Marmara Bölgesinin Dogal Güzellikleri - Tarihi ve Turistik Yerleri

67.000 km2'lik yüzölçümü ile ülke topraklarının %8.5'ini oluşturan Marmara Bölgesi, adını boğazlar aracılıyla Karadeniz ve Ege Denizi'ne açılan aynı adlı iç denizden almaktadır. Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan, Balkan Yarımadası ile Anadolu arasında bir geçiş alanı oluşturan bölge, doğuda İç Anadolu ve Karadeniz; güneyde Ege Bölgesi; kuzeybatıda ise Yunanistan ve Bulgaristan ile çevrilidir. Ege kıyıları açığında bulunan Bozcaada ve Gökçeada (İmroz) da Marmara bölgesi alanındadır. Bölgenin nüfusu 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre 17.365.027'ye yükselmiştir. Bu nüfusun 13.730.962'si şehirlerde, 3.634.065'i köylerde yaşamaktadır. ‰26.69 ile en yüksek nüfus artışının yaşandığı bölgedir. Bu da bölgenin sürekli göç almasından kaynaklanmaktadır.


Türkiye'nin sanayi merkezi olan Marmara Bölgesi'nde halk geçimini sanayi, ticaret ve turizmden sağlar. İstanbul-Bursa-İzmit ekseni, bölgedeki en gelişmiş sanayi alanıdır.







Kapalıçarşı – İSTANBUL




Bölgede üretilen sanayi malları arasında işlenmiş gıda, dokuma, hazır giyim, çimento, kâğıt, petrokimya ürünleri, otomobil ve yedek parça, metal ve elektrikli eşya ile vagon ve gemi başta gelir.


Ulaşım yolları üzerindeki elverişli konumu Marmara Bölgesi'ne diğer bölgelerden farklı bir özellik kazandırır. Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlayan en kısa karayolları buradan geçer. Bu yollar Karadeniz ülkelerini Akdeniz'e bağlayan denizyolu ile burada kesişir. Bu konumu, bölgenin her alanda gelişmesine, kalabalıklaşmasına ve zenginleşmesine yol açmıştır. Birçok büyük uygarlığın doğduğu ve gelişip kök saldığı bölge, iki kıta arasında geçiş yapan kavimlerin göç yollarını oluşturmuştur. Çeşitli eğitim kurumları, basın ve yayın kuruluşları, sinema sanayii ve tiyatroları, yoğun kültür etkinlikleri ile dünyanın en önemli kültür merkezlerinden biridir. Dünyanın en güzel manzaralarına, önemli mimarlık ve sanat eserlerine sahip olan bölgede turizm de çok gelişmiştir.



Dünya Kenti: İstanbul;




Camiler, kiliseler, sinagoglar, saraylar, surlar, müzeler, parklar, yalılar... Hayranlık uyandıran güzelliğiyle Boğaz... Bir eşi olmayan, şekli boynuzu andıran dünyanın en güzel doğal limanlarından Haliç (Altın Boynuz)... Koylar, korular, yemyeşil yamaçlar ve dünyanın binbir güzelliği... Birer gerdanlığı andıran Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet kö
prüleri...

İki ayrı kıtanın sınırında, doğu ve batının kültür, sanat ve din konularındaki birleşimini tolerans ortamında gerçekleştiren sentez bir kent... Asya ve Avrupa'nın buluşma noktası...


Ünlü Fransız yazar Lamartine, bu eşsiz kent için "Orada Tanrı ve insan, doğa ve sanat hep birlikte, yeryüzünde öylesine mükemmel bir yer yarattılar ki, görülmeye değer" demiştir.


İstanbul, nüfus ve kapladığı alan, ekonomi, ticaret, sermaye ve kültür bakımlarından da Türkiye'nin en büyük ve en etkili kentidir. Ülke imalat sanayisinin değer bakımından üçte bir kadarını, devlete ödenen gelir vergisinin yarıya yakınını bu kent ve çevresi sağlar. En büyük ithalat limanı, ülke denizyollarının başlangıcı, dünyanın öteki ülkeleriyle havayolu bağlantısını sağlayan en büyük merkezdir. Sermayenin, bankaların, güçlü holdinglerin, şirketlerin, eğitim ve sağlık tesislerinin çoğu bu kentte toplanmıştır.









Topkapı Sarayı – İSTANBUL




Roma, Bizans ve Osmanlı imparatorluklarının başkenti olan ve "İmparatorluklar Başkenti" olarak bilinen İstanbul, M.Ö. 658 yıllarında Megaralılar tarafından kurulmuş ve kumandanları Byzas'ın adı nedeniyle "Byzantium" adını almıştır.


Marmara Denizi ile Haliç arasında uzanan kara sularının iç kesimindeki tarihi yarımada, Roma, Bizans ve Osmanlı imparatorluklarının izlerini taşıyan sanat eserleri ile dolu açık hava müzesi gibidir. Sayıları 500'ün üzerinde olan camiler kentin tepelerini süsler. Sultan I. Ahmet tarafından 17. yüzyılda yaptırılan Sultanahmet Camii, altı minaresiyle İstanbul'un görkemli bir simgesidir. İstanbul'un diğer en güzel ve en görkemli eserlerinden olan Süleymaniye Camii ise 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. Mimari güzelliğin doruk noktasına ulaştığı bu görkemli cami bir taç gibi Haliç tepelerine oturtulmuştur. 16. yüzyıldan kalma Mihrimah Sultan Camii, 161 vitraylı penceresiyle İstanbul'un en aydınlık camisidir.


Osmanlı sultanlarının 400 yıl süresince siyasi merkezi olan Topkapı Sarayı; İstanbul Boğazı, Marmara ve Haliç'e hakim bir tepe üzerinde bulunur. Bugün müze olarak ziyaret edilebilen sarayda dünyaca ünlü Çin porselenleri, altın işlemeli ve değerli taşlarla süslü tahtlar, sultan kostümleri, mücevherler, el yazması kitaplar ve kutsal emanetler farklı dinlere ve kültürlere mensup dünyadaki tüm insanların ilgisini çekmektedir.


İstanbul'un bir diğer görkemli sarayı ise Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan, 56 sütunla çevrili ve 4.5 ton ağırlığındaki avize ile aydınlatılan Dolmabahçe Sarayı'dır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Atatürk, 10 Kasım 1938'de bu sarayda vefat etmiştir.


İmparator Konstantin tarafından 4. yüzyılda bazilika olarak inşa ettirilen Ayasofya Müzesi, Bizans devrinin kentteki en görkemli eseridir. Daha sonra bir yangınla tahrip olmuşsa da 6. yüzyılda İmparator Jüstinyen tarafından yeniden yaptırılmıştır. Yüksekliği 55, genişliği 31 m. olan kubbesi ile Roma - St. Peter, Londra - St. Paul ve Milano - Duomo katedrallerinin kubbelerinden sonra dördüncü sırada yer alır ve bunların en eski olanıdır. Kariye Müzesi ise özellikle mozaik ve freskleri ile Bizans sanatının güzelliklerini gözler önüne serer. 14. yüzyılda yapılan bu freskler Avrupa Rönesansı'nı etkileyerek ona yön vermiştir. 6. yüzyılda Bizanslılar tarafından kentin su ihtiyacını karşılamak amacıyla yaptırılan ve içinde 336 sütun bulunan Yerebatan Sarayı da görülmeye değerdir. İstanbul'da bunların dışında daha çok sayıda müze ve anıt bulunmaktadır. Bunlar arasında İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Atatürk Müzesi, Sadberk Hanım Müzesi, Mozaik Müzesi, Sanayi Müzesi, Deniz Müzesi ve Yahudi Müzesi; Kız Kulesi, Galata Kulesi; Rumeli ve Anadolu Hisarları ve İstanbul Surları sayılabilir.


Yerebatan Sarayı

(Medusa) İSTANBUL



15. yüzyılda yapılmış olan Kapalıçarşı, turistlerin İstanbul'daki başlıca uğrak yerlerinden biridir ve burada her türlü hediyelik eşyanın yanı sıra geleneksel Türk el sanatlarının değişik örneklerinin de satışa sunulduğu 4.000'e yakın dükkân yer almaktadır. Çarşıda mücevherler, antikalar, halılar, gümüş ve bakır hatıra eşyalar, deri ve süet giysiler, tahta ve sedef oymalar satılmaktadır.


Ayrıca 17. yüzyılda Hatice Sultan tarafından yaptırılan Mısır Çarşısı'nda her türlü baharat çeşidini bulmak mümkündür.




Fatih Sultan Mehmet Kö
prüsü – İSTANBUL




İstanbul aynı zamanda modern bir alışveriş merkezidir. Carousel, Ataköy Galleria, Akmerkez, Capitol, CarrefourSA, Profilo, Kule ve Kule Çarşı gibi kapalı alışveriş merkezlerinin yanı sıra İstiklal, Rumeli ve Bağdat caddeleri kentin en seçkin alışveriş yerleridir.


Çeşitli sinema ve müzik festivalleri; tiyatro, opera, bale ve konser etkinlikleri; uluslararası sempozyum, konferans ve yarışmalar ile İstanbul dünyanın sayılı kültür merkezlerinden biridir. Her yıl Haziran-Temmuz aylarında düzenlenen "Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali" dünyanın dört bir yanından gelen ünlü sanatçıları ağırlamaktadır.


İstanbul, önemli uluslararası spor etkinliklerine de sık sık ev sahipliği yapmaktadır. Boğaz ve Adalar, yelken sporları için ideal yerlerdendir. Yat turizminin de geliştiği kent, uluslararası bir yatçılık merkezidir. Ataköy, Kalamış ve Fenerbahçe marinaları yatçılara geceleme dahil daha birçok olanak sunmaktadır.