Konu özet: alabas nasil yenir, kara lahana yetistiriciligi, kirmizi lahana yetistiriciligi, lahana ekimi, lahana nasil yetistirilir, lahana nedir, lahana yetistiriciligi, lahana yetistirme.

LAHANA YETİŞTİRİCİLİĞİ

Toprak isteği: Toprak istekleri bakımından seçici değildir. Ancak toprağın su tutma kapasitesi iyi olmalıdır. pH’sı 6-6,5 olan, organik maddece zengin tınlı-killi topraklarda başarılı sonuç alınır. Özellikle asitli topraklarda yetiştiricilik yapmaktan kaçınılmalıdır. Lahana bitkileri üst üste aynı toprakta yetiştirilmemelidir. Mutlaka münavebe yapılmalıdır.

Toprak hazırlığı-gübreleme: Dikimden en az 3 ay önce 2-4 ton/da çiftlik gübresi verildikten sonra sonbaharda derin bir toprak sürümü yapılmalıdır. Başarılı bir yetiştiricilik için dekara 15-16 N, 8-10 kg P ve 12-16 kg K verilmelidir.

Dikim: Fidelikler temiz olmalı, hastalık, zararlı ve yabancı ot tohumları bulunmamalıdır. Fideliklere m²’den 600-700 fide alınacak şekilde 2-3 gr/m² tohum ekilmelidir. Bundan daha sık ekilmesiyle uzun boylu ve cılız fideler, seyrek ekilmesiyle eğri gövdeli ve yana doğru yatmış kalitesiz fideler elde edilir. 1 dekar alan için 8-12 gr arasında lahana tohumu kullanılır. Bunun için 4-5 m² fide yetiştirme alanı yeterlidir.

İlimizde tohum ekim tarihi Temmuz ayı içinde olmakla beraber nispeten yüksek kesimlerde Haziran ayında gerçekleşir. Yetiştirme kaplarına ekilen tohumlar 4-5 hafta sonra 5-6 yaprak oluşturduğunda ya direkt hazırlanan araziye ya da çeşide ve baş bağlamaya göre 70-100 cm sıra arası ve 40-60 cm sıra üzeri mesafelerde, 20-30 cm derinliğinde açılacak masuralara şaşırtılır.

Bakım İşleri: Yapılacak toprak tahliline göre çiftlik gübresinin tamamı, potaslı ve azotlu gübrelerin yarısı son toprak işlemesinde, potaslı gübrenin geri kalanı lahanada baş sarma döneminde, azotun geri kalanı ise son çapada verilir.

Yetiştirilme yerlerine dikilen lahana bitkilerinin gelişme ve büyümesi istenilen düzeyde değil ise bitkiler çapa yapılacak büyüklüğü gelinceye kadar sulama yapılır.

Toprak yapısı ve sulama durumuna göre 1-2 kez ya da her sulamadan sonra kaymak tabakası kırılsın diye çapalama yapılır. İlk çapa bitkiler 10-15 cm boylandığında, ikinci çapa ise yapraklar 30-35 cm lik çap kazanınca yapılır.

Lahana suyu seven bir sebzedir. İlk sulama bitki kökü çevresinde çatlak meydana gelmeye başladığında yapılır. Bu nedenle toprak yapısı, yağış durumu, bitkinin gelişme durumuna göre düzenli sulama yapılır. Yağışsız, çok kurak ve rutubetsiz yörelerde yetiştirilen lahanaların verimi ve kalitesi düşmektedir.

Mücadelesi: Yaprak bitleri ve lahana kelebeğine karşı koruyucu ilaçlama yapılmalıdır. Eğer mücadele yapılmazsa lahana kelebeği yaprakların pazar değerinin düşmesine; yaprak bitleri ise lahanalarda baş oluşumunu engeller.

Hasat: Lahanada hasadı; çeşit iriliği, erkencilik ve pazar şartları etkiler. Dikimden 4-6 ay sonra hasada gelir. Hasat olgunluğuna gelen başlar toprak seviyesinden bir bıçak yardımıyla kesilir, bozuk yapraklar temizlenir ve satışa sunulur. Dekardan 2-8 ton verim alınır.

Lahana
Lahana bugün hem Türkiye'de, hem de dünyanın öbür ülkelerinde en çok yenen sebzelerden biridir. Bu bitki çok eskiçağlarda, Avrupa'nın güneybatı kesimlerinde ken*diliğinden yetişen yabani lahanadan (Brassica oleracea) türetilmiştir. Aslında yabani lahana, yalnızca lahananın değil gene sebze olarak yararlanılan başka pek çok tarım bitkisinin de atasıdır. Bunların başında Brüksel lahanası, kara lahana, alabaş lahana, karnabahar ve brokkoli gelir.Turpgiller (Brassicaceae) familyasında yer alan yabani lahana yaklaşık 60 santimetreye kadar boy atabilen, açık sarı çiçekli, sert saplı ve geniş yapraklı bir bitkidir. Oysa bundan geliştirilen tarım bitkileri birbirinden çok değişik ve farklı özelliklere sahiptir. Nitekim bu farklılık bitkilerin sebze olarak yenen bölümlerinde de ortaya çıkar. Örneğin, laha*nanın ve Brüksel lahanasının üst üste binişe*rek sık bir baş oluşturan, kara lahananın ise baş oluşturmayıp, seyrek demetler halinde bulunan yaprakları yenir. Buna karşılık kar*nabahar, bitkinin etlenerek kalınlaşmış çiçek*leridir. Brokkoli denen sebze ise karnabahar gibi çiçekleri yenen bir çeşittir. Alabaş lahana ise öbürlerinden farklı olarak yaprak ya da çiçekleri için değil gövde*sinin alt bölümüne doğru geliştirdiği, şalgam benzeri yumruları için dikilir.

Lahananın yaprakları yukarı doğru büyüyemeyen bir gövdenin ucundaki sürgün ya da tomurcuğun etrafında üst üste kapanarak gelişir. Yapraklar bir yandan besin depolayıp etlendikleri için lahana genellikle yuvarlak biçimli sıkı bir baş halini alır. İşte bu yüzden lahanaya "baş lahana" da denmektedir. Laha*nanın başlıca kırmızı ve beyaz olmak üzere iki tipi vardır. Damarları oldukça kalın, yaprak katları ise çok sıkışık olan kırmızı lahananın yalnızca salata ve turşu yapılarak değerlen*dirilmesine karşılık, beyaz lahana en çok pişirilerek yenir, ayrıca turşusu da yapılır. Lahananın bileşiminde C vitamini, protein ve karbonhidratların yanı sıra kalsiyum, fos*for ve potasyum gibi bazı mineraller de bulunur.

Bir kış sebzesi olan lahana, serin iklimli ve iyi akaçlanmış verimli topraklarda kolaylıkla yetişir; dona karşı oldukça dayanıklıdır. Tohumdan çoğaltılan bir bitki olduğu için önce özel hazırlanmış fide yataklarında fideler üre*tilir, daha sonra bu fideler asıl yerlerine aktarılır. Ürün gelişimini tamamlayıp, sıkı başlar oluşturduğunda hasat edilir. Lahanalar en çok lahana sineği, lahana böceği ve tırtıl gibi bazı zararlılardan etkilenir. Lahana Türkiye'nin bütün bölgelerinde yetiştirilir. Yıllık üretim ortalama 500 bin ton dolayındadır. Türkiye'de pek az yetiştirilen Brüksel laha*nası öteki çeşitlerden farklı olarak 60-90 cm arasında boylanabilen uzun ve dik gövdeli bir bitkidir. Gövdenin tepesinde toplanan yapraklar aşağıya doğru yerini gövde boyunca dizilmiş iri birer ceviz büyüklüğündeki laha*nacıklara bırakır. Tek bir bitki üzerinde 30-40 başçık bulunabilir.