Gebelikte Kilo Almamak İçin Ne Yapmalı ? Gebelikte Kilo Almamak İçin Nasıl Beslenmeli

Gebelikte alınması gereken normal kilo 9-13 kilogram arasıdır. Normal şartlarda gebeliğin ilk 3 ayında sadece 1 kilo kadar alınabilir. Hatta bu dönem bulantı ve kusma nedeni ile kilo verilebilir. İlk üç aydan sonra ayda ortalama 1-1.5 kilo almak gerekir. Bu haftada 300-500 gram arasıdır. Belirtilen bu kilolardan daha fazla alıyorsanız beslenmenizde bazı düzenlemeler yapmanız gerekecektir. Özellikle karbonhidratlı yiyecekleri mümkün olduğunca az tüketmeniz yani hamur işi, tatlı gibi gıdaları kullanmamanız gerekmektedir. Aşırı yağlı ve tuzlu yiyeceklerden de uzak durmalısınız.Gebelikte kilo almamak için
Daha çok sebze, meyve, salata türü yiyecekler tüketmeli, süt, yoğurt, peynir gibi proteinli gıdalardan da yeterince yemelisiniz. Aşırı alınan kilolar gebeliğin seyrinde bazı problemlere yol açabilir. Özellikle gebeliğin ikinci yarısında ellerde, bacaklarda, yüzde ödem yani şişlikler oluşabilir. Şayet böyle bir problem varsa doktorunuza başvurmalısınız. Gebelik boyunca sık aralıklarla az yemeniz ve bu yiyecekleri de dikkatli seçmeniz gerekmektedir. Ayrıca su ve sıvı içecekler de mutlaka yeterince tüketilmelidir. Taze sıkılmış meyve suları hazır meyve sularına tercih edilmelidir. Ekmek günde 3-4 dilimle sınırlandırılmalı, kabızlık şikayeti varsa kepekli tercih edilmelidir.

19 yaşındayım ve ilk çocuğuma hamileyim. Genç kızlığımdan beri fazla kilolu idim ve şu anda 80 kiloyum. Bu gebeliğim sırasında fazla kilolarım bebeğim ve benim için risk oluşturur mu?
Fazla kilolu annelerin çoğunun gebelikleri güvenli geçer. Gebelik olsun ya da olmasın sağlık sorunları kilolarla birlikte artar. Fazla kilolu anne adaylarında hem yüksek tansiyon hem de şeker hastalığı riski yükselir ve her ikisi de gebelikte sorun oluşturabilir. Normal doğum güç olabilir. Sezaryen gerekli olursa karındaki yağ dokusunun fazla olması nedeni ile hem ameliyat hem de iyileşmede sorun olabilir. Bu nedenle anne adaylarının kilo alımları kadın doğum uzmanı tarafından yakından izlenmeli ve gebeliğin altıncı ayında mutlaka şeker yükleme testi yapılmalıdır. Ayrıca bebeğin normal büyüme ve gelişmesi de yakından izlenmelidir. Tüm bu nedenlerle öncelikle bir kadın doğum uzmanı ile görüşmeniz ve gerekirse bir diyet uzmanının da yardımı ile mümkün olduğunca düzenli ve planlı beslenerek hem bebeğiniz için gerekli vitamin ve mineralleri almanız hem de az kilo alarak sağlıklı bir gebelik geçirmeniz gerekecektir

Gebelikte sağlıklı beslenme

Sigarayı bırakmış olmanız bebeğiniz ve sizin için çok iyi olmuş. Fakat her şeyin aşırısı olduğu gibi gebelik sırasında çok miktarda çay içmeniz de sakıncalıdır. Çay, kahve ve kolalı içeceklerde bulunan “Kafein” olarak isimlendirilen madde, anne kanından çocuk kanına geçebilmektedir. Yapılan araştırmalar çay, kahve ve kolanın çocukta herhangi bir sakatlığa yol açmadığını fakat çocuğunuza geçen bu maddelerin çocukta huzursuzluklara, kalp atımında düzensizliklere sebep olduğunu ve çok fazla miktarda alınırlarsa düşüklere de sebep olabileceğini göstermektedir..
Bu tür içecekleri bırakmanız için başka sebepler de vardır. Bu içeceklerin içindeki madde idrar söktürücü olabildiğinden çocuğunuza gerekli sıvı ve kalsiyumu da bedeninizden uzaklaştırır. İştahınızı kapatıp gerektiği gibi beslenmenize de engel olabilir. Ayrıca en önemlisi de bebeğiniz için gerekli olan kan yapıcı demirin vücudunuzdan emilmesini engelleyip kansızlığa sebep olabilmekte ve böylece bebeğiniz de gelişememektedir.
Ayrıca özellikle kolalı içecekler gebelerin büyük bir kısmında midede yanma problemi oluşturmakta ve mide hastalıklarını gebelik sırasında başlatabilmektedir. Benim size önerim, eğer bırakabiliyorsanız gebeliğiniz sırasında çay, kahve ve kolalı içecekleri bırakmanız veya mümkün olduğunca azaltmanızdır. Canınız çok çay veya sıcak bir şey içmeyi ister ise bir “poşet çayı” sıcak bir bardak suyun içine hemen bırakıp çıkarmanız ve böylece demli olmayan açık bir çay içmenizi öneririm. Ayrıca ıhlamur veya adaçayını da içecek olarak tercih edebilirsiniz. Unutmayın ki doğduktan sonra ve ileriki yaşlarında çocuğunuzun sağlıklı olması sizin hamile iken düzenli ve doğru beslenmenize bağlıdır.

Gebelikte karnın büyümesi
8 aylık ilk bebeğime hamileyim ve doktor kontrolündeyim. Herkes karnımın küçük olduğunu söylüyor. Benden 1 ay küçük gebe olan bir arkadaşımın karnı bile benden daha büyük. Acaba bebeğim yeterince büyümüyor mu, ne yapmalıyım?

Bir doktor kontrolünde olduğunuzdan ve ultrasonografi ile yapılan tetkikte çocuğunuzun gelişmesi normal olduğundan dolayı endişelenmenize gerek yoktur. Öncelikle size önerim bu tür uyarıları dikkate almamanız ve bu yanlış önerilerin meydana getirdiği kaygılardan uzak durarak kendi karnınızı daha büyük, küçük, düşük veya yüksek karınlı diğer gebe kadınlarla karşılaştırmaktan vazgeçmenizdir. Nasıl gebelik öncesi iki kadının bedeni birbirinin aynı değilse, gebelikte de görünümleri farklı olacaktır. Karnınızın büyüklüğü veya şekli gebelik öncesindeki boyunuza ve kilonuza bağlıdır ve nadiren bebeğinizin büyüklüğüne ilişkin bir göstergedir... Karnı küçük olan ufak tefek bir kadın karnı geniş olan daha iri kemikli bir kadından daha büyük bir çocuk doğurabilir. Kontrollerinize düzenli gidiniz ve size önerilen vitamin haplarını da düzenli kullanınız.

Kilo vermek için diyet

“18 yaşındayım. Boyum 165 cm. kilom yetmiştir. Kilomun fazla olduğuna inanıyorum. Zayıflayabilmem için bir diyet yazarsanız memnun olurum.”
Boyunuza göre kilonuz oldukça fazla sayılır. 8-10 kilo vermeniz halinde ideal kilonuza ulaşmış olursunuz. Bunun için aşağıdaki diyeti uygulamanız faydalı olur.
Kahvaltı 1 su bardağı şekersiz greyfurt suyu veya ıhlamur, 40 gram az yağlı beyaz peynir veya bir tane haşlanmış yumurta, 1 adet domates, 1 ince dilim kepekli ekmek.
Öğle yemeği 60 gram yağsız ızgara et, yağsız bol yeşil salata, 40 gram kepekli ekmek.
Akşam yemeği 150 gram kaymaksız yoğurt, 4 yemek kaşığı az yağlı sebze yemeği, yağsız söğüş salata.
Yukarıda yazılı diyetin yanında günde en az bir saat cimnastik hareketleri yapmalı veya yürümelidir.

Aşırı kilolar sorun
Dördünce Uluslararası Obezite Sempozyumu'nda aşırı kilonun (obezite) gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde giderek büyüyen bir sağlık sorunu olduğu, Türkiye'de de kadınların yüzde 32.9, erkeklerin ise yüzde 24.5'inin şişman olduğu belirtildi.


Türk Diabet Cemiyeti ile Türkiye Diyabet Tedavi ve Eğitim Vakfı'nın ortak bir protokolle birlikte düzenledikleri ilk kongre olan 35'inci Ulusal Diyabet Kongresi, aşırı kilo sempozyumuyla birlikte Ceylan Continental Otel'de başladı. Sempozyumun açılışında konuşan Türk Diabet Cemiyeti Başkanı Prof. Dr. Nazif Bağrıaçık, şişmanlığın kalp damar, hipertansiyon, bazı kanser türleri ve özellikle tip 2 diyabette önemli bir risk faktörü olduğunu söyledi. Prof. Dr. Bağrıaçık, diyabetiklerin yüzde 25'inin şişmanlığa bağlı olduğunu belirterek, ‘‘Ayrıca safra kesesi ve mesane taşları şişmanlarda 3-4 misli sık görülüyor. Endokrin sistemi de bozuyor’’ dedi. Türk Obezite Derneği ile toplumu bilinçlendirme, eğitme, şişmanlık nedeniyle ortaya çıkan hastalıkları önleme çalışmaları yapmayı hedeflediklerini belirten Prof. Dr. Bağrıaçık, ‘‘Çocukluk çağından itibaren, okullarda şişmanlık taramaları yapmak istiyoruz. Ayrıca, obezitenin neden olduğu kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, mafsal hastalıklar, karaciğer yağlanması başta olmak üzere sorunlarla mücadele için çalışmayı planlıyoruz’’ dedi.


Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüsrev Hatemi, Türkiye'de dünya ülkelerinde olduğu gibi kadınlarda erkeklere göre, kırsal kesimde de kente göre şişmanlık sorununa daha sık rastlandığını söyledi. Şişmanlığın ciddi bir sağlık sorunu olduğunu savunan Prof. Dr. Hatemi, alınan her kilonun kalp ve damar hastalıklarını yüzde 3.1 oranında artırdığını söyledi.


Kronik hastalık


Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan İlkova da obezitenin vücutta yağın arttığı kronik bir hastalık olduğunu ve enerji alımıyla harcanması arasında denge kurulmaması nedeniyle geliştiğini söyledi. Gelişmiş ülkelerde şişmanlığın bir halk sağlığı sorunu halini aldığını belirten Prof. Dr. İlkova, kişinin vücut kitle indeksinin, kilonun boyun karesine bölünmesiyle (kg/m2) ölçüldüğünü söyledi. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre vücut kitle indeksinin 18.5-24.9 olması normal, 25-29.9 kilolu, 30-34.9 orta derecede şişman, 35-39.9 ağır derecede şişman, 40 üstü de çok ağır derecede şişman sayılıyor.


Bu arada, sempozyum ve kongreye daha önce katılacağını bildiren 10 yabancı uzman, terörü bahane ederek katılmaktan vazgeçtiler. Belçika'dan gelen Prof. Dr. Pierre Lefebvre, daha önce de Türkiye'ye geldiğini ve terörden korkmadığını söyledi.