Artışı:
Toplam 5-7 kilo arasındadır. Bu tüm hamilelikte alınan kilonun %50 - %60'ıdır
Annenin 9 Aylık Yaşamı (7 Ay)
Artık hamileliğinizin sona ermesine yalnızca üç ay kaldı.Kendinizi iyice irileşmiş ve belkide hantal hissedebilirsiniz.Tüm organları oluşan bebeğiniz son haftalara doğru yağ depolamaya başlar. Oldukça hareketlidir.Bu haftalarda doğarsa özel bakım ile yaşama şansı bile vardır.
Neler oluyor:
• Bebeğin hareketlerinde artış ve güçlenme hissedeceksiniz.
• Mide yanması
sindirim güçlüğü ve kramplar gibi gebelikte sık görünen yakınmalar devam eder.
• Bebeğin yaptığı baskı nedeni ile nefes darlığı çekebilirsiniz.
• Karnınızda kırmızı renkli çatlaklar oluşabilir.
• Bacak krampları ve sırt ağrısı sizi rahatsız eder.sırt ağrılarını azaltmak amaçlı her zaman dik durmanın ve yüzmenin çok faydası vardır.
• Yalancı doğum ağrıları denen rahmin kısa süreli ve düzensiz kasılmaları olabilir
ancak bunlar genellikle ağrı uyandırmazlar.
• Doğumla yada bebekle ilgili
sizi ürküten garip rüyalar görebilirsiniz.Bu gayet normaldir. Nedeni yatakta rahat edememeniz veya bebek hareketleri olabilir.
• Memelerdeki damarlar daha belirgin hale gelir ve kolosturum akmaya devam edebilir.
Ne yapmalı:
• Gün boyunca her fırsatta dinlenin.Akşamları da erken yatmaya çalışın.
• Artık doktor kontrollerine iki haftada bir gitmeniz gerekir.
Annenin 9 Aylık Yaşamı (8 Ay)
Olabildiğince dinlenmeli
gün ortasında bir süre uzanıp yatmalısınız.Kendinizi hantal ve ağır hissedebilirsiniz.Bu durum moralinizi bozmamalı. Doğum öncesi kurslara başlamadıysanız şimdi tam zamanıdır. Bu haftada bebek artık bütünü ile orantılı bir vücuda sahiptir.Cildin altında yağ depolanır ve
bebek tombul bir hal alır.
Neler oluyor:
• Bebeğiniz büyüdükçe iç organlarınıza bası yaparak solunum güçlüğü yada sık idrara çıkma gibi yakınmalara sebep olabilir.Ayrıca gülerken veya öksürürken idrar kaçırabilirsiniz.
• Eskisi gibi rahat uyuyamıyor olabilirsiniz.
• Göbek çukurunuz düzleşir
hatta hafif dışarı çıkabilir.Bu doğumdan sonra düzelecektir.
• Giderek kıvamı koyulaşan beyazımsı vajina akıntısı olabilir.
• Midede yanma
kabızlık şikayetleriniz devam der.
• Burunda tıkanıklık
burun ve dişeti kanamaları devam edebilir.
• Göğüslerden sızıntı şeklinde veya daha bol ağız(kolosturum)gelmeye devam eder.
• Kalça ve leğen kemiğinizin çevresindeki eklemleriniz doğuma hazırlık olarak genişler
bu nedenle karın ve bacaklarda hafif rahatsızlık duymanız doğaldır.
• Bu ayın sonuna doğru kilo artış hızınız biraz kesilir;ancak bebeğiniz gelişimini sürdürür.Kilo artışınız çok fazla ise (toplam ortalama 11 kg
olmalı) karbonhidrat ve sütlü içecekleri azaltabilirsiniz.
Ne yapmalı:
• Günde bir iki saat bacaklarınızı yükseğe koyarak dinlendirin.
• Uyumakta güçlük çekiyorsanız
yatağa girmeden önce gevşeme teknikleri uygulayın. Bacaklarınızdan birini karnınıza doğru çekip minderlerle destekleyerek yan yatmanız yararlı olabilir.
Annenin 9 Aylık Yaşamı (9 Ay)
Çalışıyorsanız artık doğum iznine çıkmış
hem de doğum olayını ve anne olmanın getireceği sorumlulukları düşünüp kaygı duyuyor olabilirsiniz. Bebek tüm rahmi doldurduğu için artık yer değiştiremez ama tekme atmaya devam eder.
Neler oluyor:
• Bebek hareketleri azalır çünkü hareket alanı daralmıştır.
• Vajinal akıntı koyulaşır ve daha fazla sümüksü yapıdadır.Cinsel ilişki veya muayene sırasında kanlı
kahverengi veya pembe olabilir.
• Uyku sırasında bacak krampları
sırt ağrısında ve ağırlık hissinde artış olabilir.
• Bebeğin başının leğen kemiği boşluğuna girmesi ile mide yanması
sindirim ve solunum güçlüğü gibi yakınmalar azalır.
• İdrar torbanız bebeğin başının altında olduğu için daha sık idrara çıkmak isteyebilirsiniz.
• Daha sık ve daha şiddetli rahim kasılmaları hissedebilirsiniz.
• Az uyku ve bebeğin daha da ağırlaşması nedeni ile kendinizi yorgun hissedebilirsiniz.
• Kilo artışınız yavaşlamıştır ve bu ayda durur.Eğer toplam 13 kilodan az aldıysanız doğumdan sonra normal kilonuza dönmeniz kolay olacaktır. 38.ci haftadan sonra biraz kilo kaybedebilirsiniz. Bu bebeğin bütünü ile olgunlaştığını ve 10 gün içinde doğumun gerçekleşeceğini gösterir.
Ne yapmalı:
• Doğum öncesi kontrollere artık haftada bir gitmelisiniz
• Büyüyen karnınız vücudunuzdaki ağırlık dağılımını ve dengenizi bozabilir;duruş biçiminize önem verin ve dik durun.
Artık doğumla ilgili bilgileri almalı ve hastane hazırlıklarını yapmalısınız.
CENİN'İN GÜNCESİ
Cenin´in Güncesi (1 Ay)
Ben çok küçük
kayıyorum yardım edin bana aaaaaahhhhhh .
Burası da neresi böyle! Benden başka kimse yok
bu sıvıda hem yüzebiliyor hem de besleniyorum.
Cenin´in Güncesi (2 Ay)
Burada yaşımı hafta diye bir şeyle ölçüyorum ve şimdi tam beş hafta yaşındayım. O yaramaz spermler bana çarptıktan sonra dengem bozuldu
pankreasım gibi iç organlarımı burada çizeceklermiş. Ne karışık işler bunlar……
6 hafta yaşındayım ve boyum uzadı
görüşürüz…
7 hafta yaşına girdim biliyor musun? Artık ben öteki dünyadakilere daha çok benziyorum
korkuyorum…
8 hafta yaşına girdim ve artık benim adım “fetus”
ve bunların adı “tırnak” dediler. Sonra bir de ağzıma diş etlerinin altında diş taslakları
çizdiler. Bunlar çok işine yarayacak deyip kıkır kıkır güldüler. Onlar çok tuhaflar.
Cenin´in Güncesi (3 Ay)
9 hafta yaşındayım bugün yine küçük ressamlar geldi
o ne demek bilmiyorum ama doktor bunu yapması gerektiğini söyledi. Şu günlerde küçük ressamlardan sonra en çok doktoru görüyorum aslında duyuyorum demek istedim.
10 hafta yaşındayım ve kendimi bir portakal kadar büyük hissedeceğimi söylemişlerdi ama portakalın ne olduğunu bilmiyorum ki…doktorun dediğine göre anne hamile olduğu için kolay sinirlenebilir
boş ver anneninki gibi yeşil olacak zaten dedi. O zaman neden bana soruyor ukala…
12 hafta yaşındayım ve artık iç kulağım
yani çiş yapıyorum.
Cenin´in Güncesi (4 Ay)
13 hafta yaşındayım ve artık bir şeftali kadarmışım
ben büyüdükçe beni tutan bağlar geriliyormuş ve ağrı yapıyormuş.
14 hafta yaşındayım artık annenin bulantıları yok
tabi gözlerimde …
15 hafta yaşındayım çok güzel kulaklarım var
biliyoruz ne olacak yani…
16 hafta yaşındayım ve annenin sesini duydum beni okşuyor ne kadar çok sevdiğini söylüyordu. Birden kalbim çok hızlı atmaya başladı
onlar için hareket edeceğim.
Cenin´in Güncesi (5 Ay)
17 hafta yaşındayım; anneciğim kendini görebildiği ayna denen bir şeye bakıyor
benim sağlıklı olup olmadığıma bakacakmış.
18 hafta yaşındayım; anneciğim geceleri uyuyamıyor
o çok gereksiz bir şey…
19 hafta yaşımdayım; anneciğimle babacığım doktorda bir alete bakıp benim hareketlerimi seyrettiler. Ama ben büyüdüğüm için anneciğimin beli ağrıyormuş
biraz daha bu suyun içinde kalırsam buruş buruş olacakmışım.
20 hafta yaşıma girdiğimde beni şaşırtan başımın üzerinde çıkan saçlar oldu
iyi besleniyor.
Cenin´in Güncesi (6 Ay)
21 hafta yaşındayım; bir keresinde ben çok yaramazlık yapıyordum sonra tanımadığım bazı sesler duydum
sadece 400gram oldum.
22 hafta yaşındayım ; Ben bir muz kadarmışım
böylece ağrılarım geçiyor.
23 hafta yaşındayım kocaman oldum ama annem hala şikayet ediyor ne zaman büyüyecekmişim
sonra neden tekmeliyormuşum. Tekmelerim işte….
24 hafta yaşımdayım artık çok hareket edince terliyorum ve hasta olduğum içinde öksürüyorum
düzenli olarak onu görmeye gidiyoruz. Şimdi de anneciğimin şeker tarama testi olması gerekiyormuş.
25 hafta yaşındayım; anneciğime kramp denen bir şey gelip ağrı yapıyormuş o da ağlıyor
bu
görüntülerin arasını bilgisayar kendi dolduruyor
bana benzeyen bir görüntü ortaya çıkarıyorlarmış. Ama doktorumuz bunu bize söylemişti çok önemli bir şey değilmiş. Babacığım beni görmek için sabırsızlanıyor herhalde.
Cenin'in Güncesi (7 Ay)
26 hafta yaşındayım; artık 750 gramım cildimin altında yağ birikiyormuş. Kollarımı ve bacaklarımı çok hareket ettirdiğim için anneciğim çok kızgındı
beynimdeki görme ve işitme dalgaları tam anlamıyla faal olmadan nasıl gelirim.
27 hafta yaşındayım; kalbim çok hızlı atıyor. ( 120-160/dak.)
onu daha çok merak etmeye başladım.
28 hafta yaşındayım ama cildim hala buruşuk ve pembe
kirpiklerimi çizmeyi bitirdiler. Annem ile babam bir kitaptan boyumun 37 cm ve kilomun 1 kg. olduğunu söylediler bana. Onları duyduğumu öğrendiklerinden beri benimle konuşuyorlar.
29 hafta yaşındayım 1
tat alabiliyorum ve bir de seni üzdüğüm için üzülüyorum anneciğim.
30 hafta yaşındayım; bu günlerde anneciğim hep sol tarafına yatıyor böylece organlarına kan gidişi ve kan dönüşünün en az şekilde engellenmesini sağlıyormuş. Bu şekilde uyumakta zorlanınca karnının altına veya bacaklarının altına yastık koyuyor. Mide yanması olmaması içinde vücudunun üst kısmını alt kısmına göre hafifçe yukarıda tutuyor. Lanugo tüylerim kaybolmaya başladı
5 kilo oldum artık. Biliyor musunuz kemik iliğim kan yapabiliyor artık…
Cenin´in Güncesi (8 Ay)
31 hafta yaşındayım; akciğerlerim olgunlaşıyormuş
beyin dokum gelişimini hala sürdürüyor.
32 hafta yaşındayım
mutluluklarının görünen bütün olumsuzluklara rağmen daha fazla olduğunu da söyledi.”
33 hafta yaşındayım; babacığım annemin ayaklarına masaj yapıyor
daha açık pembe…Çok düşündüğüm için başımda epey büyüdü.
34 hafta yaşındayım; havalar çok sıcak olduğu için anneciğimin yüzü
ve belli aralıklarla kırpmasını öğrendim.
35 hafta yaşındayım; Ben yakında öteki dünyada olacağım
bunlar benim enfeksiyonlarla mücadele etmeme yardımcı olacak.
Cenin´in Güncesi (9 Ay)
36 hafta yaşındayım
sevmedim bunu ben bekleyeceğim.
37 hafta yaşındayım; annem artık çok kilo almıyor
8 kg oldum odaya da sığmayabilirim çünkü.
38 hafta yaşındayım; daha önce şeklimi değiştirdiğim iyi oldu
bunu doğumdan sonra bir gün içinde dışarı atabilirmişim. Ben ne kadar çok şey biliyorum böyle. Ressamların bana veda ederken her şeyi anlatmaları iyi oldu.
39 hafta yaşındayım; Annemin kasılmaları daha kuvvetli
bu ikimiz içinde daha sağlıklıymış. Ne demekse!
40 hafta yaşındayım; ay çok kilo aldım tam 3
şimdi ben doğuyorum işte……..
Merhabaaaaaa
ohhhhv
ANNE KARNINDA 40 HAFTA
Anne Karnında 40 Hafta (1-4) Hafta
Birinci hafta aslında henüz hamile olmadığınız döneme rastlar.Doktorlarınız ve biz hesaplamalarımızda hamilelik başlangıcını son adet tarihinizin ilk günü olarak kullanacağız. Bu yüzden yumurtlama dönemine kadar olan ilk iki haftada aslında hamilelik oluşmadığı
halde hamileliğin ilk iki haftası olarak alınmıştır.Bu ilk haftada son adet gördüğünüz gün birinci gün sayılır. Çeşitli hormonların etkisi ile geçmiş adet döneminize ait döllenmemiş yumurta kanama ile atılırken
yeni bir yumurta yumurtalıklarınızda olgunlaşmaya başlamıştır bile. Bu olgunlaşmanın sonunda yumurtlama (ovulasyon) yoluyla bu hücre Fallop tüpü boşluğuna atılır. İşte bu hücrenin hafta olarak yaşı hesaplamalara baz olarak alınır.
Yumurtlama
Adet kanamasının başlangıcından yaklaşık 14 gün sonra olgunlaşmış bir yumurta yumurtalıktan atılır. Rahmin fallop kanalının (yumurta kanalı) ucundaki parmaksı uzantılar bu olgun yumurtayı tutar ve kanalın içine alır.Yumurta burada 24-36 saat canlı kalabilir ve bir sperm tarafından döllenmeyi bekler.Eğer döllenme olmazsa adet kanaması ile birlikte vajinadan atılır.
Spermin yumurtaya ulaşması
Cinsel ilişkide erkek
çoğu dışarı akan 200 ile 400 milyon arası sperm bırakır.Vajinada kalan spermlerin bir bölümü rahim içine girebilmek için rahim ağzından salgılanan mukusta yüzmeye başlar. Mukus yumurtlama zamanı spermlerin geçişini kolaylaştırmak için daha uygun bir yapı kazanmıştır.Spermler rahim
boyunca ilerleyerek Fallop kanalına gelirler. Kanalda yumurta yoksa döllenme gerçekleşmez
eğer "Y" ise bir oğlunuz olacak demektir.
Döllenme
Fallop kanalına giren sperm burada olgun bir yumurta ile karşılaşırsa döllenme gerçekleşir. Spermler yumurtanın dış kabuğunu delebilen bir enzim salgılarlar.Fallop kanalına ulaşan spermlerden bir tanesi
yumurtanın dış kabuğunu bu enzim ile deler ve içine girer.Bundan sonra yumurta bir kılıf ile kaplanacak ve başka sperm kabul etmeyecektir.Sperm yumurta içerisine girerken kuyruğunu kaybeder ve yalnızca baş kısmı yumurtaya girer. Daha sonra bu baş kısmı şişmeye başlar ve yumurta ile kaynaşarak tek bir hücre halini alır.
Hücre bölünmesi
Sperm ve yumurta birleşimi ile bir zigot(tek hücre)oluşur.Bundan sonra bölünme olayı meydana gelir.Her hücre iki yavru eş hücreye bölünür. İlk hücre bölünmesi döllenmeden 36 saat sonra meydana gelir.Bundan sonra ise her iki günde bir bölünme oluşur.Yumurta fallop kanalından rahme olan yolculuğu boyunca bölünmeye devam eder. 4-5 gün sonra rahme
ulaştığında yaklaşık 100 hücreden oluşan
içi sıvı dolu bir toptur. Buna blastosist denir.Şu anda yumurta rahme yerleşmeye hazır durumdadır. Döllenmeden 7-8 gün sonra rahme ulaşan yumurta buraya yerleşir. Yumurta rahim içini kaplayan tabakaya yuvalandığında yeni bir yaşamın başlangıcı için bir adım atılmış olur.Yumurta rahim duvarına tam yerleştiğinde klinik hamilelik başlamış demektir. Bu yeni canlıya 8.hafta sonuna kadar embriyo denir. Embriyodan çıkan bazı damarsal uzantılar annenin kan damarları ile bağlantı kurabilmek için rahim duvarına doğru ilerlerler. Bu bölüm daha sonra halk arasında “bebeğin eşi” denilen plasentayı oluşturur.Hücrelerin bir bölümüde göbek kordonunu ve bebeği koruyan dış zarları oluştururlar.İçte kalan hücreler ise üç değişik katmana ayrılırlar.Her bir katman daha sonra bebeğin belli bir organ grubunu oluşturacaktır.
Anne Karnında 40 Hafta (5. Hafta)
Beşinci hafta boyunca çok hızlı bir gelişme söz konusudur.Yumurtanın içteki hücreleri üç katmanaayrılmıştır. Endoderm
ektoderm denen bu üç katmanın her biri ayrı bir organ grubunun oluşumunu başlatırlar.Artık bebeğinizin bir vücut birde baş kısmı vardır. Yumurta artık yalnızca bir hücre grubu değildir.Ektoderm denen hücre grubundan sinir sistemide oluşmaya başlamıştır.Ayrıca kaba hatları ile organ boşlukları ve kalp damar sistemi oluşmaktadır.Embriyo bu dönemde yaklaşık 2.5 mm büyüklüğündedir.
Anne Karnında 40 Hafta (6. Hafta)
Anne ile embriyo arasında plasenta aracılığı ile olan değiş tokuş mekanizması 6.hafta başında başlar.Plasenta 5.aya kadar çok hızlı bir gelişim gösterir. 5.ayda artık tamamen oluşmuştur. Plasentanın 3 ana görevi vardır:
• Oksijen
hormonlar ve bağışıklık elemanlarını anne kanından bebek kanına taşır.Böylece bebek hem beslenir hemde henüz kendi sistemleri tam oluşmadığından annenin aracılığı ilemikroplara karşı savaşır. Ayrıca bebeğin atıkları yine plasenta aracılığı ile anne kanına geçer ve anne tarafından atılır.
• Plasenta kendiside yağ asitleri ve glikojen üretir;böylece embriyonun beslenmesine yardımcı olur.Bu özellikle hamileliğin erken dönemlerinde çok önemlidir.
• Plasenta hormonda üretir.Örneğin hamilelik testinde kullanılan HCG hormonu plasenta tarafından üretilmektedir.
6.haftada embriyo C-şeklindedir.Kalbinin 4 boşluğu oluşmuştur.Damar sistemide kabaca oluşmuştur ve kalbinden damarlara kan akımı başlamıştır.Kollar ve bacakların gelişeceği kabartılar oluşmuştur. Bağırsaklar basit bir tüp şeklindedir.Göbek kordonu oluşmaya başlamıştır. Ayrıca baş bölümünde ileride gözleri ve kulakları oluşturacak 4 oyuk belirmiştir.Embriyo şimdi yaklaşık bir elma çekirdeği büyüklüğündedir (5 mm).
Anne Karnında 40 Hafta (7. Hafta)
Embriyonun baş bölümü vücuda oranla çok daha çabuk büyür ve vücuda göre daha geniştir.Bunun sebebi emriyonun beyninin çok hızlı gelişecek olmasıdır. Bebeğin önkoluda gelişmeye başlamıştır.Böbrekler
çene ve midede oluşumuna başlamıştır. Bağırsak tüpü uzamakta ve bir şerit halini almaktadır.Omurilik oluşumu tamamlanmıştır.Ayrıca kas ve deri sistemi oluşmaya başlamıştır. Embriyo onu koruyan sıvı dolu bir kese içindedir (amniyon sıvısı içinde) ve büyüklüğü yaklaşık 8 mm dir
Anne Karnında 40 Hafta (8. Hafta)
Bebeğinizin üst çene ve alt çene ayrılmıştır.Kafa gelişimi devam etmektedir ve beyin sinirleri oluşumu hız kazanmıştır.Üst kollar bacaklardan daha hızlı bir şekilde gelişmeye devam etmektedir.Dış kulaklar oluşmuştur. Göz gelişimi devam etmektedir ve göze retina pigmentleri(göze rengini veren)eklenmeye başlamıştır. Bebeğin kalp ve akciğerleri kesin şeklini almıştır. Hatta bebeğinizin kalbi bu hafta atmaya başlamıştır. Artık bir üzüm büyüklüğündedir (yaklaşık 16mm ve 2 gram.
Anne Karnında 40 Hafta (9. Hafta)
Bebeğinizin başı biraz daha büyümüş ve öne gövdeye doğru bükülmüştür.Artık yüzü oluşmaya başlamıştır
böbrekler ve cinsel organa sahiptir.
Anne Karnında 40 Hafta (10. Hafta)
Artık embriyoya latince “genç” anl***** gelen fetus denir. Son biçimlerine henüz ulaşmamış olsalarda belli başlı tüm iç organlar gelişmiştir. Kollar ve bacaklar uzamış
ağzı oluşturacak alt ve üst çeneler ortaya çıkmıştır.Şimdi bebeğinizin bir dili bile vardır. Kaşlarda oluşmaya başlamıştır. Beyinde büyümeye devam etmektedir. Kaslar hızlaoluşmaya ve tüm vücudunu sarmaya başlamıştır. Kız bebeklerde klitoris erkek bebeklerde ise penis gelişir. Kasların oluşumu ile birlikte bebek artık su kesesi içinde henüz hissetmeseniz bile bebeğiniz bu haftalarda hareketlenmeye başlar.
Anne Karnında 40 Hafta (11. Hafta)
Bu haftadan sonra bebeğinize artık fetus denmektedir. Bu haftada burun uzamış ve daha düzgün bir hal almış
ve gözler tam olarak birbirinden uzaklaşmıştır. Dil kasları oluşmuştur ve ilk tad alma hücreleri oluşmaya başlamıştır. El ve ayak parmakları tam olarak oluşmuştur. Bebeğin eğik olan başı yavaş yavaş yukarı kalkmaktadır. İnce bağırsaklar iyice incelmiş ve uzamış hatta kıvrımları da oluşmaya başlamıştır. Artık erkek ve dişi yumurtalıkları farklılaşmıştır. Kesin erkek ve dişi farklılaşması 6.haftadan sonra başlar ve 3 ayda tamamlanır. Bu farklılaşmayı sağlayan ise erkek seks hormon üretimidir. Beynin birçok bölümünün oluşumu tamamlanmıştır. Kulağın iç ve dış kanalları faklılaşmıştır. Fetusun kemik oluşumuda başlamıştır. Artık kalp ve kan damarları son hallerini almıştır.
Anne Karnında 40 Hafta (12. Hafta)
Artık bebeğinizin eğik olan başını dikleşmiştir. El ve ayak parmaklarında tırnaklar belirmeye başlamıştır. Gözler tam şeklini almış ve dudaklar çenede oluşmaya başlamıştır. Bu haftada gerçekleşen bir diğer önemli şey ise böbreklerin çalışmaya başlamasıdır.İdrar kesesi bir torba şeklinde oluşmuştur ve artık bebeğiniz idrarını yapabilmektedir.
Anne Karnında 40 Hafta (13. Hafta)
Bu haftada bebeğinizde kemikiliği kan üretmeye başlamıştır.İlk zamanlar bu üretimde baskın olan kırmızı hücreler yani alyuvarlar olacaktır. Bebeğinizin yüzünde ve vücudunda ilk kıl kökleri belirmeye başlamıştır. Artık doktorunuz bebeğinizin kalp atışlarını bir steteskop ile dinlediğinde duyabilir. Bu hafatalarda bebeğiniz hareket etmekte ve oynamaktadır ancak siz bunu halen hissetmiyor olabilirsiniz. Bebeğinizin boyu yaklaşık 40mm yani 4 cm olmuştur.
Anne Karnında 40 Hafta (14. Hafta)
Bu haftada artık bütün iç organlar oluşmuş durumdadır ancak tam fonksiyon kazanmaları zaman alacaktır.Gelişim genel olarak
tamamlandığından organ oluşumlarının annenin alacağı ilaçlardan veya enfeksiyonlardan zarar görme olasılığı azdır. Bebeğinizin gözkapakları oluşmuştur ve gözleri örter. Artık elleri
ağzını açabilir ve dudaklarını büzebilir. Artık emebilir ve çevresini saran suyu yutar; çişini yapar. Bu haftada bebeğin yaklaşık büyüklüğü 6 cm ve ağırlığı 30 gr dır.
Anne Karnında 40 Hafta (15. Hafta)
Şu anda bebeğinizin başı tüm boy uzunluğunun yarısı kadardır.İlk haftalarda bebeğin beyin gelişimi çok hızlı olduğundan kafada buna ayak uydurarak çok hızlı gelişecek ve vücuda oranla büyük kalacaktır.Ancak bu haftadan sonra artık kafa gelişimi yavaşlayacak ve vücudun büyümesi hızlanacak ve bu oran değişecektir. Artık bebeğiniz daha insana benzer bir görünümdedir. Bebeğin dış cinsel organları gelişmiştir
ancak ultrason ile görülmesi için henüz erkendir. Bebeğinizin kasları her geçen gün daha güçlenmekte ve hareketleri artmaktadır. Bu hafta bebeğiniz yaklaşık 9 cm olmuştur ve 100 gr civarında bir ağırlığa sahiptir.
Anne Karnında 40 Hafta (16. Hafta)
Dışarıdan bakıdığında kafa halen en baskın bölümdür ancak vücudun büyümesi de hızlı bir şekilde devam etmektedir. Bebeğin diş kökleri ve kemikleri gelişmelerini sürdürmektedirler.
Yüzde gelişimini ve şekillenmesini sürdürmektedir
ağırlığı ise yaklaşık 150 gr dır.
Anne Karnında 40 Hafta (17. Hafta)
Bebeğinizin tüm yaşamsal organları tamamlanmıştır ve son fonksiyonel hallerini almaktadırlar. Artık bebek kendi kanını tamamen üretebilmektedir ve güçlenen kasları ile gitgide daha kuvvetli hareket etmektedir. Bebeğin bu haftada cilt derisi oluşmaya başlar. Bu haftalarda bebeğin büyümesi çok hızlanacak
boyu ve kilosu katlanarak artacaktır. Şimdi boyu yaklaşık 13 cm ve kilosu 200 gr kadardır.
Anne Karnında 40 Hafta (18. Hafta)
Bebeğin yüz ayrıntıları oluşmaya devam etmektedir ve kaşları ile kirpikleride oluşmuştur. Yüzünde ve vücudunda “lanugo” denen ve daha sonra dökülecek olan ince tüyler oluşmaya başlar.
Bebeğinizin cildi saydam denecek kadar incedir
ancak bebek doğacak olsa yaşamasına yetecek güce sahip değildir. Bebek artık baş parmağını emebilir. Bebeğinizin kalbi sizinkinden iki kat hızlı atmaktadır ve doktorunuz bunu özel bir aygıt ile duyabilir. Bu hafta bebeğin boyu yaklaşık 14 cm ve ağırlığı 250 gr kadardır.
Anne Karnında 40 Hafta (19. Hafta)
Bebeğin yüzü artık insan görünümüne bürünmüştür ve bebeğin başında saçlar belirmeye başlar. Bundan sonra bebeğin kasları ve kemikleri dahada kuvvetlenecek ve hızla büyüyerek bebeğin boyunun uzamasına sebep olacaktır. Bu hafat bebeğinizin sert ve yumuşak damakları gelişmektedir. Erkek bebeğin testisleri oluşmuş ancak daha skrotuma inmemiştir. Kız bebeklerde ise rahim ve vajina oluşmuştur. Bebeğinizin boyu yaklaşık15 cm ağırlığı ise 350 gr civarındadır.
Anne Karnında 40 Hafta (20. Hafta)
Bebeğin böbrekleri son halini ve yerini almıştır. Kan üretimi kemikiliğinin yanı sıra dalaktada aktif bir hal almış ve hızlanmıştır. Bebeğin artık tüm vücut kemikleri oluşmuştur yalnız sertleşmeleri zaman alacaktır. Anne bebeğin gerinme ve tekmeleme hareketlerini daha kuvvetli hissedebilir. Bebeğin cildide gitgide kalınlaşmakta ve esneklik kazanmaktadır. Bu haftada bebeğinizin duyu organları görevlerini yapmak üzere farklılaşmaya başlamıştır. Boyu yaklaşık 17 cm
ağırlığı ise 400 gr civarındadır.
Anne Karnında 40 Hafta (21. Hafta)
Artık bebeğinizin vucudu tamamen lanugo denen kıllarla kaplanmıştır.Bu kıllar bebeğin ısısını korumada ona yardımcı olacak ve doğumdan kısa bir süre sonra dökülecektir. Bebeğin burun kıkırdağı sertleşmeye ve bir kemik halini almaya başlamıştır. Bebek artık elini birşey yakalayacakmış gibi sıkabilir. Vücut gelişimi hızla devam etmektedir.Başın büyüme anlamında gelişimi ise yavaşlamıştır
ancak yüz ve beyinin ayrıntılı gelişimi sürmektedir. Bu hafta bebek ortalama 19 cm ve 500 gr ağırlığındadır.
Anne Karnında 40 Hafta (22. Hafta)
Bebeğinizin artık saçları görülmeye başlamıştır.
Bebeğin derisini koruyan ve “verniks” denen beyaz yağlı bir madde deri üzerini kaplamaktadır. Bebeği saran bu madde doğumdan sonrada bebeği korumaya devam eder
ağırlığı ise 550gr civarındadır.
Anne Karnında 40 Hafta (23. Hafta)
Bu haftalarda bebeğiniz daha hızlı kilo alacaktır.Vücut normal orantısında olmasada kafa ilk haftalara göre vücuda oranla biraz daha uygundur.Ancak halen biraz büyüktür. Bebeğin cildi henüz yağ toplanması tamamlanmadığı için kırışıktır.Ayrıca cilt ince olduğundan ve kan damarları yüzeysel olduğundan kırmızı görünür. Fetusun içinde bulunduğu amniyon kesesi şu an fetusa bol geldiği için onun tüm hareketlerini (tekmeleme
ama bu doğuma dek düzelecek ve baş aşağıya dönüp normal doğum pozisyonunu alacaktır. Bebeğiniz bu haftada yaklaşık 550 gr olacaktır.
Anne Karnında 40 Hafta (24. Hafta)
Bu haftada bebeğin hızlı göz hareketleri başlar ve göz kırpma refleksi gelişir.Bu refleks özellikle duyduğu seslere ve ani gürültülere karşı olur. Bebeğin halen cilt altı ve diğer yağ depoları tamamlanmaya devam ediyor.Bu haftada bebeğinizin yaklaşık ağırlığı 650 gram dır.
Anne Karnında 40 Hafta (25. Hafta)
Bebeğin kol ve bacak kasları iyice gelişmektedir ve bebek bunları sık sık hareket ettirir.Arada bir sakinleşir yada karnınızın içinde dolaşır gibi çok hızlı hareketler yapar.Bu haftada bebeğinizin derisinde ter bezleri oluşmaya başlar. Bebeğiniz bu hafta yaklaşık 800 gramdır.
Anne Karnında 40 Hafta (26. Hafta)
Bu haftayla birlikte Akciğerlerde tip 2 pnömosit denen bazı özelleşmiş hücreler surfaktan denen özel bir madde üretmeye başlarlar.Bu madde akciğerde ki hava keseciklerini kaplar ve bu keselerin şişmesini sağlar.Buda akciğerlerin havalanması demektir. Bu haftalarda doğan bebeklerde bu madde eksik olduğu için
doğumdan sonra akciğerlerin havalanması ve bebeğin yaşaması zordur. Daha ileriki haftalarda yapılan testlerle bu maddenin miktarına bakılır ve yeterli düzeye ulaştıysa bebek doğurtulabilir.
Anne Karnında 40 Hafta (27. Hafta)
Bebeğiniz artık öksürüp
hastalık etkenlerinden ve darbelerden korur. Artık bebeğinizin beyninde görme ve işitme ile ilgili dalgalar oluşmaya başlar. Anne karnında ki bebeğin uykusu oldukça düzensizdir;çoğu kez siz uyumaya çalışırken o oldukça hareketlenebilir. Bebeğinizin ağırlığı bu hafta 950 gram civarında olacaktır.
Anne Karnında 40 Hafta (28. Hafta)
Bebeğiniz inanılmaz bir hızla büyümektedir. Bebeğin ellerinde ki tırnaklar oluşmaktadır. Bu haftada doğan bir bebek yoğun bakım şartlarında yaşama şansına sahip olsada akciğerde surfaktan denen madde salgılanması yetersiz olduğundan
bu oldukça zor olur. Bebeğin ciltaltı yağ depoları gelişmeye devam etmektedir ama halen cilt zayıf ve buruşuk görünmektedir. Bebeğin beyninin kişilik ve zeka ile ilgili bölümleri 7.ayda(yani bu haftalarda)oldukça karmaşık bir yapı kazandığından kişiliğinde bu aylarda gelişmeye başladığı kabul edilir. Bu hafta bebeğiniz yaklaşık 1000 gram gelecektir.
Anne Karnında 40 Hafta (29. Hafta)
Bebeğinizin beynindeki düşünme merkezi büyüyüp karmaşıklaşarak
poposunun şeklini karnınızın üstünde bir kabartı olarak görebilir. Bebeğiniz bu hafat yaklaşık 1200 gram gelecektir.
Anne Karnında 40 Hafta (30. Hafta)
Bu dönemde doğan bebekler prematür olarak yaşayabilirler.Ancak tabi ki yoğun bir bakım gerekmektedir.Akciğerler ve akciğer damarları gaz değişimi (oksijen-karbondioksit) sağlayacak yeterliliğe kavuşmuştur. Bebeğin merkezi sinir sistemi olgunlaşmıştır ve ritmik soluma hareketleri ile vücut ısı kontrolünü sağlayabilmektedir. Bu hafta bebeğiniz yaklaşık 1500 gram gelir.
Anne Karnında 40 Hafta (31. Hafta)
Bu hafta bebeğiniz gözlerini açar. Vücudundaki lanugo tüyleri ve başındaki saçlar artık tamamiyle gelişmiştir. Bebeğin daha önce el tırnakları oluşmuştu
bu hafta ayak tırnaklarıda görünmeye başlar. Artık bebeğin ciltaltı yağ dokusu dikkate değer şekilde gelişmiştir ve vücudunda ki kırışıklıklar azalmıştır. Bebeğin kan üretimini bu haftalarda dalaktan kemimiliği devralır ve asıl kan üreten organ kemikiliği olur. Bu hafta bebeğinizin ağırlığı 1650 gram civarındadır.
Anne Karnında 40 Hafta (32. Hafta)
Bebeğin artık beş duyusuda işlevsel olarak tamamlanmıştır. Dış görünümü doğacağı zamankine çok benzer ama hala biraz büyümeye gereksinimi vardır. Artık karanlığı ve aydınlığı ayırt edebilir. Rahim içindeki yer daraldığından bu haftalarda bebek doğumdaki gibi başaşağı konuma gelir ve artık hareket etmesi zorlaşır. Bu hafta bebeğiniz yaklaşık 1800 gram ağırlığındadır.
-
Kötü sürpriz: Erken doğum!
Bebeklerin yaklaşık %10’u prematür doğmaktadır. Prematür doğum 37 gebelik haftasından önce herhangi bir zamandaki doğumdur. Riskinizi artıracak bir durumun varlığı halinde bu ihtimal daha da artmaktadır.
Erken doğum
okul çağında sıkıntılarla karşılaşılabilmektedir.
Erken doğum açısından riski artırabilecek faktörler
1. Bu veya bir önceki gebelikte erken doğum tehditi yaşamış olmak
2. Önceki gebelikte erken doğurmuş olmak
3. Çoğul gebelik ( iki veya daha fazla fetus)
4. Rahim ağzına daha önceden yapılmış işlemler
5. Döl yatağı içinde duvar (septum)
miyom yer alması
6. Gebeyken infeksiyon geçirmek
özellikle böbrek iltihaplanması yaşamak
7. Gebelik sırasında karından cerrahi işlem geçirmek (apandisit
yumurtalık ameliyatları)
8. Sigara ve uyuşturucu madde kullanımı
9. Gebeliğin ilk üç aylık ya da ikinci üç aylık döneminde kanamalar
10. Takipsiz gebelik
11. Rahim içi araç varken gebe kalmış olmak
12. Fetusun ölmüş olması
13. Gebelik yaşının yanlış hesaplanmış olması
Erken doğum tehdidi bulguları
1. Vajinal kanama veya vajinal akıntı miktarında artma
2. Kasık veya karın ağrısı
3. Belirgin bel ağrısı
4. Adet sancısına benzeyip günden güne devam eden ağrılar olması
5. Rahimde gerilme hissi
6. Bir saat içinde 5-6’dan fazla kasılma hissi
7. Vajinadan aniden bol miktarda sıvı boşalması
Erken doğum tehdidi tanısı nasıl konulur
Rahim ağzındaki değişikliklere bakılarak tanısı konulur. Eğer rahim ağzınız yumuşamışsa
öne dönmüş ve kısalmaya başlamışsa erken doğum tehditi yaşamaktasınız. Sadece kasılma hissiyle erken doğum tanısı konulmaz.
Fetal fibronektin testi
Fetal fibronektin; erken bir doğum tehditi söz konusuysa 2 haftalık bir zaman içinde doğumun olup olmayacağını gösteren 24 - 34. gebelik haftaları arasında vajinal akıntıda tespit edilebilen bir proteindir. Rahim ağzına yakın bölgelerden vajinal sürüntü örneği alınmasıyla elde edilir. Eğer fetal fibronektin saptandıysa doktorunuz erken doğumu önlemek amacıyla yatak istirahati verip
gerekli ilaçlarla tedaviye başlayabilir. Bebeğin akciğerlerinin olgunlaşması için de ilaç tedavisi verilir.
Erken doğum tehditinin tedavisi
Tedavide asıl amaç
aktiviteyi kısıtlayıp sıvı alımını artırmaktır. Erken doğum tehditinde hastaneye yatmanız ve gerekmedikçe yataktan çıkmamanız gerekir. Önce damar yolundan serum verilir. Gerekirse bu serumun içine tokolitik ilaçlar denilen rahim kasılmalarını dindirici ilaçlar da eklenir.
Erken doğum ve bebek sağlığı
Bu durum ne kadar erken doğum yapıldığıyla bağlantılıdır. Otuz beşinci haftadan sonra doğan bebeklerin çoğu genellikle birkaç gün içinde anneyle birlikte eve giderler. Bu haftadan evvel doğan bebeklerde beklenen doğum tarihine ne kadar zaman kaldıysa yaklaşık o kadar hastanede kalacaklardır.
Zamanından önce doğan bebek küvöz dışında yaşayamaz. Bu bebeklerin yeni doğan yoğun bakımına ihtiyacı olacaktır.
Prematür bebekler hem ufak oldukları için hem de organları tam olarak gelişmemiş olduğundan sıkıntı yaşanabilir. Prematür
akciğerleri kendi kendine fonksiyon görmeye başlayıncaya kadar solumalarına yardımcı olur.
Prematür bebekler vücut ısılarını dengede tutmakta da sorun yaşarlar. Hipotermi gelişmesini önlemek amacıyla ısıtıcıların altında tutulurlar. Kan şekeri
yutma ve öğütmeyle ilgili de problemleri olabileceğinden damar yoluyla veya burun veya ağızdan sokulan tüpler yardımıyla beslenmeleri sağlanabilir. Prematür bebekler çok erken beslenirse nekrotizan enterokolit denilen ölümcül seyredebilen bir barsak hastalığı gelişebilir.
Prematür bebeklerin karaciğer fonksiyonları da tam olarak tamamlanmamış olduğundan sıklıkla sarılık gelişebilir. Cildin bu sarı görünümü zamanla kaybolacaktır. Bilirubin birikimini önlemek için ultraviyole ışıkla tedavi gerekebilir.
Prematür bebeklerde uzun dönemde gelişebilecek sorunlar
Yeni doğan yoğun bakım ünitelerinin çok gelişmesi sayesinde artık birçok ufak bebek yaşatılabilmektedir. Bebek ne kadar ufak doğduysa uzun dönemde yaşayacağı problem sayısı da o kadar fazla olmaktadır. Bu problemler arasında kronik solunum sıkıntıları
öğrenme güçlükleri yer almaktadır. Bunlar genellikle engellenemez problemlerdir. Yine de bugün uygulanan mükemmel tedavi yöntemleri sayesinde birçok prematüre bebekte bu sıkıntılar yaşanmadan iyileşme gözlenmektedir.
Normal Doğum mu
sezaryen mi?
Normal doğumu hakkında bilgi
Normal doğum bebeğin annenin doğum kanalı yoluyla dünyaya gelmesidir. Üç evreye ayrılır: i) Sancıların başlamasından açıklığın tam olmasına kadar süren ilk evre ii) Bebeğin doğuşu iii) Plasenta’nın (eş) doğuşu.
Anne adaylarının son yıllarda normal doğumu tercih etmemeleri
Son yıllarda ülkemizde anne adaylarının normal doğumdan çekinmeleri kendilerinin yersiz olarak geliştirtirdikleri bir saplantı değildir(o zaman cevabımız basit olurdu!). Yetersiz şartları olan hastanelerimiz
ve bu şartların yol açtığı kötü tecrübeler dilden dile dolaşmış ve insanları neredeyse haklı olarak normal doğum’dan iyice korkutmuş ve uzaklaştırmıştır.
Normal doğum “kendi haline bırakılmış doğum” değildir ! Aksine iyi bir doğumculuk bilgisi
çok uzun süren doğumlar vesaire eklenince normal doğum yapmak ancak kahramanların kalkışabileceği bir iş gibi görünmektedir ! Gerçekte ise hiç öyle olması gerekmiyor.
Normal doğum düşünen bir anne adayı ne zaman hastaneye başvurmalıdır?
Anne adaylarının öncelikle bilmeleri gereken doğumun başlama belirtileridir. Bunlar da başlıca üç tanedir : “Nişan”
yapişkan veya jöle görünümünde az bir akintidir.
Sancılar belin alt orta kısmında başlayıp her iki taraftan kasıklara iner. Doğum sancısının özelliği ritmik olması
yani belli aralıklarla tekrar etmesidir. Başlangıçta 15-20 dakika aralıklarla gelir ve en az 20 saniye kadar sürer.
Bebeğin içinde bulunduğu su kesesi genellikle doğum sancıları başladıktan çok sonrasına kadar
nişan gibi belirtilerden önce kendiliğinden açıldığı da olur. Bu durumda hasta aniden bardaktan dökülmüş gibi bir ıslaklık hisseder. Önemli bir belirti olup muhakkak hastaneye başvurulmasını gerektirir.
Normal doğumun avantajları nelerdir?
-En önemli avantajı normal ve fizyolojik olmasıdır. Doğum sonrası anne birkaç saat içinde normal aktivitesine dönebilmekte ve hemen bebeğini emzirmeye başlayabilmektedir.
-Anne ve bebek arasında duygusal temas daha kısa sürede ve güçlü başlamaktadır.
-Doğum sonrası anne hastaneyi daha kısa sürede terk edebilir.
-Normal doğumu takiben anne gebelik öncesi yaşantısına daha kısa sürede dönebilmektedir.
-Normal doğumun bebek için avantajı ise doğum esnasında sıkışıp büzüşen bebeğin akciğerlerinin soluk alıp vermeye daha hazırlıklı olmasıdır. Ayrıca anne ve bebek arasında duygusal temas daha kısa sürede ve güçlü başlamaktadır.
Normal doğum dezavantajları nelerdir?
-Her şey yolunda giderken bebek strese girebilir
hatta kaybedilebilir. Bu nedenle normal doğum mutlaka hastane koşullarında ve en kısa sürede sezaryene geçilebilecek bir ortamda yapılmalıdır.
-Normal doğumun en çok korkulan komplikasyonlarından biri de bebeğin omuzunun takılmasıdır. Burada bebeğin başı doğduktan sonra
omuzları annenin kemiklerine takılmakta ve büyük olasılıkla bebek kaybedilmektedir.
-Eylemin fazla uzaması bebeğin oksijensiz kalmasına ve daha sonra gerek zeka gerekse motor fonksiyonlarında geriliğe neden olabilmektedir.
-Anne açısından riskler ise doğum esnasında oluşabilen yırtıklardır. Bu yırtıklar ileride dışkı tutmada sorunlara yol açabilmektedir. Annenin barsakları ile vajinası arasında açılabilecek milimetrik pencereler bile vajinadan dışkı gelmesine neden olabilmektedir.
-Normal doğuma bağlı olarak gelişebilecek mesane sarkması ileride idrar kaçırma şikayetlerine yol açabilir. Düzeltilmesi ameliyatı gerektirmektedir.
Sezaryenin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Sezaryenin en önemli avantajı bebek için riskleri en aza indirmesidir. Sezaryenle normal doğumda bahsedilen dezavantajların çoğu bertaraf edilmektedir. Ancak sezaryen ile doğan bebeklerde ilk birkaç günde solunum sıkıntısı gelişme olasılığı biraz daha fazladır. Sezaryen ile doğum anne açısından normal doğuma kıyasla daha problemlidir. Genel anestezi riski çok düşük de olsa bulunmaktadır. Bu risk epidural anestezi ile ortadan kaldırılabilir. Ameliyat sonrası hastanın kendine gelmesi ve bebeğini emzirmeye başlaması 2-3 saati almakta
annenin ağızdan beslenmeye başlaması ise ortalama 6-8 saat sonra olmaktadır. Genelde ameliyat sonrası 2 gün hastanede yatması gerekmektedir. Hastanın normal hayatına dönmesi genelde 3-4 gün kadar sürmektedir. Ameliyat sonrası ilk birkaç saat oldukça ağrılı geçmektedir. Annenin ameliyattan sonra en az 6 hafta ağır işlerden kaçınması gereklidir. Uzun dönemde ise dikiş yerlerinde ağrılar olması ve karın içinde ameliyat bağlı yapışıklıklar diğer komplikasyonlardır. Her iki doğum şeklinde ortak olan komplikasyon ise enfeksiyon riskidir. Normal doğum ya da sezaryen olsun dikiş bulunan yerlerde enfeksiyon riski her zaman mevcuttur.
Hangi şartlarda sezeryan uygulanması gerekmektedir? nelerdir?
Normal doğum adı üstünde bir bebeğin dünyaya gelişinin en doğal şeklidir. Ancak yüzyıllar önce insanlar doğum yapmakta zorluk çekilen durumlarda bebeği karından çıkarma yolunu da bulmuşlar ve Sezaryen böylece “dünyaya gelmiştir”. Sezaryen’ e başvurma sıklığı yıllar boyu değişme göstermiş sosyal yapı
ancak bu dogal kabul ettigimiz olayin seyri sirasinda ortaya çikabilecek bazi durumlardsa yine Sezaryen’e müracaat edilir. Bunlardan en sik görüleni sancilara ragmen bebegin ilerlememesidir. Günümüzde modern hastanelerin hepsinde elektronik monitörlerle bebeğin kalp atışları doğum sancıları evresinde takip edilir. Bu şekilde bebekte bir sıkıntı ortaya çıktığında eğer vaginal doğum için uzun süre geçecekse Sezaryen yapılmalıdır.Ayrica;
Bebeğin kanal başı ile gelmemesi: Normalde tüm gebeliklerin %95’inde bebek başla ilerlerken
makat veya çapraz gelmesi %5 oranında görülür. Bu durumda hekim bebeği riske atmamak için sezaryen kararı almaktadır.
Eşin rahim ağzını tamamen kapatması: Bu durumda bebeğin doğum kanalında ilerlemesi kanamaya neden olup anne ve bebeğin hayatını riske atacaktır.
Eşin erken ayrılması: Plasentanın bebeğin doğumundan önce rahim duvarından ayrılması durumunda bebeğe oksijen ve besin akışını bozmaktadır. Kanamaya bağlı anne ve bebek hayatı riske girdiği için acil olarak bebek sezaryenle doğurtulmalıdır.
İri bebek: Bebeğin doğum ağırlığının 4000 gramdan fazla olarak saptanması durumunda ki bu ultrason ile saptanabilir bebek sezaryenle doğurtulmalıdır. Normal doğum anne ve bebekte ciddi travmalara neden olabilir.
Bebeğin kafası ile anne adayının kemik yapıları arasında uyumsuzluk(CPD): Bu durum halk arasında ‘çatı darlığı’ olarak bilinmektedir. Böyle durumlarda da sezaryen önerilir.
Çoğul gebelikler: Özellikle üç ya da daha fazla sayıda bebek varsa sezaryen tercih edilir. Vajinal doğumdan kaçınılır. İkiz gebeliklerde ise şartlar uygunsa vajinal doğum mümkün olabilir..
Bebekte bazı anomalilerin olması: Bebeğin karın duvarının kapanmadığı ve iç organlarının dışarıda olduğu gastroşizis ve omfalosel
bebekte nöral tüp defekti gibi olması durumunda sezaryen tercih edilmelidir.
Miyomlar: Doğum kanalını daraltarak vajinal doğumu olanaksız kılan yerleşimde miyom varsa doğum sezaryenle gerçekleştirilir.
Annenin ıkınmaması gereken durumlar: İleri derecede kalp hastalıkları ve beyin anevrizması gibi problemlerde de ıkınma sakınca yaratacağından sezaryen tercih edilir.
Herpes enfeksiyonu: Annenin aktif genital herpes enfeksiyonu varsa bebek doğum kanalından geçerken enfeksiyonu kapabileceği için sezaryenle doğurtulmalıdır.
Annenin geçirdiği bazı ameliyatlar: Daha önceden geçirilen sezaryen
bel fıtığı veya vajinal estetik operasyonlar nedeni ile sezaryen gerekebilir.
Vajinismus : Vaginismus cinsel ilişki sırasında vajenin istemsiz kasılmaları durumudur ve sezaryen gerektirir.
Bebeğin sıkıntıya girmesi: Doğum eylemi sırasında veya daha öncesinde yapılan NST incelemelerinde bebeğin sıkıntıda olduğu yolunda veriler varsa acil sezaryen gerekli olabilir. İntrauterin gelişme geriliği durumunda sıkı gebelik izlemine gerek vardır. Bebeğin sıkıntısının daha da artması durumunda acil sezaryen gerektirebilir.
Doğum eyleminin ilerlememesi: Rahim kasılmaları düzenli ve güçlü olmasına rağmen rahim ağzının açılmaması veya bebeğin kafasının aşağıya inmemesi durumlarında sezaryen gereği doğabilir.
Kordon sarkması : Amniyon kesesi açıldığında bebeğin göbek kordonu rahim ağzından dışarıya sarkabilir. Son derece acil olan bu durumda kordon sıkışarak bebeğin ölümüne neden olabilir. Bu durumda acil sezaryen gerekir.
İleri anne yaşı ve tedavi sonrası gebelikler : Gebeliğin çok zor elde edildiği ya da ikinci bir gebelik şansının düşük olduğu ileri anne yaşı
gebeliğin tüp bebek sonrası oluşması gibi durumlarda direkt sezaryen tercih edilir.
LDRP sistemi nedir?
LDRP İngilizce doğum sancılarının
doğumun ve doğum sonrsının aynı mekânda gerçekleşmesini sağlayan bir sistemin kısa adıdır. Bu her ne kadar Amerika’dan ithal edilmiş bir yaklaşım gibi görünmekte ise de İngiltere’de Millî Sağlık Servisi Hastanelerinin 50 yıllık(veya daha fazla) standard uygulamasıdır…Ülkemizde ve - dünyanın heryerinde - evde doğum yapan kadınların da aynı sistemi uygulamış olduğunu düşünürsek bunun ana hatları ile çok yeni bir icad olmadığını kabul etmemiz gerekir !..Ancak detaya inersek yeni ve güzel bir çok özellik bulabiliriz.
Bu özelliklerin belki de en önemlisi ev rahatlığında bir odada doğum sürecinin baştan sona tamamlanması ve doğum olgusunun anne adayını şok eden yeni ve -en azından görünüm olarak- soğuk bir başka mekâna taşınmamasıdır. Bu yönden evde doğumun avantajları hastane doğumunun imkânları ile birleştirilmiş olmaktadır. Bu şekilde “sancı”(bizim size en az çektirmeyi istediğimiz şey…) odası ve ameliyathane’yi çağrıştıran “Doğum Salonu” gibi ürkütücü kavramlarla muhatap olmadan mutlu sona ulaşmak mümkün olmaktadır.
LDRP suitinde bir çoğunu siz görmeseniz de bütün tıbbî imkânlar mevcuttur. Genel anestezi
bütün acil durumlar için gerekebilecek herşey…Üzerinde normal yatabildiğiniz ve diğer odalarımızdaki yataklardan farklı görünmeyen özel yatak ise bugün dünyada kullanılan en modern doğum yatağı olup zamanı geldiğinde hemen ayarlanmaktadır. Yanınızdaki rahat koltuk isterseniz eşiniz veya bir yakınınızın size refakat etmesi içindir. Bebeğinizi ise aynı suitte anında ilk bakımı (her doğumda hazır bulunan Yenidoğan Uzmanı Dr. tarafından) yapıldıktan sonra kollarınıza alabilirsiniz. Doğumdan sonra ilk bir kaç saatlik takibin LDRP suitinde yapılması tercih edilir. Daha sonra ise arzu ettiğiniz gibi bir odaya geçebilirsiniz.
Epidural analjezi ile doğumu tercih edenlerin sayısı arttı. Bu yöntem nedir? Bilinmesi gereken noktalar nelerdir?
Epidural Analjezi günümüzde doğum ağrılarını gidermede kullanılan en etkili yöntem olarak yerini korumaktadır. Bel bölgesine önce bir lokal anestezik yapılır. Arkasından “epidural” terimi ile ifade edilen omuriliğe birkaç kat uzakta bir aralığa uzman ve bu konuda tecrübeli bir anestezist tarafından özel bir iğne yapılır (bunu hissetmezsiniz). Kullanılan iğnenin içinden geçirilen ince bir plastik tüpün ucu bu aralıkta bırakılır ve iğne çekilir. Bu tüpten birkaç saatte bir gereğine göre yeni dozlar verilir ve bütün travay (sancıların başlamasından doğuma kadar geçen ilerleme süresi) boyunca
doğum sırasında ve doğum sonrasında ağrı duyusu engellenmiş olur.
Burada halk arasında yanlış anlaşılan birkaç noktaya dikkat çekmek isteriz. “Analjezi” sadece ağrı hissinin ortadan kaldırılması
pozisyon ve diğer duyuların ortadan kaldırılması demektir. Epidural tekniği ile doz ayarlanarak her ikisi de sağlanabilir.
1: Bu yöntem doğumda analjezi (ağrı kesme) için kullanılır
rahim kasılmalarını engellemez. Dolayısı ile doğumu geciktirmez. Tam tersine ağrıdan dolayı yorgun düşmeyi önlediğinden bu konuda yardımcıdır. Aynı yöntemde doz daha yüksek kullanılarak karından aşağı tam bir anestezi (bütün duyuların ve hareket kabiliyetinin engellenmesi) sağlanabilir ve bu şekilde sezaryen yapılabilir. Doğum yaklaştığında yenilenen dozlar ayarlanarak ıkınma sağlanabilir. Bu durumda doğum sancılarını hissetmemenize rağmen ıkınma mümkün olur ve forceps veya vakum kullanmadan doğum gerçekleştirilebilir. Doğumdan sonra dikiş için gerekirse yeniden ilaç yapılarak rahatlık sağlanabilir.
2: Epidural Anestezi uzman tecrübesine sahip bir elde tamamen emniyetlidir. Felç yapması gibi bir durum söz konusu değildir.
3: Özellikle sezaryen doğumlarda operasyon sonrası ağrıları tamamiyle engelleyebildiğinden avantajlıdır. Epidural kateter yerinde 2 gün bırakılabilir ve bu süre içinde etkili analjezi (kalkıp yürümenize engel olmadan) devam eder.
4: Sezaryenlerden sonra bir annelerin bir çoğu doğum anına şahit olamamaktan
bebeklerine hemen dokunamamaktan dolayı bir eksiklik veya üzüntü duyabilir. Epidural anestezi bu açıdan da tercih edilir. Ameliyathanede doğan bebek uyanık olan ama operasyonu hissetmeyen anneye hemen gösterilir ve bu mutlu anı eşi ile hemen orada paylaşması sağlanabilir.
5: Nadiren Sezaryen için gereken seviyede anestezi gerçekleşmeyebilir. Bu durumda rahatlatici bir ilaç ile yardim edilir veya tam olarak genel anesteziye geçilebilir . Bu
anestezi uzmani için birkaç saniyelik iştir ve operasyonun seyrini veya bebegi olumsuz yönde etkilemez. Sezaryenin acilen yapilmasi gereken durumlarda da yine genel anestezi sürat açisindan tercih edilir.
DOGUM
Doğuma Hazırlanma
“Doğum beni çok endişelendiriyor. Ya başaramazsam?”.Bu soru doğum yaklaştıkça çoğu kadının kafasını daha çok meşguleder. Tabii bu zamanla değişmektedir.Son yıllarda
çünkü zaten bunları defalarca görmüş yada duymuş olacaklardır.Önemli olan kendiniz olmanız ve nasıl rahat ediyorsanız öyle davranmanızdır.
DOĞUM SANCILARI
SANCILARDAN KORKUYOR MUSUNUZ?
Hemen her kadın çocuğunun doğumunu dört gözlebekler
bu gerginliğinizi azaltabilir ve doğum zamanı geldiğinde de sancıya daha rahat bir biçimdekatlanabilirsiniz.
Bu konuda size bazı önerilerimiz var:
Eğitim alın: Eski kuşak kadınların doğumu katlanılmaz bulmalarının bir nedenide bedenlerinde neler olup bittiğinden habersizolmalarıydı. Mümkünse eşinizle birlikte doğuma hazırlık kurslarına gidin yada mümkün olduğunca çok şey okuyun.
Harakete geçin: Uygun bedensel antremanları yapmadan bir maratona girmeyi aklınızdan geçirmezsiniz.Doğumada antremansız girmemelisiniz. Doktorunuzun yada eğitimcinizin önerdiği soluk alıp verme ve rahatlama egzersizlerini dikkatle uygulamalısınız
bunlar doğumsırasında çok işinize yarayacaklar.
Sancıya doğru açıdan bakın: Doğum sancısı ne kadar şiddetli olursaolsun
kasılmalar sırasında antrenörlük yapması ve yakınlarınızda olması sizi rahatlatacaktır.
SANCI ÜZERİNE BİR GERÇEK
Doğuma başlamak için rahim kasıldığında
sancılarda başlar.Hatta düzenlilikleriyle birlikte kasılmaların sancılı özelliği doğumun başladığınınişaretidir. Sancılar üzerine bilinmesi gereken iki önemli nokta vardır.
Birinci nokta: Doğum sancısı vardır ancak bu son derece değişken bir ağrıdır.Bazı kadınlar çok acı çekerken
bunu nasıl azaltmalı hatta ortadan kaldırmalı?Bu soruya iki yanıt verilebilir.Birincisi ilaçlar yolu ile olan ağrı kesici tedavidir.İkinci yol ise doğuma acı çekmemek için hazırlanmaktan ibarettir.
Neden bazı kadınlar hiç acı çekmeden doğum olayını gerçekleştirirler?En az acı çeken kadınlar en gevşek olan kadınlardır.Eğer kadıngevşekse bu da korkmamasındandır.Kadın acı çeker çünkükorkuyordur
sinirlerini ve ruhunu gevşetmeyi öğreterek.Kadını doğuma hazırlayacak nefes ve vücut alıştırmalarınıöğreterek.
Birçok doktorun katıldığı bir düşüncede şudur:Kadın acı çekiyor çünkü öncelikle konuşma diliyle sancıya koşullandırılıyor.Genelde “ilk kasılmaları hissettiğinizde” denmiyor
bugün adı doğuma hazırlanmadır.Ve artık birçok doktor bunu önermektedir.
Doğum İçin Egzersizler
a) NEFES EGZERSİZLERİ: Özel bir çaba harcamadan nefes alındığında
diğerini karnınıza. Hangisi daha çok kalkıyor?
Şimdi biraz göğüs nefesi egzersizleri yapalım:
Egzersize başlamadan önce derin bir nefes verin. Sonra nefes alarak göğsünüzü şişirin. Bu sırada akciğerler hava ile dolacak ve diaframı aşağıya itecektir. Daha sonra nefesinizi yavaşça üfleyin.
Şimdide bir karın nefesi egzersizi yapalım: Bir elinizi göğsünüze bir elinizi karnınıza koyun ve derin bir nefes alın
çünkü doğumda özellikle göğüs nefesinize hakimiyetiniz size çok yararlı olacaktır.
Doğum için gerekli bazı nefes egzersizlerini birlikte inceleyelim:
Tutulmuş nefes: Derin bir nefes alın ve sonuna geldiğinizde nefesinizitutun
sonra havayı ağızdan bırakın. Bu tutulmuş nefes doğum sırasında özellikle bebeğinizi dışarı iterken faydalı olacaktır.
Yüzeysel küçük nefes: Hafifçe ve çabucak
karın hemen hemen hareketsiz kalmalıdır.Bu nefes ritmik olmalı. Dolayısıyla nefes alma zamanının verme zamanına eşit olmasına dikkatedin. Bu nefesi ağzınızı açık veya kapalı iken yapabilirsiniz.Bu yüzüyel nefes rahim ağzının doğum için genişlemesini sağlayan güçlü kasılmalar geldiğinde işe yarayacaktır.
Büyük sık nefes: Bu kez nefes ritmi hızlanmalı
nefes verin. Bu nefes rahim ağzıgenişlemesinin sonunda bebeği iterken ve bebek dışarı çıktıktan sonra kendinizi engellemeniz gerektiğinde çok işe yarayacaktır.
Bu farklı nefeslere hakim olmayı öğrendikten sonra bir doğum provası yapalım.Bebeği dışarı atma sırasında duracağınız pozisyonageçin
uyluklar ayrılmış.
Bu pozisyonda kendinizi şu egzersize alıştırın:Önce bebeği dışarı itmeyi kolaylaştıran nefes tutmayı yapın
birden çocuğun başı göründüğünde ebe artık “itmeyin itmeyin” diyecektir.
Pratikte şöyle anlaşılacaktır: Tutulmuşnefes
kendinizi dinlendirmeyi unutmayın.
b) RAHATLAMA YADA GEVŞEME EGZERSİZLERİ:Rahatlamayı yani sinirleri ve kasları tümüyle gevşetmeyi başarmak kolay bir egzersiz değildir.Başarmak için en uygun koşullarda uygulamak gerekir. Dolayısıyla başlangıçta gürültüden uzak olmak için odanızın kapılarını ve pencerelerini kapamakla işe başlayın.Güçlü bir ışık rahatlamayı engeller
uylukları kasıp bırakın. Kas kasılmasıyla gevşemeyi ayırt etmeye kendinizi alıştırana kadar kasılmayı her keresinde birkaç saniyetutun.
İlk rahatlama seansınızı bu kaslarınızın bilincine varma işlemineadayabilirsiniz. Sonra gevşemenin ileriki seanslarında vücudun her birbölümü ayrı ayrı ele alınır. Bir gün kollar
çünkü
yüzde altmışa yakın kas vardır. Önce hepsini aynı anda kasmayıdeneyin: Ağzı ve gözleri iyice kapatın
alnıda unutmayın.
Gevşemeyi başarıp başaramadığınızı şu test gösterecektir.Kolunuzu kastıktan sonra tümüyle gevşetin
başınız dönebilir.Önce oturun sonra yavaşça kalkın.
Mükemmel bir şekilde gevşemeyi öğrenmek için birkaç günyeter. Tam bir gevşeme gerçek bir konsantrasyon olmadan elde edilemeyeceğinden
bu nedenle egzersizinizi sol tarafınıza yatarakyapabilirsiniz.
Doğum Yaklaşıyor
Televizyonda herşey öyle basit görünür ki! Sabah saatlerinde hamile kadın uyanır
plasenta ve annenin bir ortaklığıdır.
DOĞUM HABERCİLERİ
Doğum öncesi bedensel değişiklikler bir saat öncesinde ortaya çıkabildiği gibi bir ay öncedende çıkabilir. Doğum öncesinin özelliği olan rahim ağzında incelme ve genişleme olmasıdır ancak bunu yalnız doktorunuz farkedebilir. Sizin farkedebileceğiniz çeşitli değişikliklerde vardır.
İnme ve yerleşme: İlk kez anne olacak kadınlarda genellikle doğum başlamadan önceki iki ila dört hafta içinde bebek leğen kemiğine inmeye başlar. Ama sonraki doğumlarda bu belirti farkedilmeyebilir. Leğen kemiği bölgesi ve makatta artan basınç hissi: Bebeğin aşağı inmesi ile binen yük bu etkyi oluşturur.
Kilo kaybı veya kilo alımının durması: Dokuzuncu ayda kilo alımı genelde yavaşlar
hatta doğum yaklaştıkça bazı kadınlar bir iki kilo zayıflarlar.
Enerji düzeyinde değişiklik: Dokuzuncu aydaki kadınlar kendilerini gitgide daha yorgun hissederler. Bazıları ise tam tersi enerji fazlalığı yaşarlar.
Sümüksü tıkacın kaybolması: Rahim ağzı incelmeye ve açılmaya başladıkça rahim çıkışını tıkayan sümüksü tıkaç yerinden oynar. Bu madde ilk gerçek kasılmalardan bir veya iki hafta önce yada doğum başlar başlamaz vajinadan atılır.
Pembe veya kanlı nişan: Rahim ağzı genişleyip inceldikçe sıklıkla burdaki kılcal damarlar çatlar ve akıntıyı pembe hale getirirler. Bu nişan genellikle doğumun 24 saat içinde başlayacağı anl***** gelir. Ama nişan gelmesi doğumdan iki üç gün öncede görülebilir. Bu nedenle hastaneye gitmeden önce düzenli ağrıların başlamasını yada suların gelmesini beklemelisiniz.
Braxton Hicks kasılmalarının şiddetlenmesi: Hamileliğinizin 20.haftasından sonra başlayan ve doğum provası niteliğindeki bu kasılmalar bebeği itecek olan gerçek kasılmalar için rahmin kaslarını gererek hazırlanmasıdır. Bu kasılmalar genellikle sancısız kasılmalar şeklindedir ve 30 saniye ile 2 dakika arasında değişir süreleri. Dokuzuncu ayda hamileliğinizin sonlarına doğru Braxton Hicks kasılmaları sıklaşır ve şiddetlenir. Bazen sancılı da olabilir ve bunları gerçek doğum kasılmalarından ayırmak güçleşir.
İshal: Bazı kadınlar doğum başalamadan hemen önce ishal olabilirler.
YALANCI DOĞUM BELİRTİLERİ
Eğer aşağıdakiler varsa olasılıkla gerçek doğum henüz başlamamıştır.
• Kasılmalar düzenli değilse ve sıklığı ile şiddeti artmıyorsa
• Ağrı sırt yerine karnın aşağısında hissediliyorsa
• Yürümekle ve duruşunuzu değiştirmekle kasılmalar geçiyorsa
• Eğer nişan geldiyse; rengi kahverengi ise (parlak kırmızı kan geliyorsa hemen doktorunuzu arayabilirsiniz). Kahverengi nişan genellikle cinsel ilişki veya vajinal muayene sonrası 48 saat içinde görülen bir şeydir.
• Kasılmalarla bebeğin hareketleri kısa süreli olarak artıyorsa
GERÇEK DOĞUM BELİRTİLERİ
Doğum öncesi kasılmalar daha güçlü ve daha sık hale gelmişse bunun gerçek doğum olup olmadığı akla gelir. Şunlar varsa büyük ihtimalle gerçek doğumdur:
• Kasılmalar hareket ettiğinizde artıyorsa ve duruş değiştirmenize rağmen azalmıyorsa
• Sancı sırtta başlayıp karna yayılıyorsa (ayrıca bacaklarada yayılabilir). Ayrıca düzenli aralarla geliyor ve dinlenmekle geçmiyorsa. Sancılarınızın kaç dakikada bir geldiğine bakın
çok sık gelmedikçe (beş dakikada bir yada daha sık)telaşlanmanıza gerek yoktur.
• Kasılmalar giderek daha sık ve sancılı hale gelir ve genellikle (herzaman değil) düzenlidirler. Doğum ilerledikçe şiddetleride artar.
• Pembe veya kanlı nişan gelmesi
• Su kesesinin yırtılması. Bebeğin çevresini saran ve amniyon sıvısını içeren kese doğumdan önce birdenbire yırtılıp içerdeki suyun bir kısmı boşalabilir. Bebeğin başı doğum yoluna girmişse
yol kapandığı için gelen su miktarı çok olmaz. Su geldiğinde sancılar başlamamış bile olsa hastaneye gitmelisiniz çünkü bebeğe hastalık etkenlerinin bulaşma olasılığı vardır.
-
Doğuma Giderken Yanınıza Almanız Gerekenler
Bebek için gerekenler:
• Bebeğinizin içinde uyuyabileceği bebek beşiği
• Yatak takımları
• Yumuşak bir battaniye
• Bebek arabası veya ana kucağı
• Varsa arabanız için bebek oturağı
• Bebeğin yıkanması için küvet
• Bebeğin banyosu için havlu
özel sabun ve şampuan
• Altını değiştirirken sereceğiniz kalınca örtü yada ince bir minder
• Bebek bezleri ve altını temizlemek için kremli mendiller
pudra
• Bebeği biberonla beslayecekseniz şişe
emzik gibi malzemeler
• Bebeğiniz için gerekengiysiler: 6-8 adet geniş yakalı fanila
hava soğuk ise yünlü dış giysi
• Bebeğinize masaj yapmak için bebek yağları
nemlendirici ve pudra
Anne için gerekenler:
• Hijyenik kadın pedi(emici özelliği yüksek olmalı)
• 3-4 adet lohusa sutyeni; başlıca iki tür lohusa sutyeni vardır. Birinde açıldığında yalnızca meme başını ortaya çıkaran pencereler bulunur. Diğeri ise önden kopcalı olduğundanemzireceğiniz zaman kolayca bütünü ile açılabilir. İkinci tip daha iyidir
çünkü bunda bütünü ile açıkta kaldığından bebek memeye dokunma olanağı da bulur. Saf pamuklu ve alttan destekli sutyenler yeğlenmelidir.Göğsünüzün en şişkin yerinden alacağınız ölçü size lohusa sutyeninin ölçüsünü verir.
• Bolca pamuklu ve tercihan tek kullanımlık iç çamaşırı
• Acıyan meme uçları için krem
• Sutyen tamponları; sızan sütün sutyene geçmesini önler.
• Önden açılan gecelik ve pijamalar
• Alçak topuklu terlik
Hastane için gerekenler
• Öncelikle hamilelik ve doğum çizelgeniz ve doktor kontrollerinizin bulunduğu dosyanız
• Bol fanila ve gecelik
pamuklu ve ter emen cinsten olmasına dikkat edin.
• Kalın çoraplar
doğumun ileri evresinde üşüyebilirsiniz.
• Küçük bir sünger parçası yada bez
dudaklarınızı ıslatmak için.
• Temiz havlular ve sabun
• Kişisel temizlik malzemeleriniz;deodorant
temizleme mendilleri
• Sabahlık ve alçak topuklu terlik
• Sırt masajınız için bir masaj topu ve masaj yağı
• Sizi dinlendirip rahatlatacak kitap
teyp ve kasetler
• Fotoğraf makinası ve kamera
• Eşiniz için yiyecek ve içecek gıdalar
• Yakınlarınızın telefon numaraları
Doğumun İlk Evresi : Sancılanma
Normal doğum üç evreye bölünür. İlk evre sancılardır.Bununda erken
daha önce çocuk doğurmuş olanlar için yaklaşık 8 saat sürer.Bazı kadınlar ilk kasılmalar hafif veya sancısız olduğu için ilk evrenin ikinci hatta üçüncü aşamasına kadar doğumun başladığınıanlamayabilir. Sancı evresinin üçüncü aşaması rahim ağzının 10 cm açılmasıile sonuçlanır. Kasılmaların zamanlaması ve şiddeti belli birzamanda kadının doğumun hangi evresinde olduğunu belirlemeye yardımcıolabilir. Açılmanın ilerleyip ilerlemediğini görmek için düzenliolarak içeriden yapılan muayene ilerlemeyi doğrulayacaktır.
DOĞUMUN İLK EVRESİ: SANCILANMA
İlk aşama:Erken sancı veya bekleme dönemi
Genellikle bu sancının en uzun ve en az şiddetli olan aşamasıdır.Bu aşamada rahim ağzı 3 santime kadar açılır veincelir. Bu aşama rahatsız edici kasılmalar ve sancılar olmaksızın ya bir kaç günde gerçekleşir yada kuşkuya yer bırakmayacak şekilde sancılarla 2 ile 6saatlik bir zaman alır. Bu aşamadaki sancılar genellikle 30-45 saniye sürer.Hafif veya orta şiddetteolabilirler
kaygı ve korku hissedebilirsiniz.Bu aşamada yapmanız gerekenlerin başında gevşemek geliyor.Bu aşamada yapmanız gerekenler şunlardır:
• Eğer gece yarısı ise uyumaya çalışın. Şu an dinlenmeniz önemlidir çünkü daha sonra dinlenme fırsatı bulamayacaksınız.İkinci aşama başladığında uyuyor olmaktan korkmayın çünkü kasılmalar mutlaka kendini belli eder ve sizi uyandırır.Eğer uyuyamıyorsanız yatakta kasılmaları sayarak vakit geçirmeyin
bu sancılardan başka bir şey düşünmemenize ve onları daha uzun hissetmenize neden olacaktır.Bunun yerine kalkın ve evin içinde dikkatinizi dağıtacak şeyler yapmaya çalışın.
• Gündüzse dışarı çıkmanızı gerektirmeyecek herzamanki ev işlerinizi yapın.yemek yapın
TV seyredin.
• Kendinizi rahatlatın.Su keseniz yırtılmadı ise ılık bir banyo alın. Beliniz ağrıyorsa sıcak su torbasıkoyun (sakın ağrı kesici almayın veya sırt üstü yatmayın)
• Açsanız hafif birşeyler atıştırın.
• Mesanenin gerilmesini önlemek için sık sık idrara çıkın
çünkü bu doğumun ilerlemesiniengelleyebilir.
• Yararı oluyorsa gevşeme tekniklerini uygulayın
ancak henüz solunum alıştırmalarına başlamayın.
• Eşinizle kasılmaları sayma alıştırmaları yapın.Kasılmalar arasında ki süre bir kasılmanınbaşlangıcından diğerinin başlangıcına dek geçen süredir.Düzenli olarak saat tutun vekaydedin. Aralıklar 10 dakikadan daha kısa ise daha sık sayın.
• Eşiniz rahat olmalı ve sözsel yada temas yolu ile sizide rahatlatmaya çalışmalıdır.Eşinizle aklınızı sancılardan uzak tutacak şeyler yapın.
İkinci aşama:Aktif sancılanma
Sancılanma evresinin ikinci ve aktif kısmı genelde birinciden daha kısa sürer.Ortalama 2-3 saat kadar sürer.Artık kasılmalar daha yoğundur ve daha kısa sürede daha çok iş görür.Kasılmalar daha güçlü ve daha uzun(ortalama 40-60 saniye) ve daha sık(3-4 dakikada bir) hale geldikçe rahim ağzı 7 cm kadar açılır.Kasılmalar arasında dinlenme süresi daha kısadır.Bu aşamada en sık görülen belirtiler kasılmaların giderek daha fazla rahatsızlıkvermesi
sancılar sanki hiç bitmeyecekmiş gibi gelebilir.Bu aşamada yapmanız gerekenler:
• Solunum alıştırmalarını sancılar sizi konuşturmayacak kadar şiddetlendiğinde yapmaya başlayın.Eğer alıştırmaları yapamıyorsanız veya sizi gerginleştiriyor ve rahatsız ediyorsa yapmak için kendinizi zorunluhissetmeyin. Bunlar olmadanda doğum yapabilirsiniz.
• Bu aşamada şu şekilde soluk alıp verebilirsiniz;Sancıların başlangıcında ve sonunda burnunuzdan derin soluk alıp hızlaverin. Sancının en fazla olduğu anda yalnızca ağızdan
daha hafif ve yüzeyel soluyun. Ayrıca dikkatinizi sancılar üzerine değil soluk alıp vermeniz üzerine yoğunlaştırın.
• Her ağrıyı ayrı düşünün
daha sonra gelecek ağrıları önceden düşünüp kaygılanmayın.Her sancıyı sizi bebeğinize yaklaştıracak bir dalga olarak görebilirsiniz.
• Doktorunuz izin veriyorsa ve anestezi almayacaksanız sık sık birşeyler için
hem kaybettiğiniz sıvıları yerine koymak hemde ağız kuruluğunu önlemek için.
• Kasılmalar arasında gevşemek için gayret gösterin.Kasılmalar güçlendikçe bu daha zor olacaktır
ancak enerji kazanmak için gevşeme gitgide daha önemli olacaktır.
• Mümkünse yürüyün yada sık sık duruşunuzu değiştirin.
• Düzenli olarak idrar yapmayı unutmayın
leğen bölgenizdeki basınç nedeni ile mesanenizi boşaltma ihtiyacı hissetmeyebilirsiniz.
Bu aşamada eşiniz neler yapabilir:
• Kasılmaların kaydınıtutun. Eğer monitör varsa burdan yoksa elinizi karınızın karnına koyarak sancıların gelişini hissetmeye çalışın.Daha sonra bu size sancılar üzerinde bir tür kontrol duygusu verecek ve ikinizide rahatlatacaktır.
• Zorlu kasılmalar sırasında
el ve ayaklarda karıncalanma) bir kese kağıdına veya avuçlarına soluk vermesini daha sonra bu havayı solumasınıisteyin. Bunu birkaç kez tekrarladıktan sonra kendini daha iyi hissedecektir.
• Sözlerinizle eşinize sürekli güvence verin ve onun gösterdiği çabayı övün.Özellikle doğum yavaş ilerliyorsa
her kasılmayı geldikçe yaşamasını söyleyin ve her sancının doğumu yaklaştırdığını anımsatın.
• Eşinizin alnınısilin
sırtına ve beline masaj yapın.Bu onu rahatlatacak ve ağrılarını azaltacaktır.
• Kasılmalar arasında gevşemesini söyleyin.
• En azından saatte bir idrara çıkmasını anımsatın
böylece dolu bir mesane bebeğin yoluna engel oluşturmaz.
• Bedenini ve yüzünü serinletmek için onu ıslak bir bezle sık sık silin.
• Ayakları üşüyorsa çorap giymesini sağlayın.
• Duruşunu değiştirmesini sağlayın.Sancılar arsında hareket etmesi onlarla baş etmesini kolaylaştırır.
• Eşinizle hastane personeli arasında aracı görevi yaparak onun isteklerini görevlilere bildirin.
Üçüncü aşama:İlerlemiş aktif sancılanma veya geçiş aşaması
Geçiş aşamsı sancılanma evresinin en yorucu aşamasıdır.Aniden kasılmaların şiddeti artar. Çok güçlenirler
sinirli ve şaşkın hissedebilirsiniz;gevşemekte zorluk çekebilirsiniz. Bu aşamada yapabileceğiniz şeyler:
• Kendinizi bırakmayın.Bu aşmanın sonunda rahim ağzı tümüyle açılacak ve sıra ıkınmaya gelecektir.
• Önünüzdeki zorluğu düşünmek yerine ne kadar mesafe kaydetmiş olduğunuzu düşünün.
• Ikınma isteği duyarsanız
bu da doğumu geciktirebilir.
• Kasılmalar arasında yavaş
ritmik göğüs solunumu ile başarabildiğiniz ölçüde gevşemeye çalışın.
Eşiniz size nasıl yardımcı olabilir:
• Susmanızı istemediği sürece ona yardımcı olun ve onun dayanınıklılığını övün.Bu noktada göz teması ve dokunmak sözcüklerden daha çok şey ifade edebilir.
• Yararı oluyorsa her kasılmada onunla birlikte soluk alıp verin.
• Her seferinde tek kasılma ile başa çıkmasını önerin.
• Kasılmalar arasında gevşemesine yardımcı olun.Kasılmanın bittiğine işaret etmek için karnına yavaşça dokunun.Artık yavaş ve ritmik solunum yapmasını anımsatın.
• Kasılmalar sıklaşıyorsa ve ıkınma ihtiyacı duyuyorsa
yakındada muayenesi yapılmadıysa hemşire ya da doktora haberverin. Rahim ağzı tümüyle açılmış olabilir.
• Sık sık dudaklarını ıslatın ve yüzünü silin
bu onu rahatlatacaktır.
• Bu evrede eşinizi personelle birlikte doğumhaneye götürebilirsiniz.
Doğumun 2. Evresi : Ikınma ve Doğum
Rahim ağzı tam olarak açılmış ve sizin ıkınma hissiniz gelmişse
ancak ebe yada doktor size en doğru pozisyonu bulmanız ve nasıl ıkınacağınız konusunda yardımcı olacaktır.En çok ıkınmanız gereken zamanlarda siziuyaracaktır.
Artık ıknabileceğiniz için duygusal olarakrahatlayabilirsiniz. Ayrıca heyecan ve coşkudaduyabilirsiniz. İkinci evre fazla uzadığında genelde kadınların isteği bebeği görmek değil
bu işkencenin sona ermesidir; bu doğal ve geçici bir tepkidir ve kesinlikle anne sevgisinin derecesini göstermez. Bu evrede neler yapabilirsiniz:
• Ikınma pozisyonu alın
çünkü bu bebeğin gelmesine yerçekimininde yardım etmesini sağlar ve ıkınma gücünüzü arttırır.
• Tüm gücünüzü kullanın.Ne kadar etkili ıkınırsanız ve ne kadar çok enerji harcarsanız
düzensiz çılgınca ıkınmak yerine doktorunuzun direktiflerine uymaya çalışın.
• Tüm perine bölgesine ağırlık verdiğiniz için makatınız boşalabilir
sizde etmemelisiniz.
• Doğal olanı yapın
uzun süre nefesinizi tutmak sizi yorabilir ve bebeğinizi oksijensiz bırakabilir.Kasılma geriledikçe birkaç kez derin nefes almak solunum dengenizi yeniden düzeltecektir.Bu konuda doktor ve hemşireniz size yol gösterecek ve konsantrasyonunuzu sağlamanızda yardımcı olacaktır.
• Ikınırken bacaklarınız ve perineniz dahil tüm bedeninizi gevşetin.
• Size söylendiğinde ıkınmayı kesin(bebeğin çok hızlı doğmasını engellemek için bu gerekebilir) ve nefes verin veya üfleyin.
• Kasılmalar arasında personelin yardımı iledinlenin
gücünüzü yeniden toplamanız için doktorunuz bir iki kasılma boyunca ıkınmamayı önerebilir.
• Bebeğin başı bir görünüp bir kayboluyorsa ümitsizliğe kapılmayın.Doğum iki adım ileri bir adım geri giden bir süreçtir.
Eşinize düşenler:
• Rahatlatmayı ve destek vermeyi sürdürmek
• Doğuma hazırlık konusunda öğrendiklerinizi hatırlayarak ıkınmasını ve solunumunu yönlendirin ya da doktorun söylediklerini ona iletin.
• Eşinizin kasılmalar arasında gevşemesine yardımcı olun.
• Ikınırken gerekiyorsa sırtını destekleyin
terini silin.
• Düzenli olarak kaydettiği ilerlemeleri ona anlatın
bebeğin başı göründüğünde ona haber verin.
DOĞUM ANI
Artık sıra doğumun en önemli aşamasına gelmiştir.Birazdan bebeğinizin başınadokunabilecek
makata doğru bir kesi yapılır. Bu kesi doktor kontrolü altında yapıldığından daha sonra epizotomi denen bir işlemle dikilir ve hiç sorun yaratmaz.Oysaki kendiliğinden oluşan yırtıklar düzensiz olur ve daha sonra dikişi güçleştirir.
Bebeğin başı vajinayı gerdiğinde biraz canınızyanabilir
burnu temizlenir. Gerekiyorsa bebeğin üst solunum yollarında kalan sıvı bir tüple emilerek temizlenir.
İzleyen birkaç sancı ile bebeğin vücududa kayarak çıkar.Bebeğin kordonu klemplenir ve bu arada size gösterilebilir.Bebeğiniz biraz morarmış gibi görünebilir ve büyük olasılıkla ağlıyordur.Bebeğinizin göbek bağıda kesildikten sonra artık onu eğer herhengi bir sorunu yoksa bağrınıza basabilirsiniz.
Üçüncü Evre : Plasentanın Çıkması
En kötüsü bitti
çok susuz ve açolabilirsiniz. Bazı kadınlarda bu evrede üşüme olur ve her kadında adet kanamasına benzer kanlı bir akıntı olur.Birçok kadının ilk anda hissettiği rahatlama duygusudur. Bu arada hiç bir şeyi umursamayacak kadar yorgun ya da heyecanlı olabilrsiniz.Ama başardığınız işten gurur duymalı ve gevşeyip bu başarının zevkine varmalısınız.
MAKAT GELİŞİ
Anne açısından makat gelişinin baş gelişinden bir farkıyoktur
baş ve omuzlar forseps kullanarak çıkartılır.
Bazı durumlarda
annenin leğen bölgesi yetersiz duruyorsa ve bebekte sıkıntı belirtileri varsa doktor normal doğuma girmeyecek ve sezaryeni deneyecektir.Makat gelişlerinde normal doğum yaptırılıyorsa genellikle büyük epizotomi açmakgerekebilir. Normal yolla makat doğumda doğurma pozisyonu duruma ve doktorunuzun deneyimine bağlıdır.Bebek doğduktan sonra kalan işlemler baş doğumu gibi devam eder.
Bebekle İlk Karşılaşma
Yeni doğan bebeğiniz beklediğinizden oldukça değişik bir görünümde olacaktır.Tahmin ettiğinizden daha küçük ve narinolabilir. Kafasının biçimi size tuhaf gelebilir. Cildi verniks denen yağlı bir madde ile kaplıolabilir. Ayrıca sistemleri henüz tam çalışmadığı için derisindebenekler
sizin sesinizi işittiğinde nasıl sakinleştiğini gördükçe onu daha çok seveceksiniz. Bebeğiniz mükemmel görünmüyorsa kaygılanmayın.Bebeklerin pek azı doğduklarında beklenen görünümdedir. Şimdi bebeğinizi ilk kucağınızaverdiklerinde nelerle karşılaşabileceğinizi bir gözden geçirelim.
Baş
Bebeğin başı doğumdaki bası nedeni ile garip bir biçim almışolabilir. Bu
iki hafta sonra normale döner.Alnının biraz üstünde bıngıldakbulunur. Burası kafa kemiklerinin kaynaşmaya başladığı yerdir.Bebeğiniz 18 aylıkken kemikler kaynaşır ve bıngıldakkaybolur. Bıngıldak bebeğinizi kucağa almakla yada sevmekle zarar görmez ama dikkat edilmesi gereken bir bölgedir.Bebeğiniz gür saçlı olabileceği gibidazlakda olabilir.
Gözler
Doğumda mavimsi olan göz rengi daha sonra değişir.Altıncı aya kadar gerçek göz rengi belli olmaz. Göz kapaklarında ki şişlikler geneldedoğuma bağlıdır
ancak doktordan bebeğin gözlerine hastalık etkenleri açısından bakmasını isteyin.Şaşılık yeni doğan bebeklerde sık görülür. İlk aylarda bebek şaşıbakabilir. Bebeği yüzünüzden 20 cm uzakta tutarsanız sizi görebilir.
Dil
Bebeğin dili ağız tabanına yapışık gibi ve dilin ucu çatallı görünebilir.İlk yılın sonuna doğru dilin ucu gelişmeye başlar.
Eller ve ayaklar
Bebeğin kan dolaşımı tam gelişmediğinden el ve ayaklar morumsuolabilir. Bebeğin yatışını değiştirdiğinizde bu yerleri pembeyedöner. Tırnakları doğumda uzun olabilir.Bebeğiniz ellerini sıkıca yumacaktır.
Memeler
Bebeğinizin memeleri şiş olabilir
hatta biraz süt bilegelebilir. Bu her iki cinsiyettede gayet normaldir. Sebebi anneden bebeğe geçenhormonlardır. Şişlik bir iki günde azalır. Memeleri sıkarak sütü çıkarmaya çalışmamalısınız.
Cinsel organlar
Hem kız hemde erkek bebekte büyük görünebilir.Kızlarda vajinadan akıntı gelebilir
kısa süredekesilir. Erkek bebeğin yumurtalıkları kasıklara doğru çıkmışolabilir. Durumu doktorunuza danışabilirsiniz çünkü fıtık olabilir.
Cilt
Yenidoğan bebeğin cildinde lekeler olabilir
ancak beş yaşına dek bunlarda yok olur. Esmer bebeklerin sırtında moğol lekesi denen mavi lekelerbulunabilir.Parlak kırmızı bazı lekeler kalıcı olabilir.
Dışkı
Doğumda bebeğin barsaklarında mekonyum denenkoyu
yapışkan bir madde bulunur. Bebek beslenmeye başlayınca dışkısınında rengideğişir.
Bebeğin İlk Muayenesi
Bebeğinizin hastanede ilk check-up’ı doğum odasında veya doğum sonrası bakım odasında yapılır.Burada doktor ilk değerlendirmesini yaparak bebeğin apgarını belirler
bir sorun yada hastalık etkeni belirtileri var mı diye inceleyecektir. Bebeğiniz altı günlük olunca ona bir test yapılacaktırŞimdi bebeğin genelmuayenesi nasıl yapılıyor kısaca bir göz atalım:
• Bebeğe ilk olarak apgar testi uygulanır ve puanları değerlendirilir.
• Doğum kanalından geçen bebeğin anneden gonokok ve klamidya mikrobunu alıp göz enfeksiyonu olmasını önlemek için göz damlası veya merhem sürülür(gümüş nitrat veya antibiyotik)
• El ve ayak parmakları sayılır
eksik varmı kontrol edilir.
• Bebek tartılır ve boyu ölçülür.
• Bebeğin kanının pıhtılaşma derecesini arttırmak için K vitamin iğnesi yapılır. Yenidoğan bebekte bu vitamin eksiktir
vücudu henüz üretememiştir.
• Yenidoğan bir bebek bir takım reflekslerle birlikte doğar
doktorunuz bebeğinizin bureflekslerinide kontrol edecektir.
• Doktor bebeğin baş çevresini ölçer
başta bir anormallik var mı diye bakar. Bebeğin bıngıldaklarını muayene eder; damak yarığını anlamak için parmağı ile bebeğin damağını yoklar.
• Daha sonra bebeğin kalbini ve akciğerlerini dinler. Yenidoğan bebeklerde kalpte üfürüm duyulması normaldir ve genellikle bir hastalık belirtisi sayılmaz.
• Doktor bundan sonra elini bebeğin karnına koyarak karın içi organlarını büyüklükleri açısından kontrol eder. Buradaki organların çalışmaları sırasında çıkardıkları sesleri dinler.
• Bir sonraki adım cinsel organların herhangi bir anormallik var mı diye kontrol edilmesidir. Bebeğiniz erkekse yumurtalıkların inip inmediği kontrol edilir.
• Bebeğin bacakları yavaşça ileri geri oynatılarak eklemleri
ayaklarda düztabanlık var mı diye bakılır.Ayrıca doktor bebeğinizde doğuştan kalça çıkığı olup olmadığını da kontrol edecektir.
• Bebeğin omurgası da kontrol edilir ve düz olup olmadığına bakılır.
• Doğumdan sonra Guthrie testi yapılır. Bebeğinizin topuğundan biraz kan alınarak zeka geriliğinin bir nedeni olan Fenilketonuri hastalığı araştırılır. Bu hastalığın erken teşhisi ile zeka geriliği önlenebilir. Bu testle tiroid bezi yetersizliğide araştırılır.
Doğumdan Sonraki İlk Günleriniz
Doğumdan sonraki ilk hafta içinde fırsat buldukça uyuyun. Boş zamanlarınızı hamilelik sırasında yapamadığınız işleri yapıp yetiştirmeamacı ile yorularak geçirmeyin. Şu sıralar sizin gereksinme duyduğunuz tek şey dinlenmedir. Doğumdan sonra vücudunuza baktığınızdaşaşıracaksınız. Karnınız küçülmüştür
bacaklarınız ise kalın gelebilir. Doğumdan sonraki ilk günde hafif egzersizlerlebaşlayıp bunları yavaş yavaş arttırırsanız vücudunuz doğum öncesi formuna girecektir.
Doğum sonrası sancıları:
Doğumdan sonraki ilk günlerde ağrı duyabilirsiniz. Aklınıza takılan herşeyi doktorunuza yada hemşirenize sormalısınız. İlk günlerde özellikleemzirirken kasığınıza vuran ağrılar olabilir. Bunun nedeni
rahmin eski haline dönmek için yaptığı kasılmalardır.Bunlar vücudunuzun normale dönmekte olduğunu gösterir. Bu ağrılar günler sürebilir. Kasılmalar çok şiddetli ise ağrı kesici alabilirsiniz.
İdrara çıkma:
Hamilelikte toplanan fazla suyu atmak için ilk günlerde sık idrara çıkma normaldir. Başlangıçta idrar yapmakta zorlanabilirsiniz
idrar steril olduğundansuya bırakabilirsiniz. Daha sonra yıkanın. Dikişleriniz varsa buradaki batma hissini gidermek için idrar yaparken dikişlerin üzerine ılık sudökebilirsiniz.
Kanama:
Doğumdan sonra en az iki hafta boyunca kanamanız olabilir. Bebeğinizi emziriyorsanız kanama daha çabuk sona erer. Başlangıçta kanamaaçık renkli ve çokçadır. Gittikçe azalarak rengi koyulaşır. İlk adete kadar kanama devam edebilir. Bunun için hijyenik kadın bağıkullanabilirsiniz. Hastalık etkenleri taşıma olasılığı nedeni ile içe yerleştirilen tamponlar önerilmez.
Bağırsaklar:
Doğumdan sonra bir iki gün tuvalete çıkma gereksinimi duymayabilirsiniz. Doğumdan sonra ne kadar erken ayağa kalkıp yürürsenizbağırsak hareketleride o kadar çabuk başlar. Bol su içip lifli besinler yiyin. Tuvalete gitme hissi geldiğinde hiç beklemeyin
ama yinede üzerine temiz bir bez ilebastırabilirsiniz.
Dikişler:
Dikişler ilk günlerde ağrı yapabilir. Çoğu dikiş bir hafta içinde erir
dışta kalanlar düşebilir. İyileştirmeyi hızlandırmak için doğumdanhemen sonra pelvis kaslarını çalıştırıcı egzersizleri uygulayın. Ilık su içinde oturarak dikişleri temiz tutun. Yıkadıktan sonra iyice kurulayın.Bu amaçla ılık hava üfleyen saç kurutucu kullanabilirsiniz. Dikiş alanına buz torbası koyarak acıyı hafifletebilirsiniz.
Doğum Sonrası Regl
Doğum yaptınız ve ilk reglinizi hala olmadınız! Kaygılanmayın
hamile kalma riskiniz de artıyor.Emzirme bitmesine rağmen hala regl olmayanların kesinlikle doktora gitmesi gerektiğini belirtiyor.
Kadın vücudu
regl gelişiminin bastırılıyor.
Regl nasıl gerçekleşiyor?
Normal dönemlerde reglin nasıl gerçekleştirildiğini biliyor musunuz? İşte yanıtı: Rahim iç yüzeyinde her ay döllenmiş yumurtanın
yaklaşık 14 gün olmakla birlikte 11 ile 16 gün arası da olabiliyor.
İlk regl için zamana ihtiyaç var
Hamilelik sonrasında yeniden rutin regl kanamalarının başlaması
uzun bir dinlenme ve radikal hormon değişikliği sonrasında yaşanıyor. Hormonların tekrar faaliyete geçmeleri de çok kısa bir süre içinde olmuyor.
Peki emzirmeyen kadınlarda regl kanamaları nasıl oluyor? Gebelikten sonra eğer kadın bebeğini emzirmiyorsa
sezaryen doğum sonrası görülen adet zamanının normal doğumdan farklı olmadığını belirterek şöyle devam ediyor: “Emzirme bitmesine rağmen 1 yıldır adet olamayan kadınlarda önce gebelik testi yapılmalı. Sonrada progesteron hormonu belli süre verilerek adet görmesi sağlanmalıdır. Buna rağmen görmezse inceleme derinleştirilir.”
Emzirme dönemi ilk kanamayı geciktiriyor
Bebeklerini emziren kadınların regl kanamaları
prolaktin hormonunun emzirirken serpildiğini ve bu nedenle de reglin geciktiğini düşünüyorlar.
Benzer Konular
-
Hafta Hafta Hamilelikte siz ve bebek - Hafta Hafta Hamilelik bilgileri
By ftm in forum GebelikCevaplar: 0Son Mesaj: 07-03-2009, 02:15 -
dogum nasıl gerceklesir - dogum hakkında - anormal dogum hakkında
By e&e in forum GebelikCevaplar: 0Son Mesaj: 06-28-2009, 17:48 -
dogum korkusu nedır - dogum korkusunda ne yapılmalıdır - dogum korkusu
By e&e in forum GebelikCevaplar: 0Son Mesaj: 06-28-2009, 17:45 -
doğum kontrol yöntemleri -doğum kontrol çeşitleri -doğum konrolde tüplerin bağlanması
By ftm in forum Cinsel YaşamCevaplar: 1Son Mesaj: 06-24-2009, 16:57 -
hamilelik öncesi yapılması gerekenler - hamilelik öncesi -hamilelik öncesi hakkında
By yalın in forum GebelikCevaplar: 0Son Mesaj: 06-14-2009, 22:03


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı




Hemoroİd
05-21-2013, 19:35 in Soru-Cevap