+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2


  1. #1
    e&e
    e&e isimli Üye şimdilik offline konumundadır Administrator
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesajlar
    8.163
    Standart
    SPONSORLU BAĞLANTILAR
    Komsuluk ve Arkadaslık İlişkileri Hakkında Kompozisyon - Arkadaslık İlişkileri - Komsuluk İlişkileri
    Arkadaşlık, erken çocuklukta başlayıp gelişen bir ilişkidir.ilkokul yıllarında arkadaş edinemeyen bir gencin, birden arkadaş topluluğuna karışması zordur.
    Arkadaşlık kurma becerisi yüzme gibi ne kadar erken başlarsa o denli kolay gelişen bir beceridir. Sağlıklı bir ailenin bile çocuğuna arkadaş grubunun vereceği doyumu vermesi mümkün değildir. Aile ancak çocuğa uygun arkadaş ortamı hazırlayarak yardımcı olabilir.
    Gencin olumlu arkadaş ilişkisi kurmadan topluma açılması beklenemez.bu bakımdan arkadaşlık ilişkileri toplumsal ilişkilere öncülük eder. Arkadaşlarca aranmak, beğenilmek ve benimsenmek benlik saygısının önemli bir koşuludur. Genç bu ilişkilerde, giderek zekasıyla, spor ve sanat yetenekleriyle kendisini kanıtlar.yardımlaşarak, paylaşarak, duygusal alışverişe girerek dostluk bağları kurar. Kendi kişiliğini sınar ve geliştirir. Çünkü arkadaş grubu, gence kendi kişiliğini yansıtan bir ayna olur.kendisini tanır ve tanıtır.insanlarla iletişim kurma ve işbirliğine girme yolu ile toplumsal becerilerini geliştirir. Arkadaş grubuna giren genç, artık hem birey, hem de topluluğun eşit bir üyesidir. Kısaca genç, erişkin dünyasına adım atmaktadır. Arkadaşlık kurmak ve sürdürebilmek başlı başına bir başarı, ruh sağlığının bir ölçüsüdür.ailesine aşırı bağımlı, güvensiz bir çocuk okulda başarılı olabilir ama arkadaşlık kurmada yetersiz kalabilir. Çocuğun karşı cinsle arkadaşlık kurabilmesi için önce kendi cinsinden yaşıtlarıyla arkadaşlık kurabilmesi gerekir.bu bakımdan arkadaşsızlıktan yakınan ya da hiç arkadaş aramayan bir gencin önemli sorunları olduğu hiç duraksamadan söylenebilir.Çünkü toplumsal yaşamda kendi kendine yetebilmek olanaklı değildir. Bu nedenle evinden çıkmayan, uğraşlarıyla zaman harcayan bir genç, evinden çıkmak zorunda kaldığında bocalar, uyumsuzluk belirtisi gösterir.kendilerine göre kötü arkadaşları olmadığı ve dersinden başka bir şey düşünmediği için çocuğundan memnun aileler vardır. Bu hiçte sevinilecek bir durum değildir.

    Bu çağda gencin derslerini azaltmak pahasına da olsa spora ve arkadaşlığa yönelmesi olumludur.oğluna ya da kızına arkadaşça davrandığını, arkadaş eksikliğini duyurmadığını söyleyen ana babalar da vardır. Böyle bir ilişki aslında bağımlı bir ilişkidir, gerçek arkadaşlık ilişkisi değildir.
    Arkadaşlıklar çeşit çeşittir.sıra, sınıf, komşuluk mahalle arkadaşlıkları; takım, grup ve bireysel arkadaşlıklar vardır.kimi genç herkesle barışıktır, herkesle arkadaşlık edebilir. Kimi genç de tek bir arkadaşa bağlanır onunla yetinir.arkadaşlığın sevgi ilişkisinden ayırımı buradadır.
    Arkadaş grupları çocuklukta da vardır.ancak ilkokul yıllarında görülen gruplar daha çok yüzeysel ve oyun arkadaşlıklarıyla sınırlıdır. Bu grupların bir özelliği de sadece kızlardan ve ya sadece erkeklerden oluşmasıdır.oysa ergen grubunun özelliği karşı cinsle ortak ilgi ve yaklaşma eğilimi olmasıdır.büyük şehirlerde kız erkek karışık gruplaşmalar görülür. Ancak yaygın olarak genç erkeklerin kendi aralarında kurdukları gruplardır. Gruplar gençlerin rast gele bir araya geldikleri topluluklar değildirler, onları bir arada tutan ortak özellikler vardır.her genç istediği gruba kolayca giremez, çünkü grubun yazılı olmayan kuralları vardır. Bir grup; lideri ve üyeleri olan bir birliktir. Küme içinde bir dayanışma, birlik, işbölümü ve üyelerden ayrı beklentiler vardır.kümeden çıkmak kolay kümeye girmek zordur.ancak hiçbir genç çok önemli bir neden olmadan kümenin dışında kalmak ya da kümeden atılmak istemez çünkü bir gruba dahil olmak bir saygınlık göstergesidir.grup aynı zamanda gencin geldiği toplumsal sınıfın bir uzantısıdır.ortak yönleri olanlar kümeleşirler.
    Arkadaş kümeleri, gençler için bir danışma ortamı ve davranışlar için yol gösterici bir kaynak görevi sağlar. Genç kendini ve başkalarını bu toplumsal örgüt içinde değerlendirir.küme üyeleriyle özdeşim yapar.onları tutum ve davranışlarını benimser.kümeden edindiği görüşleri kendi görüşüymüş gibi savunur.argoları, giyim kuşamı, olduğu gibi benimser.
    Arkadaş grubunun genç üzerindeki etkileri daha da güçlü olabilir. Örneğin, kopya çekmeyi yanlış bulan bir öğrenci arkadaş hatırına kopya verebilir.grubun çoğunluğu ‘’hadi şu bahçeye girip meyve yiyelim’’ dese genci gruba karşı çıkması zordur. Mızıkçılık grup içinde önemli bir suçtur.grubu onuru söz konusu olduğu zaman gençler kavgalara bile girişirler.
    Grup içinde kalabilmek için gencin şaka kaldırabilmesi, el şakalarına katlanması gerekir. Kimi gençler grup içinde edilgindirler hatta grubun şamar oğlanı durumundadırlar. Ama yinede genç arkadaşsız kalmamak için bu durumu kabullenir.
    Gençleri arkadaş gruplarından ayırmak yerine gruplar desteklenmelidir.gençler takım sporlarına, genlik merkezleri kurularak çeşitli uğraşlara yönlendirilebilir.

    KOMŞULUK İLİŞKİLERİ


    Komşu tabiri, birbirine bitişik veya yakın yerlerde yaşayanlar için kullanılır. Komşu olmanın doğurduğu birtakım hak ve görevlerin yanı sıra bunların sağlandığı bir ilişkiler düzeni bulunmaktadır. Bunlara genel olarak komşuluk veya komşuluk ilişkileri denilir.
    Komşuluk ilişkileri özellikle köy ve kasaba gibi küçük yerleşim bölgelerinde sosyal dayanışma açısından önemli olduğu gibi, ailelerin huzur ve güven içinde yaşamaları açısından da önemlidir. İyi komşuluk ilişkileri mutluluk ve sevincin paylaşılmasında, sıkıntı ve kederin göğüslenmesinde ayrı bir öneme sahip olduğundan fert ve ailelere toplum içinde destek olur. Dolayısıyla sosyal bünyeyi güçlendirir. Kötü komşuluk ilişkileri de sürekli rahatsızlık, güvensizlik ve yalnızlık hissi uyandırır. Kültürümüzdeki süzülmüş bir anlayışın ifadesi olan, “Ev alma, komşu al” özdeyişi, komşuluk ilişkilerinin her iki yönü açısından da son derece isabetli bir tesbiti dile getirmektedir. Yine dilimizdeki “Komşu komşunun külüne muhtaçtır”, “Komşuda pişer, bize de düşer” gibi özdeyişler ve sık gelip gitmeleri anlatmak üzere, “komşu kapısına çevirmek” ve benzeri deyimler, komşuluk ilişkilerinin anlamını ve boyutlarını göstermek bakımından önemlidir.

    Sosyal dayanışma ve yardımlaşma açısından insana aileden sonra en yakın sosyal çevreyi komşular teşkil ettiği içindir ki, gerek Kur’an ve gerekse hadislerde komşuluk ilişkilerine titizlikle değinilmiştir. Bir âyette ana baba ve yakın akrabalardan sonra, yakın ve uzak komşuya iyilik etmek, iyi davranmak tavsiye edilmektedir (en-Nisâ 4/36). Peygamberimiz komşuluk hakları konusunda kendisine yapılan sıkı tavsiyeleri anlatmak ve komşuluk hukukuna dikkat çekmek maksadıyla, “Cebrâil bana komşu hakları konusunda öyle hükümler getirdi ki, bu gidişle her halde komşu komşuya vâris kılınır diye düşündüm” (Buhârî, “Edeb”, 123) demiştir. Peygamberimiz’in, “Komşusu elinden, dilinden emin olmayan kişi mümin sayılmaz” (Buhârî, “Edeb”, 29) sözü, komşuluk ilişkisinin önemini ve ne kadar hassas bir konu olduğunu açık bir şekilde göstermektedir. Yine Resûlullah’ın “Allah’a ve âhiret gününe inanan kimse komşusuna ikramda bulunsun” (Buhârî, “Edeb”, 31) gibi sözleri de bu bağlamda değerlendirilebilir. Resûl-i Ekrem komşuluk ilişkilerinde nasıl davranmak gerektiğine ilişkin olarak şu hususlara dikkat çekmiştir: 1. Hastalandığında geçmiş olsun ziyaretine gitmek. 2. Öldüğünde cenazesinin kaldırılmasında bulunmak. 3. Borç istediğinde vermek. 4. Darda kaldığında yardımına koşmak. 5. Bir nimete kavuştuğunda tebrik etmek. 6. Başına bir musibet geldiğinde teselli etmek. 7. Evi onun rüzgârını (güneşini, manzarasını) engelleyecek şekilde yüksek yapmamak. 8. Ne pişirdiğini ona belli etmemek, belli ederse pişirdiğinden ona da vermek (Mecma‘u’z-zevâ’id, VIII, 168-170). Hz. Peygamber’in bu tavsiyesi komşuluk ilişkilerine oldukça kuşatıcı bir çerçeve çizmekle birlikte, komşunun komşu üzerindeki bütün haklarını saymayı değil belki önemli olanlarına örnek kabilinden işaret etmeyi amaçlar. Bu itibarla bir müslümanın, din ve dindarlık farkı, kültür ve bölge farkı gözetmeksizin bütün komşularıyla iyi ilişki içinde olması, İslâm’ın yardımlaşma, dayanışma, zarar vermeme, küs durmama ilkeleri doğrultusunda hareket etmesi, bu konudaki örf ve âdeti ihmal etmemesi gerekir.

    Günümüzde hızlı şehirleşmenin, şehir yapılaşmasının ve değişen iş hayatının komşuluk ilişkilerini olumsuz yönde etkilediği görülmektedir. Aynı apartmanda yaşadıkları halde yardımlaşma, dayanışma bir tarafa tanışmayan, konuşmayan insanlar bulunmaktadır. Apartman hayatına, değişen iş hayatına uygun ilişki biçimlerinin oluşması, buna fizikî anlamda imkân sağlayacak çözümlerin araştırılması beklenmektedir. Komşuluk ilişkilerinin müsbet yönleri hakkıyla gerçekleştirilemese de, hiç değilse olumsuz yönlerinden kaçınmak mümkündür. Bunun için komşuları rahatsız edecek davranışlardan, evin içinde bile olsa yüksek sesle konuşmaktan, televizyon, teyp gibi cihazların sesini yükseltmekten ve ne türlü olursa olsun gürültü yapmaktan kaçınmak gerekir. Allah katında da kul katında da hakkında komşularının iyi şahitlik yaptığı bir kişi olmaya çalışmak yeterlidir.



    SPONSORLU BAĞLANTILAR

  2. #2
    e&e
    e&e isimli Üye şimdilik offline konumundadır Administrator
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesajlar
    8.163
    Standart
    arkadaslik hakkinda bilgi, arkadaslik hakkinda kompozisyon, arkadaslik iliskileri, eski komsuluk iliskileri, eski komsuluk iliskileri nasildi, eskiden komsuluk iliskileri nasildi, komsu iliskileri, komsuluk iliskileri, komsuluk iliskileri ile ilgili yazi, komsulukla ilgili yazilar


    SPONSORLU BAĞLANTILAR

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 01-26-2011, 21:37
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-06-2011, 14:30
  3. Doğa İle İlgili Kompozisyon - Doğayla İlgili Kompozisyon
    By e&e in forum Turk Dili ve Edebiyatı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-06-2010, 19:10
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11-23-2010, 00:45
  5. Örnek Kompozisyon Soruları - Kompozisyon Örnekleri
    By e&e in forum Turk Dili ve Edebiyatı
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10-30-2010, 01:29