+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 ve 1

Bu Konudaki Etiketler

aşırı sıkıntı, psikolojik iç sıkıntısı, tedirginlik ic sikintisi

  1. #1
    yalın isimli Üye şimdilik offline konumundadır Administrator
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesajlar
    39.889
    Standart
    SPONSORLU BAĞLANTILAR
    [Bölüm korkusu ve iç sıkıntısı

    İÇ SIKINTISI
    İç sıkıntısı tam olarak tanımlanamayan ve dış dünyadaki gerçek koşullardan bağımsız bir tehlike, belirsizlik, endişe duyumudur. Terimin Batı dillerindeki karşılıkları Latince’de “daralma” anlamına gelen angustias sözcüğünden türemiştir. Ruhsal kökenli iç sıkıntıları “boğulma”, “baskı”, “hava açlığı”, “kalbin buz kesmesi”, “çarpıntı”, “kalp ağrısı”, “sıkışma” gibi fiziksel belirtilerle ortaya çıkar. Bu belirtiler solunum, sindirim, hareket ya da kalp-damar sistemleriyle ilgili olabilir; örneğin, solunumun hızlanması ya da yavaşlaması, astım benzeri nöbetler, sindirim güçlüğü, kas krampları, deri duyarlılığının değişmesi, çarpıntı, kalp atışlarının hızlanması ya da yavaşlaması biçimini alabilir. Herhangi bir organik rahatsızlığı olmayan sağlıklı kişiler de ruhsal gerginlik ve heyecanlardan sonra iç sıkıntısı duyabilir. Bu olgularda bazen iç sıkıntısının yanı sıra kalp ve akciğer gibi çeşitli organlarda organik bir hastalık sanısı uyandıran bozukluklar da görülür. Kesin tanı konmadan önce elektrokardiyografi ve radyografi gibi bütün gerekli incelemeler yapılarak organik bir hastalık bulunup bulunmadığı saptanmalıdır.

    İç Sıkıntısı ve Korku
    İç sıkıntısı korkudan farklı olarak belirsiz bir “şey” karşısında duyulur; böyle bir tepkiyi gerektirmeyecek bir “şeye” karşı ortaya çıkar ve gerçek etkenlerden tümüyle bağımsız olabilir. Temel Özelliği, bu duyusal yanıt ve ona eşlik eden çarpıntı, göğüs ve karm ağnlan, kas kramplan gibi ruhsal kökenli bedensel yalanmalarla nesnel dış koşullar arasındaki tutarsızlıktır.Korku ise her zaman tehlikeli ve olumsuz Özellikler taşıdığı bilinen, belirli bir “şeye” yanıt olarak gelişir. Bazı psikologlara göre iç sıkıntısı ile korku gizli ve bastınlmış saldırganlığın iki değişik görünümüdür. Tepkisini dışa yönelteme-yen kişi kendisini hedef alır ve iç sıkıntısı duyarken bu tepkiyi belirli bir olaya, duruma ya da kişiye yönelten kişi korku duyar.

    .
    Panik atak, ölüm korkusu ve iç sıkıntısıyla ortaya çıkıyor. Stresle başa çıkma becerisi ve düzenli hayat, tedavide önemli rol oynuyor. Sağlıklı, neşeli bir kişiyken hatta sevdikleri ile neşeli bir şekilde konuşup sohbet ederken birden boğazına bir şey takılmış gibi hisseden, başı dönüp eli ayağı titreyen, sıcak ve soğuk basmaları ile ölümle burun buruna geldiğini zannedip acil servislere başvuran, hiçbir sağlık sorunu bulunamayıp panikatak teşhisi ile hayatında yeni bir dönem başlayan pek çok kişi vardır.

    Birçok organik hastalık panik bozukluğa benzer belirtiler gösterir. Bu sebeple teşhisin doğru olduğundan emin olmak gerekir. Panikatak teşhisini sadece psikiyatristler koyabilir. Kişinin kendisi bu teşhisi koymamalıdır. Yine şeker hastalığı, kalp-damar hastalıkları, tiroit bozuklukları, enfeksiyon hastalıkları gibi bazı organik hastalıklar panikatakları dolaylı olarak tetikler. Fakat panikataklarla kendisini gösteren panik bozukluk, müstalik bir hastalıktır ve ayrıca tedavi edilmesi gerekir.

    Hastalığın birçok fizyolojik belirtisi varken herhangi bir organik hastalık bulunamaması ve atakların ne zaman geleceğini bilememek panikatak hastalarını daha da tedirgin etmektedir. Hatta bir kısmı inanmakta zorluk çekerek defalarca psikiyatristlerden başka çeşitli uzmanlara, doktorlara muayene olmakta ve her defasında psikolojik olduğunun söylenmesi ile hayal kırıklığına uğramaktadır. Bunda psikiyatrik hastalıklar hakkında yeterli bilince ulaşmamış olmak da etkilidir.

    Bütün kaygı bozukluğuna bağlı problemler gibi panikatak da tedavi edilebilen bir hastalıktır. İlaç tedavisi etkili olmakla birlikte kişinin streslerle başa çıkma becerileri önemlidir. Psikolojik danışmanlık ve psikoterapiler de etkilidir. Kişinin uyku, sağlığına dikkat etmesi, doğru beslenme ve spor, doğru nefes alma, gevşemeyi bilmek, sosyal aktivitelerinin yeterli düzeyde olması gerekir.



    Panik atağın belirtileri
    Kalp çarpıntısı, nefes alamayacak kadar solunum sıkıntısı, insanı felç edecek kadar şiddetli korku ve endişe, baş dönmesi, sersemlik hissi, mide bulantısı, titreme ve terleme, boğazına bir şey tıkanmış gibi hissetme, göğüs ağrısı, sıcak basması, el ve ayak parmaklarında uyuşma ve karıncalanma, delirme veya ölüm korkusu, çevreye karşı yabancılaşma hissi.

    Konu ftm tarafından (07-09-2009 Saat 23:21 ) değiştirilmiştir.

    SPONSORLU BAĞLANTILAR