+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2


  1. #1
    cehennem Guest
    Thumbs up
    SPONSORLU BAĞLANTILAR
    ArkadaŞlik İle İlgİlİ fabl


    SPONSORLU BAĞLANTILAR

  2. #2
    e&e
    e&e isimli Üye şimdilik offline konumundadır Administrator
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesajlar
    8.163
    Standart
    Fabl Hikayeleri - 3 Kisilik Fabl Örnekleri - 5 Kisilik Fabl Örnekleri



    ŞEYTAN ve HANCI
    Bir zamanlar şeytan bir handa konaklamaya başladı. Eğitimleri epeyce ihmal edilmiş insanlarla doluydu han, kimse onu tanımadı. Haşarılığı aklına koymuştu bir kere, bir süre herkesi yıldırdı. Ama sonunda hancı resti çekip, şeytanı karşısına aldı.
    Elinde uzunca bir halat vardı.
    "Şimdi dayağı hak ettin," dedi hancı.
    "Bana sinirlenmeye hiç hakkınız yok ," dedi şeytan. "Ben buyum ve yanlış davranmak benim tabiatım”
    "Gerçekten mi?" diye sordu hancı.
    "Sizi temin ederim, gerçek bu," dedi şeytan.
    "Gerçekten kendini alıkoyamıyor musun kötülükten?" diye sordu hancı.
    "Bir an bile," dedi şeytan; "benim gibi birini dövmek yararsız bir zalimlikten öteye gitmez inanın."
    "Hakikaten öyle galiba," dedi hancı.
    Bir ilmek attı elindeki halata, boynundan geçirip şeytanı astı.
    Ve geriye çekilip mırıldandı, "Böylesi daha iyi!"




    Aslan ile Fare
    Herkes herkese yardım etmeli,
    Ben büyük, o küçük dememeli
    İki masalım var bunun üstüne,
    Başka da bulurum isteyene.


    Aslan toprakla oynuyormuş bir gün;
    Birde bakmış pençesinde fare,
    Aslan, aslan yürekliymiş o gün,
    Kıymamış canına, bırakmış yere.
    Boşuna gitmemiş bu iyiliği.
    Kimin aklına gelir,
    Farenin aslana iyilik edeceği?


    Etmiş işte, hem de canını kurtarmış.
    Günün birinde aslan
    Biraz çıkayım derken ormandan,
    Düşmüş bir tuzağa,
    Ağla içinde kalmış;
    Kükremiş durmuş boşuna;
    Bereket fare usta yetişmiş imdada;
    Bu iş kükremekle değil,
    Kemirmekle olur demiş.


    Başlamış incecik dişlerini işletmeye
    Gelmiş ipin hakkından kıtır kıtır.
    Bir ilmik kopunca ağdan hayır mı kalır?
    Sabır, biraz da zaman
    Güçten, öfkeden daha yaman.


    Horoz ile Tilki
    Görmüş geçirmiş, anasının gözü bir horoz
    Tünemiş bir ağacın dalına.
    Kurnaz tilki, sesini yumuşatarak, ona
    Dedi ki: "Kardeşçiğim, artık dostuz;
    Barış oldu hayvanlar arasında.
    Müjde getirdim sana, in de bir öpüşelim;
    Ama Allah aşkına oyalanma;
    Çünkü bilirisin ya, başımdan aşkım işlerim.
    Oysaki siz serbestsiniz daima,
    İşleri düşünemeye bilirsiniz;
    Hem artık siz yardım da ederiz.
    Ama, kuzum, in de aşağıya bir
    Doya doya öpeyim gözlerinden"


    "Kardeşim" dedi horoz, "Bu mutlu haberinden
    Daha güzel bir haber almazdım şüphesiz.
    Bu nefis
    Bu mutlu haberinden.
    Üstelik bunu senden öğrenmekle
    Sevincim iki kat oldu. Ama, dur hele.
    Bunu müjdelemek için olacak,
    Bak iki tazı geliyor koşarak"
    Hızlı da koşuyorlar; haydi ben ineyim de
    Hep birden öpüşelim tazılar geldiğinde.
    "Hoşça kal " dedi tilki, "Yolum biraz uzunca,
    Kutlarız bu barışı yeniden buluşunca."
    Çabuk toplayıp tası tarağı,
    Külhani bir anda tırmandı dağı.
    Bir iş çıkmamıştı numarasından.
    O sırada çalının arkasından,
    İhtiyar horoz kıs kıs gülüyordu.
    Oyunbazı oynatmak pek tatlı oluyordu.




    ODYSSEUS'UN YOLDAŞLARI




    Odysseus'la yoldaşları,


    Uyup rüzgârların keyfine,


    Her gün ölümle burun buruna,


    On yıl dolaşmışlar en uzak denizleri.


    Bir kıyıya varmışlar günün birinde.


    Gün Tanrı'nın kızı Kirke


    Kraliçeymiş orada.


    Gemiden çıkan yiğitleri


    Sarayına buyur etmiş;


    Bir içki vermiş hepsine, yaman bir içki:


    İçenin aklı başından gitmiş.


    Sonra başlamış her biri


    Yüz ve beden değiştirmeye:


    Türlü hayvanlara benzemeye.


    Kimi ayı olmuş, kimi aslan,


    Kimi fil, kimi ceylan


    Kimi büyüdükçe büyümüş,


    Kimi ufaldıkça ufalmış.


    Kiminin boynuz gelmiş başına;


    Kiminin hörgüç sırtına;


    Ne çıkarsa bahtına...


    Yalnız Odysseus kurtarmış paçayı,


    İçmeyip tatlı zehiri.


    Cin fikirli kahraman


    Güler yüz tatlı sözle Kraliçeyi çıkarmış baştan:


    Büyücüyü büyülemiş göz göre göre.


    Tanrı kızı bu, içini gizler mi?


    Hemen belli etmiş tutulduğunu.


    Odysseus fırsatı kaçırmamış,


    Kraliçeyi razı edivermiş


    Adamlarını yeniden adam etmeye.


    - Ama git sor bakalım, demiş kraliçe;


    Kendileri değişmek isterse, peki


    Odysseus hemen koşmuş:


    - Dostlar, demiş; gözünüz aydın!


    İçtiğiniz zehirin panzehiri varmış,


    İnsan olmak istiyoruz deyin,


    Hemen getireceklermiş.


    - İstemem, diye kükremiş aslan;


    Deli miyim? Vazgeçer miyim artık.


    Bu pençeler, bu dişlerden?


    Astığım astık, kestiğim kestik.


    Bir kralım bugüne bugün,


    İnsanken köylünün biriydim,


    Dönüp asker mi olayım yeniden?


    Odysseus aslanı bırakmış,


    Ayıya koşmuş:


    - Aman kardeş, demiş; şu haline bak.


    - Ha? demiş ayı homurdanarak;


    Ne var halimde?


    Ne kusur gördün?


    Ayı dediğin böyle olur işte,


    Her varlığın güzelliği kendine göre.


    Neden kendinle ölçüyorsun beni?


    Ayı çirkin olur sana benzedi mi:


    Beni dişi ayı beğensin yeter.


    Sen beğenmiyorsan çek git yoluna.


    Hür ve mutlu yaşarken, hangi ayı döner


    İnsanların kulluğuna?


    Ne varsa ayılıkta var;


    İşte benden bu kadar.


    Odysseus, şaşkın, kurda gitmiş:


    - Ahbap, demiş; bu nasıl iş?


    Sen nasıl koyunlarını yersin


    O fidan boylu çoban kızının?


    Ağlayıp dert yanıyor zavallı;


    Kana boyamışsın ortalığı.


    Sen ki eskiden bir kahramandın


    Böyle mi olacaktın?


    Bırak ormanları, kan dökmeyi de


    İnsan ol yine,


    Namuslu, iyi yürekli bir insan


    - Var mı öyle şey, demiş kurt;


    Ben görmedim doğrusu, bunca zaman.


    Gelmiş canavar diyorsun bana.


    Peki, ya sen? Sen nesin? Kuzu mu?


    Hiç koyun yediğin olmuyor mu?


    Bütün köy yas içindeymiş


    Birkaç koyun yedim diye.


    Ya kendi boğazladıkları?


    Allah için söyle, insan olsaydım


    Daha az mı kan dökerdim?


    Siz değil misiniz, zaman zaman,


    Bir söz için ortalığı kana boğan?


    İnsan insanın kurdudur, diyen sizsiniz.


    Doğrusunu isterseniz:


    İnsan olup kurtluk etmektense,


    Kurt olup kurtluk etmek daha temiz:


    Utanmam hiç değilse.


    Odysseus kime ne söylese boşuna,


    Büyük küçük seviniyormuş her biri


    Hayvan oluşuna.


    Özgürlük varmış, ormanlar cennet gibiymiş;


    Canın ne isterse yapmak ne güzel şeymiş...


    Ne diye sıkıntıya girsinlermiş


    İyi adam, büyük adam olacağız diye?


    Keyifleri ardından gitmekle


    Kölelikten kurtulduk sanıyorlarmış.


    Oysa köleliğin beteri Kendinin kölesi olmak değil mi?






    BİR KEDİ İKİ SERÇE




    Bir kediyle bir serçe


    Bir arada büyümüşler kardeşçe.


    Sepet, kafes bir arada,


    İçtikleri su ayrı gitmezmiş.


    Gerçi kedi ara sıra,


    Serçeye sinirlenirmiş,


    Suratında gagasıyla süngü talimi yapıyor diye,


    Ama o da zaman zaman


    Bir pençecik atarmış serçeye,


    Fazla canını yakmadan,


    Tırnaklarını tutarak


    Yumuşak yumuşak.


    Serçeyse boyuna bakmaz


    Gagalarmış kediyi düpedüz.


    Kedi ne de olsa daha akıllı,


    Hoş görürmüş bu oyunları.


    - Böyle şeyler olur, dermiş,


    Dostlar arasında;


    Dostun dosta kızması saçma.


    Uzatmayalım, kediyle serçe


    Şakayı kaka etmiyorlarmış,


    Barış içinde yaşayıp gidiyorlarmış.


    Derken bir başka serçe


    Görmeye gelmiş bizimkileri.


    Bakmış filozof bir kedi,


    Cıvıl cıvıl da bir serçe


    Dost oluvermiş ikisiyle.


    Ama bir gün barış bozulmuş,


    İki kuş arasında kavga çıkmış.


    Kedi ne yapsın bu durumda?


    Taraf tutmak zorunda kalmış:


    - Bu serseri kim oluyor da, demiş:


    Kafa tutuyor benim dostuma?


    Dağdan gelip bağdakini kovacak ha?


    Yoo, demiş kedi, öyle yağma yok.


    Kedilik adına çıkıp ortaya,


    Girmiş iki kuş arasındaki kavgaya.


    Bir pençede yakalayıp yemiş


    Yabancı serçeyi.


    Bir de ne baksın kedi,


    Serçe eti tatlı mı tatlı,


    - Dayanamam doğrusu, demiş;


    Ötekini de yemiş.


    SPONSORLU BAĞLANTILAR

Benzer Konular

  1. Kısa Fabl Örnekleri - Ezop'tan Kısa Fabl Örneği
    By e&e in forum Turk Dili ve Edebiyatı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05-21-2012, 11:47
  2. temızlıkle ılgılı sıır
    By JokeR in forum Soru-Cevap
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 12-28-2011, 20:19
  3. DÜnya İle İlgİlİ gÖrÜŞlerİ
    By Kayıtsız Üye in forum Soru-Cevap
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-22-2011, 16:50
  4. Astsubaylik İle İlgİlİ bazi sorular
    By saffet topal in forum Soru-Cevap
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08-21-2011, 16:27
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06-03-2009, 09:41