Röntgen Filminin İcadından Önceki ve Sonraki Durumu Nedir ?

W. Konrad Röntgen’ in X ışınlarını buluşun*dan önce omurga kemiğinde kırık olup ol*madığı vücudun bir ya da birden fazla ye*rinde görülen felçler ile anlaşılırdı. Günü*müzde röntgen filmi doktorların daha doğ*ru ve kesin teşhis koymalarına ve bu tür kırıkların tedavilerinde daha başarılı olma*larına olanak sağlamaktadır.

Sonrasında : Günümüzde röntgen filmi doktorların daha doğru ve kesin teşhis koymalarına ve bu tür kırıkların tedavilerinde daha başarılı olmalarına olanak sağlamaktadır.

Röntgenin İcadı
Alman asıllı fizikçi olan Wilhelm Conrad Röntgen 1845 yılında Rheinland’da doğdu ve 1923 yılında Münih’de öldü. Çocukluğu ve ilköğretim yılları Hollanda’da ve İsviçre’de geçti. Zürih’te üniversite eğitimi gördü. 1876′da Strassburg’da 1879′da Giessen ve 1888′de Würzburg Üniversitelerinde fizik profesörü olarak öğretim görevi yaptı. 1900′de Münih Üniversitesi Fizik Kürsüsü’ne ve Yeni Fizik Enstitüsü’nün yöneticiliğine getirildi.

1885 yılında kutuplanmış bir yalıtkan hareketinin bir akımla aynı manyetik etkileri gösterdiğini açıkladı. Fakat asıl ününü 1895 yılında X ışınlarını keşfetmesiyle kazandı. Bu ışınları inceleyen Röntgen X ışınlarının bir doğru boyunca yatıldığını yansıma ve kırılmaya uğramadığını elektrik veya manyetik alanların etkisiyle yön değiştirmediğini ispatladı. X ışınlarının cisimlerin içinden geçme kabiliyetlerini inceledi ve bu ışınların havayı iyonlaştırdığını ortaya çıkardı.

1901 yılında tamamladığı bu araştırmaları sonucu aynı yılın fizik dalında Nobel Bilim Ödülü’ne layık görüldü. X veya g ışımalarının miktar ölçümü birimine kendi ismini vermiştir. Günümüzde röntgen ışınları tıp alanında kullanılmaktadır.

Röntgenin tıpta kullanımı X ışınlarının organik dokular tarafından eşit olmayan derecelerde emilmesine dayanır. Eşit olmayan bu geçiş radyolojik gölgeler meydana getirir. Bunlar ya flüoresan bir ekranda (radyoskopi) ya da gümüş tuzlarının fotoğraf filmi üzerine indirgenmesiyle (radyografi) değerlendirilir. İncelenecek doku ile çevresindeki doku arasında X ışınlarını geçirme miktarında bir fark yoksa saydam olmayan kontrast maddeler kullanılır.

X ışınları ışık ışınlarıyla aynı özelliktedir. Fakat frekansları daha büyüktür. X ışını içinden geçtiği gazı iyonlaştırma özelliği taşır. X ışınlarının tespiti ve şiddetinin ölçülebilmesi için bu ışınlar iyonlaşma odasından yani altın yapraklı elektroskopa bağlı iki tablası bulunan gaz dolu bir kaptan geçirilir. Elektroskop yapraklarının düşüş hızı iyonlaşma derecesini ve dolayısıyla bununla orantılı olan ışıma şiddetini ölçer. Şiddet röntgen cinsinden değerlendirilir.

Bir X ışını demeti saydam olmayan bir cisimden geçerken yavaş yavaş enerjisini bırakır. Kaybedilen enerji kalınlığa göre artar veya azalır. Ayrıca dalga boyu kısa ışınlar maddeye daha fazla etki eder ve ağır elementler daha fazla enerji yutar. Bu özelliklerden dolayı bir maddeye X ışını verilerek maddenin atom yapısı kesinlikle tespit edilebilir.