+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 11 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 109

Bu Konudaki Etiketler

(, 10, 17, 1988, 1990, 1996, 2, 200, 2008, 216, 3, 550, 6, abla, akla, allah, allahım, almak, ama, ameliyat, anilari, anne, arabistan, arkadaslar, ayak, ayakta, ayda, aydınlı, aynı, ayı, aşkım, bakim, bana, bebeğin, bebegin, bebek, belli, ben, bende, benden, beni , benim, bile, bilgi, binlerce, bir, biraz, birde, birden, bizden, bizim, bu, bula, butun, buyuk, bİr, büyük, böyle, cevap, çocuğunuz, çocukları, çok, cvp, da, daha, dalga, dan, değer, den, deniz, devam, dik, dinle, doğum, doğumdan, doğumu, dogum, dola, durumu, duygu, dünyanın, dünyası, dünyaya, dönemi, emi, en, evde, eşimi, foto, gece, geçti, geldi, gerçek, gerçekten, gerek, gereken, gezen, gibi, gif, girerken, gün, günde, günlüğü, günü, güzel, gördüm, görüyor, gözleri, haber, haberi, haksızlık, halim, halinde, hamile, hamilelik, hastanede, hastanesi, hat, hemen, hep, hepsi, herkesi, hiç, hikayeleri, icin, içinde, iki, ikinci, ilk, insan, inşallah, istedim, istiyorum, iyi, işlem, işte, kadar, karar, karari, karizma, kendime, kilo, kiz, kişilik, kon, kılıç, kızı, kızın, mutfağı, müthiş, ne, nedeni, net, ocak, olayi, olduğu, olmayan, olmus, olmuş, olsa, olsun, onlar, parça, pazar, ra , riskli, saat, sabah , sadece , sahibi, sana, seferinde, servise, sig, size, sizi, sona, sonra, sonu, süre, tahlil, takvimi, tam , tamamen, tek, tip, tüm, türlü, uyumadan, vardı, ve , yani, yanlış, yardım, yemiş, yeri , yi, yolu, özet, şekilde

  1. #1
    yalın isimli Üye şimdilik offline konumundadır Administrator
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesajlar
    39.889
    Standart
    SPONSORLU BAĞLANTILAR
    Biz eşimle 2005 yılında evlendik. İlk önceleri eşim bir bebeğimizin olmasını çok istiyordu ama ben daha erken olduğunu düşünüyordum.


    Bu kadar güzel bir duygu olduğunu bilsem herhalde hiç tereddüt etmezdim. Aslında her zaman annelerimizin söylediği bir söz vardır ‘anne olunca siz de anlayacaksınız bizim kaygılarımızı ve korkularımızı’ derler. Ben anneme hep kızardım ama şimdi onu çok iyi anlıyorum.

    hamile kaldığımda çok sevindik her şey yapıldı.


    Ben biraz zor bir hamilelik geçirdim çünkü düşük tehlikesi vardı çok dikkatli olmam gerekliydi.


    Son aylara girdiğimde çok güzel bir duyguydu.


    Ben en çok normal doğum taraftarıydım ama bebeğimin kafa yapısı biraz büyük olduğu için doktorum sezaryen olmama karar verdik.


    Doğumun gerçekleşeceği gün (6.12.2006) gidip hastaneye yerleştik artık çok heyecanlıydım…


    Beni hazırlayıp ameliyathaneye aldılar ve orada epidural olmaya karar verdim. Ameliyat başladıktan birkaç dakika sonra da bebeğimin sesini duydum… Ve onu gördüm!.. O kadar minikti ki… Tarifi imkansız duygu diye ben buna derim.


    Bebeğim 4kg. 51cm doğdu. Çok sağlıklıydı ve herkes mutluydu. Birkaç gün sonra hastaneden taburcu olduk.



    Bebeğim şu an dört aylığı geçti adı ‘Cemal’. Çok sevimli ve bizim bir tanemiz.


    Şu an bu yazıyı yazarken bile ‘anne olmak işte budur’ diyorum.


    Bu güzel duyguları paylaşmamız için biz annelere fırsat verdiğiniz için Annelergrubu.com’a teşekkür ediyorum.


    Seni çok seviyorum bebeğim…



    Annen

    Halide Göktaş
    <div>
    __________________


    O Bana Küsse Dahi..


    SPONSORLU BAĞLANTILAR

  2. #2
    yalın isimli Üye şimdilik offline konumundadır Administrator
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesajlar
    39.889
    Standart
    Günlerden Cuma yakut kırmızısı’ kızım ‘Lalin’ doğdu...


    Onun içimden çıkışını hissetmeyi işte şimdi sırası…


    Detayları uzatmak için değil; her hikayeden benim gibi kendine ders çıkaranlar için yazıyorum…


    Baştan beri hep normal doğum istedim her şey kader kısmet.


    Bize verilen tahmini doğum tarihi 8 Nisan idi. Ama ‘kızlar erken doğar’ diyen çok olmuştu insanoğlu işte; bazı fikirlere hiçbir dayanağı olmasa da sarılabiliyor.


    Kendimi böyle şartlamam doktorum öyle bir konuştu ki; sanki her an doğurabilirim havasına girdim.


    Bana istirahat veren “bebek 15 gün daha anne karnında kalsa iyi olur” diyen doktorumuzun söylemleri ‘acaba doğum başladı mı’ diye anlamaya çalışıyordum.


    29 Mart’taki doktor kontrolümde ‘rahim ağzında incelme var bir sonraki buluşmamız hastanede doğum için olur’ diye konuşuldu ancak yine bir gelişme olmadı.


    4 Nisan sabahı ‘nişan’ gelince doğum başlıyor diye sevindim ama gece de bir şey olmayınca ertesi gün doktora gittik. Kapıdan çıkarken annem ‘ister misin doktor bizi direkt hastaneye yollasın’ derken doğum olsun olmasın 1 hafta yanımda kalmak üzere o gün uçağa binmişti.


    Doktor muayenede hafif kanama ve 1cm açıklık görülünce doğumun başladığını ama bebeğin kafasının halen mobil olduğunu yani rahim kanalına oturmadığını öğrendik. Doktorum durumu netleştirmek için renkli dopler çektireceğini ama her halükarda o gün doğumu yaptırtacağını söyledi ve yatışım yapılsın diye beni zaten yakında olan ve doğumu yapmayı planladığım hastaneye yolladı. Böylece annemin söylediği gerçekleşmiş oldu.


    Eşime hastane çantamı da eşime buyurup biz hastaneye gittik.


    Renkli doplerde bebeğin 4 kilo civarı olabileceği ama kanala oturmadığı belirlendi. Radyolog ‘aman ne güzel moral veriyorsunuz’ diye adamı tersledim. Ayrıca tüm dopler boyunca bilmiş bilmiş sorular sorup adamın ‘bu kaçıncı doğum?’ diye sormasına sebep oldum.


    Akabinde bana suni sancı verdiler ve beklemeye başladık. Normal doğum yapacağım diye doktorumu öyle bir baskı altına almışım ki
    kadın sezaryenin lafını bile edemiyordu.


    Babamın hastaneye varıp doktorumla konuşması sezaryene alalım’ dedi.


    4 kiloluk bir bebeği doğurma yerini anestezi ve ameliyat korkusuna bıraktı. Gözyaşları içinde ‘siz bilirsiniz’ dedim.


    Beni ameliyata götürürlerken ağlayıp çişinizi iyi yapın gerek kalmasın derim.


    Nihayetinde 20.44 itibari ile 4.025gr bir kız sahibi oldum 1 saat sonra da bebeğimi emzirdim…


    İki gece hastanede yattım. Voltaren iğneler bol rahat içindeydim.


    Eve geldiğim ilk iki gece ise sezaryenin gerçek bir ameliyat olduğunu anladım. Sizlere kıssadan hisse olarak şunları söyleyeceğim…


    Birincisi; size verilen doğum tarihinden önce asla kendinizi havaya sokmayın daha günü gelmemiş bebeğinize ‘niye doğmuyor?’ demeye başlarsınız.


    İkincisi; nasıl doğum yapacağınız konusunda önyargılı olmayın. Tabi ki normal doğum yapmak önceliğiniz olsun ama bebeğin ve sizin sağlığınız için gerekli olursa sezaryenden çok korkmayın.


    Üçüncüsü; hastaneniz iyi ise tadını çıkarın evde ‘bebek hemşiresi’ diye bir şey olmuyor malum.


    Son olarak da hiçbir acı sonsuza kadar sürmüyor. Size ‘bir haftada geçer’ diyorlarsa acınız asla bitmeyecek gibi gelse de bir hafta geçince gerçekten bitiyor.


    Şimdi kızım 12 günlük ve hayat ne çabuk geçiyor dedirtmeye başladı bile.


    Sevgiler…


    Sena Türkmen Dolu
    <div>
    __________________


    O Bana Küsse Dahi..


    SPONSORLU BAĞLANTILAR

  3. #3
    yalın isimli Üye şimdilik offline konumundadır Administrator
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesajlar
    39.889
    Standart
    Ben de tüm annelerle ve anne adaylarıyla doğum hikayemi paylaşmak istedim...


    Eşimle üniversiteden arkadaştık bebek yapmaya hemen karar verdik.


    Ve canımın içi oğlum bizi hiç bekletmedi. 2005'e girdiğimiz yeni yılda oğlum benimleydi biliyordum. İçimde öyle bir his vardı…


    Nitekim yeni yıl gecesinin ertesinde yaptığım testle ikincisi hafif silik de olsa oğlum varlığını ispatlamıştı. Hemen hastaneden randevu aldım ve orada da kan tahlili ile durum açığa kavuştu. Böylece heyecanlı bir hamilelik serüveni başlamış oldu…


    İlk haftalarda ‘yine o minik kalp atmazsa bebeği almamız gerekecek.’ O hafta nasıl geçti bilemezsiniz…


    O gün gelip çattı! Hastanedeydik ve o minik kalp atışlarını duyduğumuzda sanki her yerde o sesler yankılanıyordu! Bebeğimiz babasının doğum günü olan 31 Ocakta dünyaya tutunmuştu ama bu minik yaramazın maceralarının başlangıcıydı…


    Üçlü test yapılana kadar yani 11. haftaya kadar her şey yolunda idi. Ancak üçlü testi yaptırdığımızda 1 hafta sonrası için gün verdi.


    O bir hafta boyunca eşimle düşündük taşındık ve sonuç olumsuz bile olsa onu dünyaya getirmeye karar verdik. Bu kararı verdikten sonra da içim rahatladı çünkü her şekilde o artık benimdi ve ondan vazgeçmemiş olmak beni rahatlatmıştı.


    Bir hafta sonra gittik. Operasyon çokta korkulacak bir şey değilmiş ikinci aramamızda da çıkmadı.


    Neyse ne iyi ne kötü.


    ‘Sağlıklı bir oğlumuz olacak’ deyince dünyalar benim olmuştu. Ama ikinci şoku yaşamıştım çünkü üçlü testi yaptırana kadar ki olan ultrasonlarda doktor kızımız olacağını söylemişti. Fakat amniyosentezde kromozomlara bakıldığı için bu kesin sonuçtu!


    Bundan sonra her şey yoluna girdi. Anlayacağınız bizim ufaklık o zaman da başlamıştı yaramazlıklara.


    8. aydaki kontrolümde bir panik…


    Hemen annem geldi Bursa’dan. Yatış işlemleri falan derken bebeğim 26.08.2005’te doğdu…


    Ancak sezaryenin bir riski olarak ciğerlerinde su kalmıştı ve nefes alamıyordu yavrum. O yüzden 10 gün yenidoğan yoğun bakımında kaldı.


    2.870gr. doğmuştu. Yenidoğandan normal servise çıktığında ise 2.300gr.’lık küçücük bir melekti.


    Neyse sapasağlamdı.


    Şimdi 20 aylık Erman’ım…


    Allah isteyen herkese sağlıklı bebekler versin…



    Fulya Tatbul
    <div>
    __________________


    O Bana Küsse Dahi..


    SPONSORLU BAĞLANTILAR

  4. #4
    yalın isimli Üye şimdilik offline konumundadır Administrator
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesajlar
    39.889
    Standart
    Merhabalar

    Oğlum şu anda 6 yaşını bitirmek üzere 23 Kasım 2001 doğumlu balım.


    Benim hamileliğim çok sıkıntılı geçti. Ta o zamandan belliydi demek ki ikimizin de çekecekleri sıkıtılar…


    Normal doğum olmadı sezaryen yapıldı. 22 Kasım gece saat 01.00’de sezaryene gün almıştık.


    Abim dolmuşta çalışıyordu doğuma dolmuşla gittim. Ayıp ya; abimin yanında bağıramadım bile.


    Hele bir annem var; ben sancılar içindeyken onlar ne düşünüyor diye…


    Neyse sağlıklı bir çocuk olsun diye…


    Doğum 3 su yutmuş doğumdan sonra.


    Odaya almadan önce bunun için mi bu kadar çektim’ diye!!!


    Doktor işte o’ dedi. Bir getirdi ki; aman Allah’ım bu ne tatlılık…


    İtiraf edeyim mi? Diğer çocuk daha güzeldi aslında


    Doktor getirdi her şeyi senden…


    İşte o an dedim ki; ‘Allah’ım bana öyle bir güç ver ki onu sonuna kadar büyüteyim…’


    Şimdi 6 yaşında oğlum. 1 seneyi aşkındır da oğlumun babasından ayrıyız. Hayat bize kötü davrandı ama ben hala oğlumlayım çalışıyorum.


    Yalnız bir
    kadınım oğlum da geceleri ağlamaktan kurtulacağız?..


    Hiç kimseyle paylaşamıyorum bunları. Zayıf yönümü bulup benim ve oğlumun canını acıtırlar diye kimseden de destek almadım annem hariç.


    Ama bazen dayanılmaz oluyor hayat. Beni tek hayata bağlayan canım oğlum Yağız’ım bana ‘anne’ dedikçe içim gidiyor.


    Babasını görmüyor. Hem anne olmak hem baba olmak bu olsa gerek.


    Onunla beraber maç yapıyorum sahalarda bir sürü erkeğin içinde. Ne yapayım herkes babasıyla maç yaparken oğlum geride mi kalsın?..


    Bazen geceleri kalkıp bakıyorum ne olur duyun sesimi?’ diyorum kâinata.


    Ben oğlumsuz yapamam…


    Rabbim işlerime düzen ver dayanılmaz acılardayım…


    Ancak oğluma her baktığımda içimi huzur kaplıyor…


    Sözün kısası herkese sesleniyorum! Çocuk yaparken iyice düşünün. Çünkü onun sorumluluğu hiçbir şeye benzemiyor.


    Rabbim herkese bana ve oğluma da yardım et.


    Oğlum ve benim için bir mücadeledeyim yolda kalmak istemiyorum.


    Seni seviyorum canım oğlum cennet meyvem Yağız’ım…


    Perihan Kaleli
    <div>
    __________________


    O Bana Küsse Dahi..


    SPONSORLU BAĞLANTILAR

  5. #5
    yalın isimli Üye şimdilik offline konumundadır Administrator
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesajlar
    39.889
    Standart


    Yakışıklı Taylan Efe sen de hoş geldin!

    Doktorda kalbini duyup 2 aya yaklaşmakta olduğunu öğrenince hele de artık ailemizden biri gibi olan doktorum ultrason resmini çıkarıp elime verince idrak ettim durumu…

    Başak Baylan / 30.05.2007 13:39:07

    Hiç hesapta yokken yaşanan bir hamilelik oğlumun varlığıyla...


    Her şeyden o kadar emindim ki; kendimi gerçekten kötü hissetmesem kafamdan Türk filmi senaryolarıyla hasta olduğuma dair düşünceler geçirmesem test yapacağım bile yoktu.


    Doktorda kalbini duyup 2 aya yaklaşmakta olduğunu öğrenince hele de artık ailemizden biri gibi olan doktorum ultrason resmini çıkarıp elime verince idrak ettim durumu.


    Benim durumumda olan diğer anneler ne yapar bilmem ama ben önce o an için sevgimi Gülce'den başkasına nasıl vereceğimi düşündüm. Ne kadar yanıldığımı oğlumu her düşündüğümde anlıyorum değil görmek!


    Kızımın peşinde koşarak ve neredeyse hiç dinlenmeden doğumdan 15 gün önce kızımın 2. yaş günü kutlamasını düzenleyerek fena halde koşturmalı geçti bu sefer hamileliğim. 6. ayıma kadar spor salonunda koşu bandına çıktım ve hafif periyotta yürüdüm.


    Bebeğin sağlığına yönelik şeylerin yanı sıra canımın istediği yorulmama rağmen gıkını çıkarmadı canımın içi. Sadece son haftalarda boyunun uzunluğu yüzünden hareket sıkıntısı çekti.


    Neticede 2 Aralık'ta 11.30 civarı 55 cm. olarak dünyaya geldi oğlum...


    Sezaryene hazırlanışım her şey daha bir yerine oturmuştu sanki.


    Ve eve gelişimiz… Kızımla oğlumun tanışmaları muhteşem bir duyguydu.


    Oğlum şu sıralar 5. ayına girmek üzere ve nasıl güler yüzlü anlatamam. Allah ona ve kızıma hayata sımsıkı tutunacak güç ve şans versin.


    Şimdi eşim bana hiç kızmasın ama yüreğim tamamen ikiye bölünmüş durumda. Bir yanı kızım konuşmadığım halde bildiğim tüm annelerde olan o müthiş korku!


    Dilerim herkes aynı duyguları yaşar.


    Sevgiyle kalın...


    Gülce&Taylan Efe ve pırpır yürekli anneleri N. Başak Baylan
    <div>
    __________________


    O Bana Küsse Dahi..


    SPONSORLU BAĞLANTILAR

  6. #6
    yalın isimli Üye şimdilik offline konumundadır Administrator
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesajlar
    39.889
    Standart
    seninle daha uzun süre kalmak için doğum öncesi iznimi doğum sonrasına aktarmayı planladım.


    Raporumu aldım fakat 2.5 hafta çalıştıktan sonra 23 Ağustos 2006 tarihinde sabah saat 05.30’da sen aniden gelmek istedin!


    Biz Elif ablanı uykudan uyandırarak babaannene bırakıp anneanneni yanımıza alarak hastaneye apar topar gittik.


    Doğarken gerçekten çok zorlandım. Sezaryen ameliyatı 4 saat sürdü. Kordon boynuna dolandı ve bir takım aksilikler yaşadın. Hastanede bütün sevenlerin senin için Allah’a dua etti. Yaşamak için gerçekten çok mücadele verdin.


    Hastanede 10 gün kaldık. Elif ablan babaannesinde bizim taburcu olmamızı büyük bir sabırla bekledi çünkü bizleri çok özlemişti.


    Hastaneden çıkışımız ve eve dört kişilik bir aile olarak dönüşümüz… Allah’ım sana şükürler olsun çok mutluluk verici idi.


    Sarı saçlı mavi gözlü güzel oğlum şimdi 7 ayını bitirdi.


    Sarı kelebeğim ailemize hoş geldin. Seni çok seviyoruz…


    Sezgin Çetin
    <div>
    __________________


    O Bana Küsse Dahi..


    SPONSORLU BAĞLANTILAR

  7. #7
    yalın isimli Üye şimdilik offline konumundadır Administrator
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesajlar
    39.889
    Standart
    Doğum Yeri: Ankara Tıp Fakültesi Cebeci Hastanesi

    Doğum Tarihi: 7 Ağustos 2006

    Boy: 51cm

    Kilo: 3.690gr



    Benim annelik hikayem kızımla başlar. 17 Mart nişan 17 Temmuz düğün ve 6 ay sonra annelik için geri sayım…


    Sorunsuz geçen hamilelik dönemi sonunda garip bir sancıyla yatağımdan sıçradığımı anımsıyorum…


    Evet 9 aylık sabırsız bekleyiş sonunda kızımı kucağıma alacağım. Apar topar hastaneye varıyoruz. Doktorum Ankara Hastanesinde ve ben doğumu orada yapacağım.


    Neyse şiddetli sancılar çekerken kendi kendime kızıyorum. Her sancı vuruşunda gözlerim yerinden fırlıyor; “bir daha mı tövbe” diyorum.


    12 saat süren sancı sonucu 4cm açılma normal doğumu engelliyor. Beni hemen sezaryene alıyorlar yoksa çocuk elden gidecek.


    Ayılıp kendime gelirken onu hep sev” diyor…


    Tarih 4 Kasım 1997. O benim hayatım canım kızım; Aycan’ım…


    Yıllar çabuk akıp gidiyor. Kızım 8 yaşına gelmiş “kardeşşşşşşşşşşş” diye bağırıyor. Babamız “bir tane yetmez; ikinci çocukkkkkkkk” diye tozu dumana katıyor. Ben çaresizleri oynuyor…


    Kararsız geçen birkaç ay sonrası korunmayı bırakıyorum ve ikinci çocuk için geri sayım başlıyor. Tazelenen umutlar bir cuma akşamı iş dönüşü tuvalette kanamayla son buluyor. 1 aylık bebek akıp gidiyor karnımdan. Ağlamıyorum çünkü biliyorum ki hercşeyde bir hayır var.


    Yeniden
    hamile kalmam için 1 yıl beklemek zorunda kalıyorum ve 2005 aralık ayının sonlarında kendimde bir gariplik hissediyorum; biliyorum hamileyim. Kan tahlili beni doğruluyor ve 9 aylık bekleyiş başlıyor...


    Bu bekleyiş inanın! Tabak tabak meyve yiyorum.


    Uzatmayalım sevecen ve çok sempatik oldukları; doktorumun sesi ve bayılmışım…


    Tarih 7 Ağustos 2006. Kendime geldiğimde küçük bir odadaydım ve oradan kendi odama taşındım. Anneciğim ve minik bebeciğim beni bekliyor...


    Eşim abla oldum” diye evi birbirine katmış. Yani ne sevinç! Ben görmedim tabii.


    Hoş geldin dünyamıza küçük erkeğim hoş geldin Baturalp’im. Adın gibi yiğit olursun inşallah anneciğim…


    Oğlum şu an 8 aylık şirin mi şirin bir bebek.


    Canım yavrularım o zaman bile ayakta dimdik ve eğilmeden durun; yaşamın size hazırladığı sürprizleri umut ve cesaretinizle aşın.


    Sizleri seviyorum canlarım…


    Bu arada hastanede beni hiç yalnız bırakmayan Gönül hemşireye çok iyi bakıyor gerçekten; şimdiden oğlum sevgi delisi bir çocuk olup çıktı.


    Sevgi Hin
    <div>
    __________________


    O Bana Küsse Dahi..


    SPONSORLU BAĞLANTILAR

  8. #8
    yalın isimli Üye şimdilik offline konumundadır Administrator
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesajlar
    39.889
    Standart
    Ankara’da ailemin yanındayım. O sabah babama durumu hissettirmeksizin kahvaltı yapıp tekrar odama çekildim.


    Bu defaki ağrı dinecek gibi değildi. Ve dinmedi de. Annemin hastaneden dönüşü 13:00’ü bulmuştu ve benim sancım artıyor bir türlü de çıkmıyordu.


    Anneme sancılarımı söylediğimde ben doğuramazdım…


    Tahammülümü gittikçe zorlayan sancılar 5 dakikada birkaç kez girip ikinci bir habere kadar yola çıkmamasını da tembih ederek…


    Adem abi biraz kırgınlık hissi ve korkudan azalan sancılarımla eve geldim. Bu arada Serkan’ı da arayıp gelmemesini söyledim.


    Sancılarım daha da arttı bir şeyler yapmaya çalışıyor.


    Gece 01:00 suları. Artık canımı teslim ettiğim sancılarla yerde sürünmeye başladım. Babam hastane için taksi arıyor ama nafile. Alt komşumuz Salih imdadımıza yetişiyor ve Sincan Hastanesine gidiyoruz. Orada doktor bulamayınca tekrar Etlik Hastanesine…


    Bu arada Serkan’a haber verdiler. Ben de aradım. Tekrar muayeneye alınışım ve onca sancıdan sonra sadece 1cm açıklıkla beni doğumhaneye göndermek üzere hazırlıklar başladı.


    Böylece annemin refakatinde doğumhaneye indim. Giyinmemde yardımcı oluktan sonra loş bir koridorda tek başıma ilerliyordum.


    Kayıt için bir taraftan gözüm pencerede Serkan’ı düşünüyordum.


    Acıdan kıvranarak duvarları tekmelemeye başlamıştım çoktan ve bir süre sonra suyumun alınmasıyla hem acı hem de keyif veren bir his beni sıçrattı. “Biri bana baksın bana bir şeyler oluyor” dediğimi hatırlıyorum.


    Evet miniğim bir garip haldeydim. Gözlerimi açık tutmakta zorlanıyordum.


    Gözlerimi araladığımda Kamber Hocanın elimi tuttuğunu gördüm sen hep hareket ediyordun.


    Masaya çıktım ve tam 5 dakika içinde doğurdum. Baş aşağı tuttukları bir bebek hayal meyal gördüm; bembeyazdı…


    Seni bebek odasına götürürken eş doğumunu bekliyordum.


    Dikişler epey uzun sürdü bundan çok emindim.


    Seni kucağıma verdiler ‘anne’ olmuştum.


    Bir hastabakıcı bizi aldı kapı açılır açılmaz annemin sesini duydum. “Bu bizimkiler” dedi. Baban bir anda sana saldırdı. Öptü ve kokladı. Herkes merak içindeydi. Sırayla herkesle öpüştük.


    Odaya doğru giderken akça pakça bir şeydin. Anneannen önce seni giydirdi. Sonra beni tekrar muayene ettiler ve ben de giyinip seni emzirmeye koyuldum. İlk birkaç saat öyle güzel emdin ki. Sonrasını ne sen sor ne de ben söyleyeyim.


    Bizi görmeye deden “doğurdum” diye.


    Görüş saati geçmek üzereydi sen bizim aramızda barış kelebeği oluverdin.


    İki gün süreli uykusuzluk kısa sürdü ama mutluluğum tarif bile edilemezdi. Saatler seninle durmuş gibiydi. Seni emziremiyor olmak daha doğrusu sütümün kesilmiş olması ise beni çok etkiliyordu.


    Çevremizde zaman geçtikçe kaldığımız oda dolmaya başlıyor yaklaşık bir saat kadar yanımızda kalıp gittiler.


    Ertesi gün bizimkiler odaya geldiğinde hastanede kargaşa sırasında dedenin seni kucağına alıp almadığını göremediğim için ben de çok heyecanlıydım.


    Evdeydik ve bizim için çok güzel bir oda hazırlanmıştı. Prensesimizin yatağı hazır sütüm tam anlamıyla kaybolmuştu.


    Bu arada baban beni çok üzüyordu senin ve benim yanımda. O ise garip bir hal içerisindeydi. O da çok yorgundu.


    Biraz dinlenip kahvaltı yaptık. Mama hazırlayarak seni doyurduk. O andan sonra süt getirme çalışmaları başladı. Sürekli banyo yapıyor tavsiyelere uyarak sürekli bir şeyler yiyordum ama pek sonuç alamayınca kendimi sağmaya başladım.


    Baban izin alamadığından Yozgat’a gitmek için hazırlandı. Bir hafta sonra gelip bizi almak üzere evden ayrılırken kızım gitmemi istemiyor’ dedi.


    Benim için artık her şey o kadar zorlaştı ki olmadı sağıyordum kendimi.


    Üçüncü gündü sanırımhiçbir şey hissetmiyordum. Halen de öyle.


    Doğmuştun… Çok mutluydum… Çok güzel bir bebektin…


    Bu yazı kızımın güncesinden alınma sizlerle paylaşmak istedim.


    Gülcan Narince
    <div>
    __________________


    O Bana Küsse Dahi..


    SPONSORLU BAĞLANTILAR

  9. #9
    yalın isimli Üye şimdilik offline konumundadır Administrator
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesajlar
    39.889
    Standart
    en hamileliğimi evde yaptığımız testle öğrendim.


    Sağlık ocağına kayıt için gittiğimde tekrar test yaptılar belli değil…


    Bu arada ben inatla kan testi yaptırmıyorum gerek duymadım.


    Neyse 1 hafta sonra belli oldu bebişim…


    3 aylıkken sancısız kanamam oldu ‘yaşıyor’ dediler.


    İşimi bıraktım. Bebeğimi bekledim…


    Fazla bekletmedi. 7 şaşırdım!


    Normal mi yoksa sezaryen mi henüz karar verememiştim. Doktorumu alıp sezaryen için yola çıktık.


    Aslında normal de olabilirmiş…


    Bebeğim geldi… Üç günlükken sarılıktan 3 gün hastanede kaldık.


    Biraz zor oldu ama şimdi mücadeleci bir kızım var…


    Beril’im…


    Burcu Aydemir <div>
    __________________


    O Bana Küsse Dahi..


    SPONSORLU BAĞLANTILAR

  10. #10
    yalın isimli Üye şimdilik offline konumundadır Administrator
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesajlar
    39.889
    Standart
    Dört yıllık bir evliliğin devamında


    Planlı olarak spiralimi çıkarttırmış üç hafta sonrasında da
    hamile kalmıştım.


    Bebeğimi ultrasonda ilk gördüğüm an ağlamıştım ellerimi yüzüme kapatarak. Çok heyecanlanmıştım. Anneliği kendime yakıştıramamıştım.


    Bir hafta sonra sigaraya veda etmiştim


    Hamilelik tüm sinirlerimi almıştı adeta. Bana mutluluk hediye etmişti. Beni tanıyan herkes “umarım hanımefendi gelince de böyle olursun” diyordu. Sorunsuz bir hamilelikti ta ki 7. aya gelene dek…


    7. ayda çıkan gebeliğe bağlı diyabet yüzünden; artık hamileliğim diyetisyen sabah akşam kendime insülin enjekte ediyor ve her gün yürüyordum. Kilo kontrolüm çok önemliydi. Her şey onun içindi…


    Normal doğum istiyordum ancak doktorumuz diyabetli gebelerde yüzde altmış sezaryen olduğunu söylüyordu. Ben ağlıyordum kızımı da zavallı durumuna sokmak istemiyordum.


    8. aya girerken lila renginde odası her şey yolunda giderse bu mektubu beraber okuyacağımızı yazdım…


    Ameliyathane soğuktu ve korkudan tansiyonum çıkınca yanıma eşimi istedim. Az sonra kızımın babası yanımdaydı söylemedi. Onu sevdiğimi söyledim…


    Cevabını alamadan rahmetli babam yanıma geldi… Oysa öleli 15 yıl geçmişti. Bana gülümsedi ve arkasını dönüp gitti kızımın dedesi. Sonra rüyasız bir uykudan kendi çığlık sesimle uyandım. Canım çok yanıyordu ve çok fazla insan sesi vardı. Gözlerimi açmaya çalışıyordum ama sadece sesleri duymaya yetiyordu gücüm. Ama bebek sesi yoktu…


    Gözlerimi zorlayarak açtım ve kuvözün içinde yatan bana göre minicik tüm hastaneye göre kocaman bebeğimi gördüm…


    Kızım Sude 4.660gr. hastanenin en uzun ve en tombul kız bebeğiydi. Tüm doktorların maskotu oldu.


    Şimdi Sude’m kızım tadına varamadığım yemeklerimiz oldu. Ama kızımın kalbime kattığı sıcaklık... İşte bu sıcaklığı ancak gözlerime bakarsanız anlarsınız.


    Kalbimi avuçlarında eriten müjdeli mucizem…


    Hayatıma iyi ki geldin!


    Ece Cengiz
    <div>
    __________________


    O Bana Küsse Dahi..


    SPONSORLU BAĞLANTILAR

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-03-2009, 03:15
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06-28-2009, 18:48
  3. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06-28-2009, 18:45
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06-03-2009, 03:20